Sevgili Somalılar her hafta yazılarımızın konusu spor ve Soma spor ağırlıklıydı bundan sonrada böyle olacak ama ben sanırım sesimizi iyi duyuramamanın ezikliği içinde her hafta siz değerli okurlarımızın aynı şeyleri okumaktan bıktığını hisseder gibiyim. Acaba yanılıyor muyum? Yoksa devam sonuna kadar mı dersiniz ya da sen yalnız başına boşuna çırpınıyorsun zaten herkesin dediği gibi bu Soma dan nasılsa hiç bir şey olmaz dediğinizi duyar gibiyim. En çok nefret ettiğim cümle Somadan bir şey olmaz cümlesi herkes bunu ağız birliği etmişçesine koro halinde söylerken kimsede Soma nın makus talihini değiştirmek için kılını bile kıpırdatmıyor. Bende artık zaman zaman sporun dışında ilgilendiğim konularda da görüşlerimi yazmak istiyorum. Çevremizde bencilliğin, kol gezdiği herkesin sadece kendini düşündüğü bir ortamda insanoğlunun yani kendimize karşı olan görevlerimiz olduğunu lütfen unutmayalım. Herkesin aklı fikri kendine kimseye ahkam kesecek halimiz yok. Ama naçizane birkaç tavsiyede bulunmayı yaşımız ve edindiğimiz tecrübeleri aktarmayı görev biliyorum. Özellikle genç kardeşlerimiz aileden aldığı terbiye ile sağlam bir kişiliğe sahip olurlar bizim spor yapın diye bas bas bağırdığımız eksik kalan aile terbiyesini genç kardeşlerimiz spor terbiyesiyle tamamlarlar bu da topluma sağlıklı bireyler kazandırır. Bu bağlamda öncelikle yaratıcımızı bilmeli ve onun bizim istifademize sunduğu dünya nimetlerini algılamaya, anlamaya çalışmalıyız Biz ne için yaşıyoruz? sorusunun cevabını vermek, insanlık için bir borçtur, temel meseledir. Yaratana karşı görevlerimizi yerine getirmek,şu dünya hayatı içerisindeki görevimizi yapmak için bedenimizi ve ruhumuzu maddi manevi hastalıklardan korumak,sağlığımıza dikkat etmek bizim için zorunluluktur. Çünkü insanlar sağlıklarını koruyup korumadıkları konusunda da sorguya çekileceklerdir. Vücut sağlığı sahip olduğumuz en büyük nimettir. Bu yüzden hastalıktan ve hastalık getirecek her şeyden sakınmamız lazımdır. mutlu olmamız gerekmektedir. Mutlu olmak için Allahu Teala nın koyduğu meşruluk sınırlarının içinde kalmak kafidir. Bu sınırlar içerisinde hayattan zevk alabiliriz. Bu sınırlar içerisinde mutlu ve sağlıklı bir şekilde yaşayabiliriz. Hayatı kendimiz için ve başkaları için çekilmez hale getirmeye hakkımız yoktur. Hayatı kolaylaştırmak için çalışmalıyız. Bu bir gülümsemeyle,küçük bir gayretle olabilecek bir şeydir. Spor yapmak, dostlar edinmek, çevreyi gezmek, tabiata ibret nazarıyla bakmak bizlerin yaşamdan zevk almasını sağlayacaktır. Karşılaştığımız sıkıntılar ne olursa olsun kendimizi kahretmeye,sağlığımızı heba etmeye hakkımız olmadığını bilmeliyiz. Sağlıklı birbirini seven iyi gününde kötü gününde birbirinin yanında olan kardeşçe yaşamayı ilke edinen nice toplumlar temennisiyle sağlıklı ve sevgiyle kalın.
Bu yazı 1004 kere okundu.
|