|
Ondokuz Mayıs Bayramımızın coşkusunu yaşarken Madencilere “Bayram gelmiş neyime“ dedirten acıları yaşadık yine. Ekmek kapılarımızın yeraltı ocaklarında canlar yitirildi .Acı haberler yakın gibi ne yazık ki… Sabır Allah’ım!...
Soma’nın ve bu vatanın Madencilerine adansın…
İyi akşamlar sana Soma!...,
Her ne kadar iyi akşamlarımsa,
Sana kötü olur bu saatten sonra.
Bu bir isyan değil, bir kahır hiç değil,
Kör bir akşamdan sağır bir duygu
Sana Merhabalarım yarım kalır!..
Bu şiir bir vuslat gibi sanki
Yıllarca susan yüreğimin bedeli,
Senin artı bilmem kaç kotlu ocaklarında
Bitmek bilmeyen bir sarsıntının benzeri…
Ve toprak karasına doğru uzanıp giden
Bacaların ayakların mezarlıklarından Merhaba,
Merhaba ve hoşçakal sana Soma!…
Umurunda mı sanki senin?
O ayâz sabahlara karşı ocaklarında
Sabah ezanını duyamayanların,
Salâsını verdirmen öğlenlerde…
Ve umurunda mı sanki; Ufacık çocuklar babasız kalmış,
Sevdaların bir yanına felç inmiş umurunda mı Soma?
Çünkü senin sevmediklerin değil
Seni sevenler ölürmüş bu âlemde
Her şeye rağmen giderken bile merhabam sana
Merhaba Soma!…
Ve sen Soma;
Bırak onu bunu, Bir tek şunu bil !
Ocaklarından çıkardığın bir yorgun kara cesedin
Tek bir saltanatı olacak ömrünce
Omuzlarda taşınacak musalladan ebedi ocağına
Ve dudaklarda tekbir gibi tek bir söz:
“Sen, Beni seven sevdiğim; Bakma bana öyle;
Benim güneşim yeraltına doğar,
Hergün elveda diyemem sana
Ben bir kere demişim zaten;
Çünkü kara toprak hamurundan
Ak ekmek yiyen Madencinin biriyim ben!…”
Bu yazı 1272 kere okundu.
|