|
Ben kalem emekçisi değilim.
Bu gazetede fikirlerimi kendi çapımda açıklamam beni gazeteci yapmıyor. Yazılarımı dizininden fikirlerine, edebi tarzından anlatış biçimine, konularından anlatamadıklarıma kadar beğenen de var eleştiren de var. Kendim de dahil. Kendimle barışık olduğumdan bazı yazılarıma beş para kıymet vermiyorum.
Bu tür fikir beyan etme işini sevdiğimden kimsenin zorlaması olmadan her Cuma bir şeyler yazıyorum.
Her defasında son yazı diye niyetleniyorum sonra bir gelişme oluyor durduğum yerde duramıyorum. Haydi bu haftada yazayım diyorum arkası geliyor.
Tarafsız insan olmaz.
Herkesin iyi-kötü bir tarafı vardır.
En azından ne düşündüğümü açık açık ifade edebiliyorum. Herkes ne olduğumu biliyor. Kafamı devekuşu gibi kuma gömmüyorum.
Ben de taraf olduğum şeyleri yazdığım için okunuyorum.
Örneğin Somaspor tarafındayım.
Yıllardan beri Soma’da spor iyi niyetli ve gayretli ancak imza sahibi olmayanların fikirleri ile iyi niyetli ve gayretli ancak imza sahibi olan ve beceremeyenlerin arasında futbol topu gibi gidip geliyor.
1966 yılında 3-4 toplantı sonunda Soma İdman Yurdu ile Soma Gençlik Gücü bir anda bir araya geliverdi; her birinin birer rengini alarak Somaspor oluşuverdi.
Şimdi ise suç ötekinin üstüne atıla atıla yıllardır birleşme bir türlü sağlanamadı. Ama hala orada oturmaya devam ediliyor. Halbuki hocasından sporcusuna her şey hazırken.
Dün Soma’da maç yapan Bucaspor, Manisaspor, Göztepe, Akhisar, Tavşanlı liglerde mücadele ederken bizim tartışmalarımıza bakın. Onlar başardılar şimdi de federasyon, loto gelirleriyle kendi yağlarında kavruluyorlar.
Somalı olmayan Soma sevdalıları birer birer projelerin altına ellerini sokarken biz sen ben telaşındayız.
Birleşelim mi birleşmeyelim mi?
Belediye borcu siler mi silemez mi?
O, bu para verir mi vermez mi?
Takımın adı o mu olsun bu mu?
Renkleri şöyle mi olsun böyle mi?
Yeni bir takım kurulsun mu kurulmasın mı (Ki tüzüğü de dahil bir günlük iş)
Soma’nın sorunundan sana ne diyemiyorum işte.
Sana ne yoldan belden, enerji kesilmelerinden, tarihten, toz topraktan kurtulamayan Aslan Yapı, Ünlükent, Gizem ve Linyit sitelerinden diyemiyorum.
Diyemeyince yazıyorum.
Halbuki yazsam: Bu ağaçlar güzel kuşlar, kelebekler…
İlgilere sataşmasam.
Hayırlısıyla otursam oturduğum yerde.
Olmuyor işte.
Yani bu Soma’dan... (Lâf yerini de bulur yolunu da)
Bu yazı 826 kere okundu.
|