|
Ne kadar sorunlara parmak basan şeyler yazarsak yazalım eğer uzunsa okunmuyor. Anlattıklarınızda haklı da olsanız okumayı çok seven toplum(!) olduğumuzdan yazıları kafamızda özetleyerek okuyoruz.
Bunu günümüzün işim çok vaktim yok bahanesine sıkıştırıveriyoruz. Etliye sütlüye dokunsakj da tarafında yer aldıklarımız bile fazla önemsemiyor.
Tıpkı esnafımız gibi.
Esnafımızdan malını üç-beş taksitle indirimli alabilirken markalı ürünleri bedava veriyorlar gibi kuruşu kuruşuna bir defada peşin alıyoruz.
Bu vefasızlık son yılların psikolojik ürünü galiba.
Ahde vefa ise güzel bir şey olup, uygulamada gönülsüz davranılan ve pek özen gösterilmeyen hasletlerden biri.
Sizin için emeğini ortaya koyan ve bunun karşılığı geçimini sağlayanlar bu ahde vefadan nasibini tam alamıyorlar.
Alın teri kurumadan emeğin hakkının ödenmesi konusunda ulvi emre rağmen henüz kurumsallaşamamış işyerlerinin işçilerinin hakkını gözetmeyişleri yaşanan bir gerçek.
Ülkemizde asgari ücreti ödemeyi çok görenler, bu ücretin yiye yiye bitirilemeyeceğini düşündüklerinden olsa gerek bu ücretin küçük bir kısmını geri alabiliyorlar.
Verilmesi taahhüt edilen ücretin bir kısmını haksız yere geri almak gibi bir düşünce ticari veya mali bir gerekçe değildir. Çünkü hiçbir gerekçe bu ücretin bir kısmını geri almayı haklı göstermez.
Devlet bunun önlemini nispeten aldı ama bence bu iş tamamen ticari ahlakla ilgili bir husus. Bir ara bu ücretin bankamatik kartlarıyla ödenmesi çözüm olarak sunulmuştu. Ama bankada ücreti ödeyen ertesi günü bir kısmını elden geri isteyebiliyor. Çünkü dışarıda o işe talip olan işsizler ordusu sırada bekliyor.
Dediğim gibi bu geri iadeyi hiçbir gerekçe açıklayamaz. Bu tamamen bir ahlâk sorunudur. Kurumsallaşmayı başaramamış işyerlerinde yaşanan bu olgu ancak Allah korkusunu hisseden ahlâklı insanların iradesiyle çözüme kavuşur.
Kul hakkı en büyük günahlardandır…
Bu yazı 695 kere okundu.
|