|
Fıkra bu ya;
Bir şirketin Muhasebe birimine eleman alınacakmış. Sınava giren adaylara bir tek soru sorulmuş: 2 kere 2 kaçtır? Başvuran adaylar bildikleri cevapları verirken sınavı kazanan adayın cevabı çok basitmiş; “Siz kaç olmasını istersiniz!...”
Hoş bir fıkra bu; Nükte. Kimse alınmasın.
Bizim enflasyon hesabımız da buna benziyor. Gelecek ayın enflasyon oranı açıklaması peşin mi hazırlanıyordur nedir yıllık enflasyon oranı yüzde on bilmem kaç deniyor.
Bu ay yüzde kaç olsun?
Bu nasıl yüzde on bilmem kaçsa; Soma’nın Çarşamba pazarında bu hafta 1 Liraya satılan ürün öbür hafta 1,5-2 liraya; 2 liraya satılan ürün 4 liraya satılıyor. Benim matemetiğime göre oran yüzde 50-100 arası.
Halbuki açıklanan yıllık enflasyon oranı yüzde on-bilmem kaç…
Böyle olması da normal. Enflasyon hesaplanırken kamyon kasası, domates, tel fırça, dozer kepçesi, yara bandı, uçak lastiği, ekmek, koltuk kumaşı ya da havyar aynı kefeye konuyorsa enflasyonun bundan farklı çıkması düşünülemez.
Eskiden hesaplama yöntemi buna benzerdi. Şimdi aynı yöntem mi uygulanıyor bilmiyorum. Merak da etmiyorum. Ama sonuçta; Soma’nın çarşamba pazarında geçen hafta 1 liraya aldığımız ürün bu hafta 2 Liraya; 2 liraya aldığımız ürün 4 liraya alınıyorsa, sizce de bunda bir ilginçlik yok mu?
Yok!... Aslında hepimiz eşitiz.
Geçen Çarşamba 1 Liraya aldığımız ürünü bu Çarşamba ben de 2 Liraya alıyorum, herhangi bir vatandaş da 2 liraya alıyor. Hatta, aldığı asgari ücretin bir kısmını işverenine iade ettiğini söyleyen işçi de 2 liraya alıyor, ondan bu parayı geri alıyorsa o patron da 2 liraya alıyor. Yani Pazar hepimize 2 lira…Camide de aynı safa dururuz.
İstenirse 1 liralık ürün 4 liraya da alınır. Orada da eşit oluruz. Açıklanan yıllık enflasyon oranı yüzde on-bilmem kaçta kalırken Soma’nın Çarşamba pazarında yüzde 200 olmuş kimin umurunda?
İkiyüzlü enflasyon bu galiba…
Bu yazı 1007 kere okundu.
|