|
Mustafa Kemal mandacıların fikirlerini benimseyip, ülkeyi 1936 ‘ya kadar İngiliz egemenliğinde tutsaydı bugün cumhuriyeti korumak kollamak gibi bir derdimiz olmayacaktı.
Padişah Efendimizle (!) gül gibi yaşayıp gidecektik.
O zaman belki Mustafa Kemal de olmayacaktı.
Bize tarihte “Mustafa Kemal dehasıyla Çanakkale’de kazandığı zafere güvenip Padişah Efendimize karşı çıktı. Üzerinde güneş batmayan imparatorluğa meydan okudu. Yanına topladığı yandaşlarıyla vs… vs… ” diye öğretilecekti.
Manda yönetiminde hepimiz Hintliler, Pakistanlılar, Bangladeşliler gibi sular seller gibi İngilizce konuşacaktık. Ama kaderine razı olmuş müstemleke ülkelerden biri olacaktık.
İngiliz Başbakanı Lloyd George’a “Yüzyıllar nadir olarak dahi yetiştirir. Şu talihsizliğimize bakın ki; o büyük dahi çağımızda Türk Milleti ne nasip oldu “ dedirten o dahi Türk milletine nasip olmasaydı haysiyet onur yerlerde sürünecekti.(Zaten L. George bunu dedikten sonra istifa etmek zorunda kaldı)
Tarih bize mi yanlış öğretildi, yoksa tarih mi yalan söyledi bilmiyorum.
Bize “Birinci Cihan harbinde müttefikimiz Almanya yenildiği için biz de yenik sayıldık“ diye öğretildi. Müttefikimiz Almanya yenildiği zaman biz de yenik sayılıyoruz ama günümüzün müttefiki ABD galip gelince galip sayılmıyoruz.
Bu nasıl müttefiklikse!...
Hani, arkadaşlar birbirlerine takılırlar ya; “Böyle dostun varsa düşmana ihtiyacın yoktur diye… İşte onun gibi bir şey.
Biz bu cumhuriyeti –düşmanlardan vazgeçtik- dostlara ya da içimizdeki ihanetçilere karşı korumak zorunluluğunu hissediyoruz.
Gerçek cumhuriyet dostlarına hiçbir sözümüz yok.
Cumhuriyeti kurduk.
Sözünü ettiğimiz dâhi, “Arkadaşlar yarın cumhuriyeti ilân edeceğiz” dediği anda yaklaşık yüz yıl sonra yıkım ekipleriyle karşılaşacağını çok iyi biliyordu belki de.
Fikren değil bedenen yaşasaydı; batı ile doğu arasında kalmış kendi yaşam giyim kuşam tarzını oluşturmakta zorlanan günümüz insanına karşı hayal kırıklığı yaşardı herhalde. Keskin zekâsıyla, o zamanki nesille bugün ki nesil arasında dağlar kadar ruh farkını açıklamayı başarabilirdi sanıyorum.
O’nun zamanında yaşayan dünya liderlerinin görüşleri, heykelleri, fotoğrafları bugün yerlerde sürünürken Atatürk bugün duygu seliyle anılıyor. Sadece buna baksak, çağımıza uyan fikirleri, eserleri ve emanetleri de bin yıllar yaşar hiç korkmayın.
Bu yazı 771 kere okundu.
|