|
Siyasetin yürüme çizgisini bazen anlamakta zorlanıyorum. Reklamın iyisi kötüsü olmaz mantığından hareket edildiği için mi acaba böyle törenler düzenlenir anlamıyorum. Bunu böyle düşündüğün zaman da sana statükocu yaftasını hemen yapıştırırlar.
Bu bile bir gelişme.
Eskiden olsa iş “Sen benim kim olduğumu biliyor musun?”lara gelecekti. Şimdi dirayetli ve tutarlı bir vatandaşta bu tavır işlemiyor artık.
Günümüzde madenler ve SEAŞ özelleştirilmesin dediğimiz zaman seni çağa ayak uydurmaya davet ediyorlar. Buralar özelleştiği zaman iş sahalarının inanılmaz derecede açılacağını veya şu anda çalışanların yerine dolgun maaşlarla yenilerinin işe alınacağını sananlar bu kayığa biniveriyorlar.
Geçtiğimiz günlerde (galiba Samsun) milletvekilimiz kürsüde “Vatandaşlarımızın oylarını vaatlerle yönlendirdiğimizi, oy karşılığı iş vaatleri verdiğimizi söyleyemezsiniz” anlamında bir konuşma yaptı.
Bu dediğine belki kendi de inanmıyordu...
Vaatlerle veya zorlamalarla, aba altında sopa göstermelerle, erzak ve yakıt yardımlarıyla oy toplandığını çocuklar bile biliyor artık. Ama bunu söylediğin zaman senin yüzüne bakışlarını ekşitiyorlar. Yumurta atmakla eşdeğer tutuyorlar. Örneğin davul zurnayla karşılanan bir büyüğümüz bir ara davulu zurnayı susturup “Kardeşlerim, Oy verseniz de vermeseniz de maden sahalarınız kömür bitene kadar ilelebet açık kalacak. Bizim için huzurunuz, sağlığınız, iş güvenliğiniz oyunuzdan çok daha değerlidir” dese bak dengeler bir anda değişiyor mu değişmiyor mu hep birlikte görürüz.
Ya da bunun tam tersi bir durum da yaşayabiliriz.
Elinizde imkânlarınız varken 193 sayılı Gelir Vergisi kanununda “Yeraltlarında çalışan işçilerin sigorta primleri hazine tarafından karşılanır.” Ve “Asgari ücretin tamamı her türlü vergi resim ve harçtan muaftır” Mealinde iki satır kanun değişikliği insanı nerelere taşır.
Efsane yapar.
Ama benim bu görüşlerim abesle iştigal olarak algılanabilir. Yazının başında bahsettiğim, siyasette anlamadığımı belirttiğim olgu bu işte. Yaklaşık bir senedir açık olan resmi daire niçin bir daha törenle açılır?
Merak ettim. Acaba böylesi güzel bir törene kaç lira masraf gitti? O para Soma lı kaç üniversite öğrencisine burs olup bir öğünü daha atlatmasını sağlardı.
İş üretmekte, işlevini yerine getirmekte zorlanan ve elemana sıkışık bir Kurum o tören esnasında bir kaç işçinin daha işini görürdü.
Bütün bunlar düşünce tarzı.
Ben böyle düşünüyorsam bir başkası da benden farklı düşünmekte serbesttir. Benim dediğim bu olaya kimisi de diğer taraftan bakabilir. Şöyle diyebilir; Bir sene önce böyle bir Kurum var mıydı? İşlevini yerine getirmekte zorlansa da böyle bir kurum var mıydı?
Yoktu; Sebep olanlardan Allah razı olsun.
Ama bu benim eksiğim değildi. Böylesine eziyet çekmek Soma lının hakkı değildi. Bu hizmetleri gerçekleştirmek için seçilenler bunu kafamıza kakarsa ben de ısrarla; “Hizmet bizim hakkımızdır. Lütuf ihsan değildir. Olması gereken normalde budur” derim.
Teşekkür etmem ısrarcı olurum.
Bu yazı 797 kere okundu.
|