|
Bu hafta yazımı Soma’nın dışından yazıyorum. Döndüğümde de Soma’yı farklı bulacağımı sanmıyorum ama ben dışarıda olduğum müddetçe Soma benim özleyeceğim bir yer olmaya devam edecek.
Soma İstanbul’un küçük bir aynasıdır deriz ya aslında tutarlı bir mantık değildir bu. Sadece çok bol hemşehricilik faktörü Soma ile İstanbul’u eşdeğer tutan yanlar. Geri kalan yanlarda o kadar çok benzerlik hatta ortak bir nokta bile yok. Eğer kapalı alanlarda sigara içme yasağının getirdiği açık alanlarda sigara içme hürriyetinin ürettiği “her yer izmarit artığı”nı ortak yön sayarsak ortak noktalar elbette var.
İstanbul öyle üç kuruşluk bütçelerle idare edilecek bir yer de değil. Bence İstanbul’un valiliği belediye başkanlığı küçük bir ülkenin devlet başkanlığına eşit bir kent. Dünyada 150 büyükşehirin en iyisi seçilen İstanbul böyleyse dünyadaki diğer 149 büyükşehir kimbilir nasıldır? İstanbul herkesin kendine yaşadığı şehir. Kim kime dum duma… Etrafınıza bakarsanız her yer “Seni yenmeye geldim İstanbul” diyenlerle dolu. Ama maçlarda daha ya gol yok ya da vatandaş yenik durumda.
Herkesin kendine yaşadığı şehir dedim ya! Gerçekten öyle. İtfaiyelerin, ambulansların geçiş üstünlüğü sadece kâğıt üstünde kurallarda yazılı bir özellik. Evi yananın ambulans da nefes almaya çalışanın umursanmadığı dev bir insanlar topluluğu burası.
İstanbul… Birazcık paran varsa, park etme sorunu yaşadığın için bir aracın yoksa ve bu aracın tüplü tüpsüz diye ayrıma uğramıyorsa, güzel manzaralı bir yer yakalamışsan: yaşasın İstanbul modunda bir yer. Yoksa birbirine yabancı komşulukların yaşandığı, devrim kanunlarının asla geçerli olmadığı, giyim kuşam hürriyetinin sınırsız yaşandığı bir belde. Her tarafından tarihin hem de bu hengâmeye rağmen “korunmuş tarihin” kentin her yanında gözünüze battığı bir İstanbul var.
Kimsenin kimseye uzun boyutlu bir güveni yok. Sadece ben mantığının geçerli olduğu ama şarkılara şiirlere malzeme olacak güzel bir İstanbul var. “Bu İstanbul’da yaşanmaz” denip asla terk edilemeyen bir İstanbul var.
Benim terk edebilişim bile 1 hafta sürdü.
Bu yazı 1084 kere okundu.
|