|
Türk milletinin çareler üretebilecek kadar keskin zekâ kıvrımlarıyla dolu. Karşısındaki tüm engellere çare bulabiliyor. Bildiğim kadarıyla tüm dillerde YOĞURT, AYRAN, DOLMUŞ gibi sözcükler yokken sütten yoğurdu bulan bu yoğurt sulananınca süsleyip ayranı buldu. Yalnız yolculuk yapmak istemeyen yanına birkaç kişiyi alarak hem sohbet hem yolculuk kıvamında DOLMUŞ sistemini geliştirdi. Biraz daha büyütünce minibüs dolmuşu buldu.
İşte bu zekâ birikimleri sigaraya getirilen kısıtlamalara kendince önlemler buldu.
Sigara içme kapalı mekânlarda yasaklandı ya!... Bu durumda mekanlarının vitrinlerini içeri çeken kendi açık alanını oluşturdu. Bu pratik garip ama çözümü bizden başkası da bulamazdı sanırım.
İçerde yasak dışarıda serbest…
Sigaranın sağlığa zararını artık cümle alem biliyor ama tabiat yeniden öğreniyor. Sigara içme yasağı İzmariti yere atma özgürlüğünü getirdi. Beş-on metrelik bir alanda binlerce izmarit atığını görmek olağan işlerden artık.
Sigara içme yasağı çevreyi kirletme özgürlüğünü getirdi.
Atatürk caddesinde delinin pösteki saydığı gibi izmarit sayarsak Cengiz Topel den Beşyola kadar on milyon adetten fazla izmarit sayacağımızı taahhüt ederim. Cadde boyunca her yer rengarenk izmarit atıklarıyla dolu. Bu kirliliğin önüne de insanın kendisinden başka kimse geçemez. Kanunla falan olacak bir iş değil bu.
Kanunun bilmemek mazeret değildir ama çevreyi bu kadar kirletmek de hakkımız değildir. Şeref in dediği gibi aynı sigara izmaritlerini yaşadığımız evin içerisine atabiliyor muyuz? Bırakın evin içine atmayı çok evde evin içerisinde bile sigara içilmiyor.
Anarşi en korktuğumuz deyimdir ama kuralsızlığın temel kural olduğu anarşizmi biz bu sigara konusunda alenen yaşıyoruz. Bulmak istediğin gibi bırak şiarını ilke ediniriz ama nedense kimse bulmak istediği gibi bırakmıyor çevreyi.
Yazımı Şeref ten aldıklarımla bitireyim bugün. Altına imzamı atarak…. Diyor ki arkadaşımız: “Aslında bunların buradan yazılmasına bile gerek yok çünkü bunların normal bir yaşam standardına uymayan hareketler olduğunu hepimizin bilmesi lazımdır.”
Çok da iyi yazmış. Tıpkı “Anlayana sivrisinek saz, anlamayana davul zurna az” gibi…
Bu yazı 1786 kere okundu.
|