|
Beni tanıyanlar etki altında kalmamak için lafımı herkesten önce söylediğimi; İcraatı medeni cesaret isteyen her şeye gönüllü destek olduğumu bilirler.
Soma için fark yaratacak her fikir her etkinlik benim için vaz geçilmezdir.
Örneğin; 8 Mart kadınlar günü için Soma da belediyenin öncülüğünde düzenlenen etkinlik, son yıllarda benzeri az görülen güzellikleri barındırdı. Aralarında öğretmeninden ev hanımına, mühendisinden emeklisine, bankacısından esnafına kadar hemen her kesimden onlarca kadın Kadınlar günü için kendiliğinden bir araya geldiler.
Medeni cesaret sahibi bu hanımefendiler amatör ama seyri keyifli bir gösteri sundular Somalılara. Soma folklorunun üstünde ısrarla duran ve farkı fark ettiren Ahmet Sis Hocanın kurguladığı mizansenleri, genç kuşak folklorcuların desteğini alarak başarıyla canlandırdılar. Hele İstiklal cephesindeki kadınları, Atatürk ü ve Soma Kuvvay ı Mİlliyesini sahneye taşıdıkları anlar duygusallığın zirve yapmasına neden oldu.
İşte bunu kendine güvenen kadınlar gerçekleştirdi. Günlerini coşkuyla kutladılar. Bütün bu güzelliklerin bir tek güne sığdırılmaya çalışılması kadınlara haksızlık gibi geliyor bana. Keşke bu tür etkinlikleri sadece Kadınlar gününe saklamasalar da Soma yla ilgili nice anıları ve olayları da canlandırsalar.
Kadınlar gününde erkekle kadının eşit olduğu vurgulansa da eşitliğin boyutu görecelidir. Kadınla erkeğin birbirlerinden farklı olarak üstünlükleri tartışılmaz aslında. Gerçek hayatta kadının yapamayacağı şeyler olduğu gibi erkeğin yapamayacağı şeyler de vardır. Örneğin yuvayı dişi kuş yapar misali içinde kadın olmayan bir ev altın saray olsa boş bir binadan başka bir şey değildir.
Birbirine muhtaç iki varlığın sevdaları da kutsaldır. İşte bu sevdaların bir yanının eksikliğini ancak yaşayan bilir.
Bunun yanı sıra tek bir güne sığdırılan kadınlar günü şiddet gerçeğini ötelemiyor. Annesine kız kardeşine karısına şiddet uygulayan bir erkek aslında hiçbir zaman erkek olamamış bir eziktir. O erkek adam olamadığı gibi insan da olamaz zaten.
Sonuçta evimizin mahremiyetini ve özel kutsalımızı oluşturan kadınlarımızın olmadığı bir yaşamın düşünülmesi bile ürkütücü.
Onlarsız hayatın hiçbir anlamı tadı tuzu olmaz. Dilerim hep yanımızda yanı başımızda olsunlar. Ya da biz onların yanında olalım.
Bu yazı 1012 kere okundu.
|