|
Tarihsel süreç içinde tarihin gidişatını etkileyen dönüm noktaları benim çok ilgimi çeker. Alparslan’ın Malazgirt savaşını kazanması, Yıldırım Bayezıt’ın Timur’a yenildikten sonra fetret devrini sona erdiren Mehmet Çelebi’nin tahta çıkması ya da Kanuni’nin ardından tahta Şehzade Mustafa yerine Hürrem Sultanın etkisiyle II. Selim’in çıkması ya da bunu gibi gelişmeler beni hep düşündürmüştür.
Acaba olmasaydı ne değişirdi dediğim tarihin dönüm noktalarını çoğaltmak mümkündür. Çanakkale’de Cevat Paşa ve Mustafa Kemal Liman Von Sanders’e aldanıp düşmanı boğazın girişinde karşılamak yerine Bolayır taraflarında karşılasaydı tarih nasıl yol alırdı?
“Size taarruzu değil ölmeyi emrediyorum “ diyecek dirayeti göstermeseydi ya da saat parçası hayatını kurtarmasaydı Çanakkale destanı yazılır mıydı?
Osmanlı payitahtında, Mustafa Kemal’in 9. Ordu müfettişi sıfatıyla Samsun’a çıkış kararını imzalayanlar o imzayı atarken sonlarını imzaladıkların farkında mıydılar acaba?
Ya da Mustafa Kemal’i tutuklama emri alan Kâzım Karabekir’in Mustafa Kemal’in odasına girdiği anda “Emrinizdeyim Paşam” demesi yerine o’nu tutuklaması tarihi değiştirir miydi? Sonrası manda fikirleri kabul edilseydi neler yaşardık acaba!...
Acaba!.. Acaba!... Acaba!...
Bu acabaları çoğaltabiliriz. Bunların hepsi geride kaldı. Bütün bunlar hakkında fikir yürütmek, sadece benim gibi yakın tarihe ilgi duyanlar için ilginç bir fikir jimnastiği olabilir ancak.
Belki önümüzdeki onyıllarda da yaşayacağız böylesi dönüm noktalarını, Kimbilir?
Ama en iyisi kazandıklarımızı korumak ve kollamak zorunda olmamızdır. Çünkü yaklaşık yüz yıllık cumhuriyet tarihimiz, yılmaz cumhuriyet bekçilerinin yanında inanılmaz boyutlarda cumhuriyet düşmanlarını da yarattı.
Atatürk, gençliğe güvendiği için Cumhuriyeti onlara emanet etti. Ama günümüzde gelinen nokta türbandı tarikatti şifreydi derken kafası karmakarışık olan, yarınından endişe duyan yeni bir gençlik oluştu.
İşte bu gençliğimiz Türk tarihinin şanlı bir dönüm noktası olan Ondokuz mayısta yepyeni bir bayram telaşında.
Bayramımızı coşkuyla mı kutlayalım, yoksa geleceğimizden endişe mi duyalım ikileminin arasında sıkışıp kalmış bu gençlerin ve çok yaşayası ülkemizin 19 Mayıs bayramını kutluyorum.
Dilerim bu gençliğimiz sıkıştığı bu bunalımdan bir an önce kurtulur da tarihimizde yeni dönüm noktalarını oluşturur.
Bu yazı 848 kere okundu.
|