|
Soma’da anlı şanlı bir madencilik geçmişi yaşandı ve halen yaşanıyor.
Ülke adına gurur veren vatansever bir yaşanmışlık adına bu geçmişi yâd etmek gerekir. 2013–2014 yılları Soma‘da Madenlerin işletilmeye başlamasının 100 ‘ncü.yılıdır.
Enerji kaynaklarında yerli üretime ağırlık verilmesi ilkeleri çerçevesinde linyit üretiminin ekonomik ve verimlilik esasına bağlı olarak arttırılması görüşünü benimseyen ve ülke çapında çok özel bir yere sahip olan Soma, kömürde 100. yılına adım adım yaklaşıyor.
Bu bağlamda, Soma madenciliğinin araç ve gereçleri, resimleri, tarihsel belge ve bilgileri Madencilik Müzesinde sergilenmelidir. Hatta günümüzde bulunamayan bazı araç ve gereçleri aslına olarak yeniden üretebiliriz. Kurulacak bu müze gelecek kuşaklara da yol gösteren ve Soma madenciliği tanıtan önemli bilgi kaynağı olur.
19. Yüzyıl sonlarında başlayan, Soma’da kömürün var olduğunu kanıtlayan çalışmalar yaklaşık 100 yıl önce, 20. yüzyılın başlarında Osman Ağa ‘nın işletmeciliğiyle hayata geçti. Ragıp ve Çimeris Bey’lerle, Faik Sabri, Nuri Aziz, Yunus Nadi, Emin Ali Bey, Ferit Bey, Cemal Bey, Nadir Hakkı Bey ve Etibank gibi onlarca girişimciyle süren bu işletmecilik 21. yüzyıla taşındı. Devlet ve özel sektör işletmelerini de bünyesine alan madencilik binlerce aileye ekmek kapısı oldu.
Birinci dünya savaşı esnasında Mehmetçiğin kömür ihtiyacını karşılayan Soma, Kurtuluş Savaşımız esnasında da Cinge cephesiyle şahlandı. Yaklaşık yüz yıl sonra da olsa Soma’da düşmana ilk kurşunu atan Zeher Ali’nin heykelini dikebilmeyi başardık. Değerlerimize geç de olsa sahip çıkabiliyoruz.
Zeher Ali’nin heykeli tamam.
Günümüzde mezarı dahi bilinemeyen Osman Ağa’yı, ilk madencilerimizden Berberlerin Fatma Çavuş’u, Keskin Aba’yı, Göllü Nene (Atike Göllü) ‘yi (hatta ilk kömür müşterisi olan Kırkağaçlı Karekin Şahbazyan Efendiyi) abideleştirecek eserler hazırlanmalıdır. Bunların günümüzde kabirleri ya bilinmemekte ya da kaybolup gitmeye yüz tutmuş durumdadırlar. Bunların hatırasına onlarca madenci şehidimizin temsili kabirlerinin yer aldığı anıt mezar, kömürün çıkarılışından enerjiye dönüştürülmesindeki süreci anlatacak bir eser Soma’ya kazandırılmalıdır.
Yüz yıldır süren madenciliğimizi anlatan bir Madencilik Müzesini Soma’ya kazandırma zamanı geldi artık.
Zamanı gelenlerden biri de Cinge Cephesidir.
Soma’da görev süresini doldurmak üzere olan ve beyefendi bir kişiliğe sahip olan İlçe Jandarma Komutanımız Binbaşı Adem Şen ile birlikte uzun süren çekimler ve anlatımlar sonunda Cinge Cephesinin siper yerlerini birebir tespit ettik.
Bu siperlerin yerine şimdi yerleşim birimlerinin kurulmuş olması seçilebilecek yeni yerlere sembolik siperlerin kurulmasını engellemez. Söz konusu bu siperler hatıralarla birlikte sergilenebilir. Bunun yanına ilçe olarak Cinge cephesine Meclisimizden talep edilecek İstiklâl Madalyası madencilik gibi alnımızın akı olur.
Unutmamalıdır ki Soma için gayret sarf edenler bunun ödülünü Soma ‘nın gönlünde yer edinerek kazanabilirler. Dilediğimiz çok fazla bir şey değildir ama biraz gayret çok şeyi kendiliğinden çözüme götürür.
Çünkü madenciliğimiz, Zeher Ali, Cinge Cephesi. Bunlar hep yaşayan gerçek tarihimizdir
Bu yazı 937 kere okundu.
|