|
3 Aralık Dünya Özürlüler günüdür.
Başbakanlığın 03.12.2002 tarih, 200258 sayılı Genelgesinde Ulusal düzeyde kabul edilen 10–16 Mayıs Sakatlar Haftasının (ki bu ifade bana ait değil genelgede yazılan halidir) ilk günü ile 3 Aralık gününün Dünya Özürlüler günü olarak anılması kararlaştırıldı.
Bu tarihte özürlülere yönelik faaliyet gösteren konfederasyon, bağlı federasyonlar ile derneklerin kamu görevlisi olan yönetim kurulu üyeleri ile kamuda görev yapan tüm özürlüler ayrıca bir talimata gerek kalmadan, belirlenen tatil süresince idari izinli sayılırlar.
Yerinde bir uygulama ama bu kadarla görev sona mı eriyor
Hayır.
Çünkü her sağlam insan bir özürlü adayıdır.
Yeri gelmişken; Gerçek ne olursa olsun sakat lafından hiç hazzetmem. O yüzden muhakkak adlandırılacaksa sakat değil özürlü olarak adlandırılması taraftarıyım. Maçlarda bile sakatlandı ibaresini sevmem.
Her sağlam insan yolda belde tarlada bağda bahçede sokakta evde işte nefes aldığımız her alanda, bir salise sonrasına garantisi olmadığından muhtemel bir özürlü adayıdır. Bunun nasıl güçlüklere yol açabildiğini ise insan empati kurma yoluyla bir nebze hissedebilir.
Bir an gözlerinizi sımsıkı kapatın. (Işık hissi bile olmasın ama). Yürümeye gitmeye gelmeye çalışın. Kulaklarınızı kapatın duymaya çalışın; saatlerce hareket etmeyin, elinizi kolunuzu kullanmayın. Hatta aklınızı kullanamadığınızı düşünün. Demek istediğimi anlarsınız.
Hayat gailesi içinde her insan özürlü adayı, Allah ömür verirse de ihtiyar adayıdır. Gençliği herkes bilir ama ihtiyarlığı yaşayandan başkası bilmez. Oysa her insan yaşlılığını huzur ve refah içinde geçirmek ister.
Benim bildiğim şudur
Büyüklerimiz ilgi, sevgi ve bizi büyütürlerken bize gösterdikleri sabrın hiç olmazsa bir kısmını bizlerden beklerler. Onların kadrini kıymetini yaşarken bilmek en güzelidir.
Bu da nispeten mümkündür.
Bizim neslimizin bildiği isimle İLİM IŞIKTIR ‘ın, resmi adıyla Hamızdağın eteklerinde yükselen SOSEV’in yapıp Soma’nın hizmetine sunduğu Soma Bakım Rehabilitasyon Merkezi ve Huzurevine hiç gittiniz mi
Soma’da ve yakın çevremizde belki bakıma muhtaç çok insanımız var. Ama burada 100 kadar özürlümüz 52 yaşlımız tertemiz bir ortamda insan gibi koşullarda yaşamlarını sürdürüyorlar. İnsanın olduğu her yerde sorun olur misali küçük teknik sorunlar yaşasalar da Soma Bakım Rehabilitasyon ve Huzurevinin müdürü ve güler yüzlü personeli bu görevi bizim adımıza layıkıyla yerine getiriyorlar.
Lütfen gidin görün. Bu temizliğin ve güler yüzlü hizmetin abartılı olmadığını görürsünüz. Yaşlı bir dedemizin “hasta olunca hemen hastaneye götürüyorlar, sıra da beklemiyoruz hem. İlaçlarımı eczaneden alıveriyorlar” derken yüzünün gülümsemesinde bunu kendiniz görürsünüz. Sayıca eksik personelin neleri yapabildiğine tanık olun derim.
On yıllar önce böyle bir projeyi hayata geçiren, emek sarf eden SOSEV ‘in bugün görevde olmayan yöneticileri Soma’nın minnet ve şükranla andığı insanlar konumunda şimdi. SOSEV günümüzde daha yeni ve genç bir jenerasyonun elinde ve buraya ilgisini alakasını artan bir şevkle devam ettiriyor. Soma Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi ve Huzurevinin profesyonel yönetici ve çalışanları saat mefhumu gözetmeksizin görevlerinin başındalar.
Bence onlar da yaşlılarımızdan ve özürlülerimizden en büyük hayır duasını alıyorlardır. Örneğin başka bir hayır duası almak isteyenler, buraya veya Karamanlının daha uygun bir yerine Aile Hekimliği kurarlar; hem buranın sakinlerinin hem de Karamanlı’nın candan insanlarının dualarını alırlar.
Bu yazı 650 kere okundu.
|