|
Sporda tribünler bambaşka bir olgu ve farklı bir kültürdür.
Tribün kendine özgü yapıları ile zengini yoksulu, işi olanı olmayanı ayırmadan peşine takıldıkları sevgiyle yoğrulan bir oluşumdur. Bu yüzden tribün çok farklı sosyolojik ve psikolojik bir tanımda kendine yer bulur.
Soma’dan kazandığının bir kısmını Soma’ya harcayan, kurumsallaşmış büyük bir firma olan Soma Kömürlerinin spora el atmasıyla Somaspor gözle görülür bir canlanma yaşadı. Şimdi de emin adımlarla hedefe doğru yürüyor.
İşte Soma’da sporun bu canlanışı, tribünlerde var olan ama kendi kabuğuna çekilmiş sporun etkisiyle bekleme moduna girmiş potansiyeli de harekete geçirdi. Her maçta rakipleri kıskandıracak bir tribün topluluğu Somaspor’un girdiği tüm stadları çoşturuyor.
Kolay bir iş değildir bu. Ama bunu Soma’da hayata geçiren SİYAH İNCİLER diye bir tribün var. Soma Atatürk stadını renklendiren tribün grubunun liderleri Emre Erşin ve Murat İnce’yi yanında gruptan bir kaç genç ile birlikte tanıma fırsatı buldum. Kendilerine SİYAH İNCİLER diyen (ki çok hoş bir isim) bu grubun, iki gencin ekiplerinin birleşmesi sonucu oluştuğunu öğrendim.
Bu renkli grupların tribünlerde Soma ve Somaspor için bir araya gelmeleri Soma için iyi bir şanstır. Yani gençler Soma müşterekinde birleşmeyi başarabilmişler.
Tanıdıkça içlerinde ne cevherlerin olduğunun farkına varıyorsunuz zaten.
Ben yaklaşık 250-300 kişiden oluşan bu SİYAH İNCİLER grubunun Somaspor sponsoru olan şirketin çalışanlarından oluşuyor sanırdım. Oysa taraftar grubunun liderleri Emre Erşin ile Murat İnce dahil kimsenin burada menfaat ilişkisi olmadığını da öğrendim. Koskoca gruptan sadece dört-beş kişinin şirket çalışanı olduğunu ve onların da eskiden beri burada çalıştıklarını belirtince doğrusu şaşırdım. Önemli bir kısmı da günlük hayatta kendi ticari faaliyetlerinin mücadelesi içindeler
Adını andığım bu tribün liderleri aslında çok neşeli ve hareketli insanlar ama daha düne kadar kendilerine gülenlerin takımın başarısı geldikçe yanlarına yaklaştığını sevinerek ifade ediyorlar. Herkesi de kucaklamaya hazır oldukları da anlaşılıyor.
Yaptıkları görevin Soma sevgisi olduğunu belirten Siyah İnciler, Somaspordan deplasmanlara gittikleri otobüsten başka bir menfaatlerinin olmadığını ve olmayacağını söylediler. Ancak, Sayın Ramazan Doğru başta olmak üzere bütün Yönetim Kurulundan ve özellikle Gökhan Gür, Melih Yavaş ve Mehmet Güvendiren’den her fırsatta şükranla bahsediyorlar.
Dediğim gibi tribün işi kolay bir iş değil. Hele benim işim hiç değil doğrusu. Soma’yı, Somasporu ve Soma’da sporu ne kadar sevsem de böylesine bir taraftarlık benim yapabileceğim bir iş değil. Ama davet ettikleri bir deplasmana onlarla gitmek bile bana renkli gelecek gibi görünüyor.
İlginç ve güzel olan bir yan ise Siyah İncilerin çevre ilçelerden destek istenecek kadar etkili olduğu gerçeği.
Grubun ulusal düzeyde taraftarı oldukları takımlar ve renkler (hem de tutku derecesinde) farklı olsa da Somaspor müşterekinde birleşmeyi başarabilmiş gençler.
Oysa herkes biliyor ki bu spor işinin önü para ardı para. Amatörlükmüş spor sevgisiymiş forma aşkıymış hepsi hikâye. Bunu sadece sevgiyle yapan taraftarın ta kendisi.
İşte, gerçek anlamda Soma’da maden işçisinin yaktığı ışıkla Soma’nın, Somasporun ve Soma’da sporun yanında yürüyen ve asla yalnız bırakmayacak grup: SİYAH İNCİLER…
Başarılara ve profesyonel liglere susamış yeni ve genç bir taraftar nesli…
Bu yazı 771 kere okundu.
|