- Emel?den babasına - Büyük ve yaşlı bir incir ağacı vardı, Hatırlar mıydı seni o bulanık hâtıralardan Acaba hiç suçluluk hissine kapıldı mı Sana yardım edemeyişinden O gün, sen kıvrım kıvrım kıvranırken acıdan?
Anıların tam orta yerinden hatırlarım Kornasından tanıyıp senin geldiğini anlardım, Üzerinde koskocaman emel yazan Kırmızı burunlu o kamyonu; İlk arabamızdı onun için unutmam Plâkası da a-re üçyüzondokuzdu.
Nerelerde o ağaç şimdi, Hiç mi yardım edemezdi o gün sana Hadi ben küçüktüm, bilmezdim O yaşlıydı; O bari diyemez miydi ?Karnını tutarak sancıdan kıvranan Bu adamın bir kızı var ilkokulda Birde kardeşi var daha kundakta?? O kundaktaki baba olacak gittiğin Ekim?de iincir ağacının altına uzanışının üzerinden Yirmisekiz sonbahar geçtikten sonra?
Hastanede doyamadığım yanaklarından Öpüşümü hatırlıyorum seni, Zaman silemedi kulaklarımdan Bana ? Kızııım ? diye seslenişini.. Doktorlar açıp kapatmışlar hemen - Neyi açıp kaptılarsa artık - Amcam galiba bir şeyler biliyordu da Beni ürküten sadece senin yokluğundu.
Kesip attı amcam o incir ağacını Sadece buğulu bakışlarından hatırlamak için seni. Kesmeseydi de amcam o ağacı Bir tek şunu sorabilseydim o?na Babasızlığı sen bilir misin Sen hiç babasız kaldın mı incir ağacı
Bu yazı 1642 kere okundu.
|