Geçen gün gazetemde “E.L.İ. den Akhisar-Gölmarmara yolu için yardım istendi” haberini okuyunca farkına vardım. Bizler aslında nasıl bir nimete sahibiz de bunu kavramış değiliz. Tüm çevremizde özel-resmi her türlü dernek ve kuruluşun kapısını çaldığı E.L.İ. olmasaydı Soma bugünkü ekonomik değerine sahip olamazdı. İddia ediyorum E.L.İ. olmasaydı madenler gene çıkarılırdı ama Soma nın adı hiçbir ekonomik göstergede yer almaz, tanıyan bilen olmazdı. Eskiden halk arasında Etibank veya İşletme diye adlandırılan E.L.İ. ülkemize kazandırdığı artı değerle her yıl Türkiye nin en büyük ilk kırkına giriyorsa saygıyı hem de çok ciddi bir saygıyı hak ediyor demektir. Çok kişinin bünyesinde yer almak istediği bu büyük kuruluş 2000 yılında çok dengesiz bir şekilde asılsız dedikodu ve saptırmalara maruz kaldı. Nice dürüst ve çalışkan insan zan altında bırakıldı. Bağımsız mahkemelerde aklanan tüm iddialar gibi bu karalamayı yapanlar da silindi gitti. Ama bu güçlü kurum yüzyıldır dimdik ayakta ve rahat bırakılırsa yüz yıllarca da yaşayacak kudrettedir. Bugün Soma da, sabit gelirden yoksun, taşıma suyla döndürülmeye çalışılan sporun düştüğü bu çaresiz durumda bile bu iftiranın izleri var. Bir zamanların Linyitsporu sayesinde ekmek yemeye başlayıp artık Soma lı olmuş onlarca arkadaşımız var. Spordaki en güçlü ve canlı anılar onların hafızalarında yer alıyor. Onlar bile sporun çaresizliğin içinde kıvranıyor. Madencilikte 100. yıla yaklaşırken bugün Türkiye nin dört bir yanındaki kabristanlarda bile E.L.İ. den nasiplenmiş insanlar vardır. “Ee Le İii den emekli” diye sonlanan selâlar bile o anda rahmet dileyen dinleyenleri nerelere alıp götürür. Nitekim benim de hatırlamadığım çok eski dönemlerde civar köy ve kasabalardan insanlar çalışmak için rica minnet toplanırmış. Bu insanlar kimi mevsimlik çalışıp ayrılır, birkaç ay/yıl sonra yeniden işe girermiş. Kimi de yıllarca çalışıp buradan torun torbaya karışırmış. Bugün devlet ciddiyetinin altında kanun ve yönetmeliklerle idare edilen bu kurumun bünyesinde böyle insanların çocukları torunları da görev alıyor. Ayrıca ben, hiçbir sorumluluğu veya amirlik vasfı olmadığı halde yanında kendi gibi çalışan arkadaşını “bugün üretim az oldu” diye azarlayan vatansever çalışanlara tanık oldum. Yazılsa kitap olacak anıların yaşandığını gördüm. Günümüz Soma sında elini taşın altına sokan E.L.İ. nin yanında, ekonomik potansiyeliyle kader arkadaşı olarak SEAŞ ile Nakliyeciler Kooperatifi yer alıyor. Bu çok güçlü 3 kuruluşun Soma ya kazandırdıkları inkâr edilemez. Belki ben yanılıyorum ama, Soma daki özel kuruluşlar günlük ticari işlevlerinin yanında daha oyuna girememiş görünüyorlar. Eğer ben göremiyorsam bu konuda bir cevap veren olursa kendi çapımda onlara da yer verebilirim. Yani sonuçta kim ne derse desin Yüzüncü yılında E.L.İ. yüz yıl daha yaşatılması gereken ciddi bir kurumdur. Çünkü insanlar bu kurum aracılığıyla kazandıkları sayesinde kendi düzenlerini kurarak olması gereken çağdaş yaşam olanaklarına doğru yol alıyorlar.
Bu yazı 1962 kere okundu.
|