|
HAFTANIN SÖZÜ
Bizi güçlü yapan yediklerimiz değil, hazmettiklerimizdir. Bizi zengin yapan kazandıklarımız değil, muhafaza ettiklerimizdir. Bizi bilgili yapan okuduklarımız değil, kafamıza yerleştirdiklerimizdir. Francis Bacon
Ligimizin son 8 haftasına girildiği şu günlerde herkesin eline kâğıt kalem aldığı ve hesap kitaplarla uğraştığı çok aşikâr. Şöyle kabataslakta olsa bir hatırlatma yapalım. Lig lideri Bursaspor 2. sıradaki Galatasaray ile arasındaki puan farkını 5 e çıkarmış, Fenerbahçe ve Beşiktaş ile puan farkı 6 olmuş. Bursa sporun bir maçı ise ligden düşürülen Ankara spor ile yani geriye kaldı 7 maçı. Geçtiğimiz hafta birçok spor yorumcusu Bursaspor işi bitirdi, artık Bursa spor şampiyon kelimesinin şam hecesinde demeye başladılar. Şöyle biraz eskilere gidip düşündüğüm de şampiyonluk kelimesini kullanmak için gerçekten çok erken diye düşünüyorum. Çünkü ligimizin adı süper lig, Süper güçlere sahip takımların olduğu bir lig izliyoruz.
Bursa spora gelince bu sezon yapmış oldukları çıkış önceden tahmin edilebiliyordu. Ne zaman mı? Ertuğrul Sağlam ın Bursaspor ile sözleşme imzaladığı gün böyle bir çıkış veya patlama yapacağını tahmin edebiliyordum. Bir sezon önce Beşiktaş da iyi bir takım kurup iyi bir hazırlık dönemi geçirdikten sonra istemeyerek takımdan ayrılması ve o Beşiktaş ın çifte kupa kazanmasında belki de en büyük pay sahiplerinden birisiydi Ertuğrul hoca. Belki birçok kişi bu gerçeği kabul etmese de ben kendi mesleki tecrübem ile olayı bu şekilde değerlendirmekteyim. Tabi Sezarın hakkı sezara verildi mi? Tabi ki de hayır diyorum.
Gelelim ligimize bu sene renk veren ve bir çok kişiyi heyecanlandıran Bursa spor takımını yazmaya.Bursaspor un iskeleti eski takımlarından tatsız ayrılan oyuncular dan oluşmaktadır. Trabzon sporlu taraftarların gitsin diye dua ettikleri Hüseyin Çimşir, Beşiktaş tan gönderilen Ali Tandoğan, Tomas Zapotocny, Tuna Üzümcü, Galatasaray dan tanıdığımız Ömer Erdoğan istenmeyen futbolcular olarak kulüplerinden gönderilen bu oyuncular şimdilerin kıymetli oyuncuları oldular.
Şöyle bir düşündüğümüz de çarşıda gezerken Bursa sporlu oyunculardan İsmail ile ya da Turgay ile karşılaşsak acaba hangimiz bu oyuncuları tanırız. Kesinlikle kimse tanıyamaz ama belki de sezon sonunda onları tanıyanların sayısı biraz daha fazla artmaya başlar diye düşünüyorum.
Fenerbahçe nin iki oyuncusunun (güiza, m.topuz) fiyatından daha düşük bir mali gücü olan bursa sporun bu denli bir çıkış yapması ve İstanbul kulüplerini yenmesi ligimizin çok süper olduğunu mu gösterir yoksa bir şeylerin ters gittiğini mi gösterir. Çok yüksek bedeller ödenerek alınan oyunculardan kurulu yıldızlar topluluğu takımlar nasıl olurda bu denli kötü futbol oynarlar ve kötü sonuçlar alırlar gerçekten incelenmesi ve sorgulanması gereken bir durum diye düşünüyorum.
Olaya birde şu pencereden bakalım ve madalyonu diğer yüzüne çevirelim. 2–3 sezondan beri ligde fırtına gibi esen, ismini ağzımızdan düşürmediğimiz, bütün takımların korkulu rüyası haline gelen ve geçtiğimiz sezon ülkemizi Avrupa da temsil eden Sivas spor ne oldu da bu günlerde düşme potasının tam içinde oluyor onu anlamak hiç ama hiç mümkün değil. Sivas spor iki üç oyuncusunu göndermesinden dolayı mı düştü bu hale. Nasıl olur da bu kadar düşüş olabilir. Gerçekten ligimiz süper mi yoksa değil mi sanırım bu soruya cevap ararken biraz daha kafam da cevap netleşmeye başlıyor.
Bu yazımı 25 Mart da yazıyorum ve yazım size dört gün sonra pazartesi 29 Mart günü ulaşacak. Bugün bütün gün televizyonlarda şike soruşturması adı altında bir haber gündeme bomba gibi düştü ve bu soruşturmada en çok ismi gündeme gelen kişi İstanbul Büyük Şehir Belediye sporun antrenörü Arif Erdem ve aynı takımın kalecisi Hasagiç ve aynı takımın forvet oyuncusu Taner dir. Cuma günü oynanacak kritik İstanbul b.b – bursa spor maçı öncesi böyle bir olayın yaşanması düşündürücü. Gözaltına alınan oyuncuların ve antrenörün ligin kaderini belirleyecek bir haftada bu şekilde gündeme gelmesi ise beni derinden sarstı. Şu an zamanımıydı? Ligimizin içinde bulunduğu durum itibari ile yapılan operasyon maçlar bittikten sonra yapılamaz mıydı? Düşünmeden edemiyorum. Neler oluyor süper ligimize? Kalitemiz mi artıyor yoksa düşüyor mu?
Sabırla son 8 haftayı dikkatli bir şekilde takip edeceğim. Benden size küçük bir öneri, süper ligimizin kalan 8 haftasını yakından takip etmeye çalışın. İşte o zaman yazımın başlığına uygun cevabı siz bulacaksınız…
Bu yazı 773 kere okundu.
|