|
HAFTANIN SÖZÜ
Yapabileceğine inanmazsan, hiç şansın yoktur. "Arsene Wenger"
Her hafta yazmış olduğum köşe yazılarımı takip eden sporcu kardeşlerim benden bu hafta için kendileri için çok önemli olan beslenme ve maç yemeği hakkında ki bilgilerimi ve tecrübelerimi anlatmamı istediler. Bende kendilerini kırmak istemedim ve bu yazımda futbolcu kardeşlerimin maçlardan önce maç yemeğinin nasıl olacağı hakkında bilgi vermek istiyorum.
Bu konu gerçekten çok önemli bir konu ama ülkemizde sporcular bu konuda yetersiz bilgiye sahipler. Süper lig kulüplerin de bu konu ile yakından ilgilenen diyetisyen veya beslenme uzmanı arkadaşlar yer almaktadır. Tesislerde futbolcular her zaman gözetim altında ve beslenme uzmanının verdiği program doğrultusunda yemeklerini yemektedirler.
2. ve 3. ligde ya da amatör de futbol oynayan sporcu kardeşlerimiz bu konu hakkında ne kadar bilgiye sahiplerdir. Onları bu konuda bilinçlendire bilecek antrenör arkadaşlar yeterli düzeyde bilgiye sahipler mi acaba diye düşünmeden edemeyeceğim.
Birçok kulüp de antrenörlük yaptım ve kulüplerde beslenme hakkında yaşadığım çok ilginç olaylar oldu. Çalıştığım iki takımda beslenme programını kulüp de ben yapardım. Benim verdiğim yemek listesi doğrultusunda aşçı yemekleri yapardı. Bu zamana kadar birçok teknik direktör ile çalışmış olmam ise benim için gerçekten büyük bir şanstı.
Şunu gördüm ki her teknik direktör kendine özgü beslenme programı veriyor olmasıydı. Bazı teknik direktörler maç günü sabah kahvaltısın da zeytin yemeyi yasaklardı, kimisi salatalık ve domates yemeyi yasaklardı, kimisi de haşlanmış yumurtayı kesinlikle futbolculara servis yaptırmazdı. Tabi her futbolcu teknik direktörün verdiği programa uymak zorunda olduğundan bazı dönemlerde sıkıntı yaşarlardı. Bu konu ile ilgili başımdan geçen ilginç bir tecrübemi sizinle paylaşmak istiyorum.
Günlerden birinde bir maç sabahı teknik direktörümüzün vermiş olduğu talimat gereği futbolcuların kaynamış yumurta yemesini yasaklamıştı. Futbolcu benim yanıma gelerek şöyle dedi; Oktay hocam eğer ben kaynamış yumurta yemez isem bugünkü maçta oynayamam. Kendimi kötü hissederim dedi. Bir futbolcunun bana bu şekilde konuşacağını hiç tahmin bile edemezdim. Özellikle bir kaynamış yumurtanın bu denli sıkıntı yaratacağını görmek benim için ilginç bir tecrübe olmuştu. Bende o futbolcu arkadaşa, teknik direktörün talimatı olduğunu ilettim. Kendisi bana hocam lütfen bu konuda senden anlayış bekliyorum dedi. 15 yıldır bu yumurtayı yiyerek çıkıyorum maçlara ve kendimi iyi hissediyorum diyordu. Bende böyle bir inanışa ve düşünceye sahip olan bir futbolcuya, yasak getirmemizin sıkıntı yaratacağını anladım ve cebime bir tane yumurta koydum. Takım yemek yedikten sonra bu oyuncumu odama çağırdım ve onun için almış olduğum yumurtayı yemesini söyledim ve kendisi mutlu bir şekilde yumurtayı yedi ve odasına gitti. Tabi yasak bir olayı gerçekleştirdiğim için hafif bir suçluluk duygusu yaşıyor olsam da o gün yumurta yiyen oyuncuyu daha dikkatli izlemeye karar verdim. Oyuncu eğer o gün kötü oynarsa veya mide problemi yaşarsa kendimi suçlu ilan edecekmiş gibi hissediyordum. Kendisi o günkü maç da tek kelime ile süper futbol oynadı ve teknik direktör kendisini özel tebrik etti. Ben ise o gün şu düşünceye vardım, futbolcular robot değildir. Belli kurallara uymak ve uygulamak zorundadırlar ama bazı özel durumları da göz ardı etmemek gerekir. Belki de benim o futbolcuya yedirmiş olduğum yumurta teknik direktörün motivasyonundan daha etkili olmuştur.
Buna benzer daha çok örnek verebilirim. Mesela yine bir profesyonel takımda antrenörlük yaptığımda, bir futbolcumun maden suyu içmeden kesinlikle ama kesinlikle maça çıkmadığını gördüm. Böyle bir olay karşısında gerçekten şaşkınlık yaşıyor insan. Ülkemizde profesyonelce yaşayan ve beslenen futbolcunun çok az olduğunu gözümle gördükten sonra daha iyi anladım.
Bir daha ki haftaya futbolcuların maç günü nasıl beslenmesi gerektiğini ve neler yemesi gerektiğini sizlerle paylaşacağım.
Sevgiyle kalın…
Bu yazı 1540 kere okundu.
|