|
HAFTANIN SÖZÜ
En çok hoşumuza giden insan, kendimize benzettiğimiz insandır. Moliere
Su, insan yaşamı için oksijenden sonra gelen en önemli öğedir. İnsan yemek yemeden haftalarca canlılığını sürdürebilirken susuz ancak birkaç gün yaşayabilir. Kanın %92 si, kemiklerin %22 si, beynin ve kasların %75 i sudur. Vücudumuz yeterli miktarda su aldığında açlığa 30 ile 40 gün dayanıp hayatta kalabilir. Kendisine su dışında normal yiyecek ihtiyacı olan maddeler verilen bir insan ise 2–4 gün içerisinde organizmasının % 15’i oranındaki suyu kaybeder ve sonuç ölüm olur. Sporcularda ise ter yoluyla su kaybı bir hayli yüksek olup orta şiddetteki bir sportif antrenmanda saat başına yaklaşık 0,5 litre, yoğun antrenmanlarda ise saat başına 2–3 litre civarındadır. Hareketin yoğunluğu ve süresiyle doğru orantılı bir ter kaybı söz konusudur, yani ne kadar yoğun antrenman yaparsak o kadar yoğun ter ve enerji kaybı ortaya çıkar.
Spor yaparken vücuda alınması gerekli olan sıvı miktarının şu temel faktörlere göre ayarlanması gerekir: Havanın sıcak olduğu ve antrenmanların uzun sürdüğü durumlarda vücuttaki su kaybı en kısa zamanda giderilmelidir.
Şu yaz döneminde genç sporcular yaz spor okullarında antrenman yapmaktadırlar. Buradan öncelikle antrenörlere, daha sonra sporculara ve son olarak da sporcuların velilerine seslenmek istiyorum. Değerli antrenör arkadaşlarım, sıcak yaz günlerinde antrenman esnasında sık sık su molaları vererek sporcuların su ihtiyacının karşılanmasını sağlayın. Genç sporcular ise verilen su molalarında mutlaka su içmeleri gerektiğini akıllarından çıkarmasınlar. Öğrenci velileri ise bu konuda daha bilinçli olarak çocuklarının su ihtiyaçlarını karşılamasına yardımcı olmaları gerekmektedir.
Çünkü geçtiğimiz günlerde başıma gelen bir olayı sizinle paylaşmak istiyorum. Bir öğrenci velisi antrenmandan çıkan oğluna şöyle seslendi ‘oğlum terliyken su içilmez’ diyerek çocuğunun su ihtiyacını karşılamasına mani olmak istedi. O sırada öğrenci velisinin yanından geçiyordum ki dönerek yanına yaklaştım. Size bir şey sorabilir miyim dedim, tabi Oktay hocam dedi. Daha önce tv de veya izlemeye gittiğiniz maçlarda, özellikle sıcak günlerde hakemler maçı yarıda keserek oyuncuları kenara su içmeye gönderdiklerini hiç görmediniz mi diye sordum. Evet, gördüm dedi. Kenara su içmeye giden oyuncular sizce terli değiller mi diye sorduğumda, biraz şaşkınlık yaşadı ve hafif gülümseyerek ne demek istediğimi anladı. Bilimsel araştırmaların sonucunda maç oynandığı sırada bile hakemler su molası vererek sporcuların su ihtiyaçlarını karşılamasını izin vermektedir. Bu hafta ki yazıma şu güzel cümle ile son vermek istiyorum.
Sadece susayan suyu özlemez, su da susayanı özler.
Bu yazı 984 kere okundu.
|