|
HAFTANIN SÖZÜ
Coşku, zekâdan daha önemlidir. Albert Eınsteın
Geçtiğimiz Perşembe günü Türk futbolu adına hüzünlü bir gece yaşadık. Ülkemizi Avrupa kupalarında temsil eden Beşiktaş, Fenerbahçe, Galatasaray ve Trabzon sporun rakipleriyle oynadıkları maçların sonucunda sadece bir temsilcimiz ile yüzümüz güldü.
İlk önce Beşiktaş’ın maçı başlamıştı ve deplasmanda rakibini 4–0 gibi güzel bir skorla yenmeyi başardı. Bu sonuç ile perşembe akşamının bizim için iyi geçeceğini düşünüyordum. Daha sonra Trabzon sporun Liverpool karşısında hemen maçın başında bulduğu bir gol ile maça başlamış olması beni çok mutlu etmişti. Fenerbahçe ve Galatasaray’dan gol haberi gelmiyor olması biraz canımızı sıkıyordu ama maçın ikinci devresinin başlarında Fenerbahçe beklediği gole hemen kavuşuyordu.
Trabzon spordan kötü bir haber geldi ve 82. dk da Giray’ın kendi kalesine attığı gol ile maçta 1-1’lik beraberlik olmuştu. Bu demek oluyordu ki Trabzon sporun son 8 dk da 2 gol bulması gerekiyordu. Tabi biz bunun hesabını yaparken Liverpool bir gol daha buldu ve Trabzon sporun UEFA macerasının son bulduğunu bize anlatıyordu.
Fenerbahçe ise 90 dakikanın sonunda ikinci golü bulamadığı için maç uzatmalara gitmişti ki birden Galatasaray’dan gol haberi geldi. Tabi Galatasaray’ın gol haberinin dakikası 90 olunca sevincim ikiye katlandı. Artık Galatasaray tur atladı diye düşünürken maçın uzatma dakikalarında şok bir gol yiyerek ekran başındaki herkesi delirtmeyi başardılar. En son Fenerbahçe’nin maçı kalmıştı ve uzatmalar oynanacaktı. Rakip takım PAOK o uzatma dakikalarında bir gol attı ve o geceyi biz Türklere zehir etti. Dört temsilcimizden sadece Beşiktaş gruplara kalmayı başardı. Ülke puanımızın daha da düşecek olması ve de kulüplerimizin kasalarına girecek olan parayı düşününce kaçan balığın çok büyük olduğunu görmek mümkün oluyor.
O gece dikkatimi çeken ve yaptıkları bariz hatalar ile takımlarının gol yemesine yardımcı olan 3 oyuncudan bahsetmek istiyorum. Trilyon kazanan ve yıllardır liglerde top oynayan futbolcuların nasıl oluyor da böyle bariz bir hatayı böyle kritik maçlarda yapıyorlar anlamış değilim.
Trabzon sporun yediği birinci golde Egemenin yemiş olduğu çalımı anlatmamın imkânı yok. Gelelim beni daha çok sinir eden iki oyuncuya. Birincisi Hakan Balta, ya kardeşim maçın bitimine kalmış bir dakika havadan gelen top ensesine çarpıp önüne düşüyor ve hakan balta koşmayı bırakıp rakip oyuncuyu izlemeye başlıyor ve topu kalesinde görüyor. Sonra iki eliyle başını tutuyor. İkinci sırada Fenerbahçeli Bilica var. Kendinden 20 cm kısa bir oyuncu bir karış önünden kafa ile topu geri aşırtıyor ve Bilica orada maçı rakibe hediye ediyor. Şimdi bu hataları yapan oyuncuların yaptıkları hatayı düşünüce burada antrenörün ne suçu var diye düşünmeden edemiyorum.
Beni en çok şaşırtan olay ise UEFA’nın tavrı oldu. UEFA Galatasaray’ın rakibinin stadını incelemek için uzman heyeti bile göndermemiş. Çünkü Galatasaray kesin tur atlar diye.
Bu kötü haftayı geride bıraktığımız için çok mutluyum. Umarım elimizde kalan iki temsilcimiz ile Avrupa da yüzümüz güler ve ülke puanına katkı sağlanır. Bursa spora şampiyonlar liginde, Beşiktaş’a Avrupa kupası yolunda başarılar diliyorum. Umarım yeni Bilica’lar ve Hakan Baltalar ortaya çıkmaz.
Bu yazı 766 kere okundu.
|