|
Son zamanlarda Beşiktaş gözle görülür bir yükseliş içerisinde. Özellikle Avrupa maçlarında rakiplerini tek tek dize getirmesi ise ülkemiz adına çok sevindirici bir olaydır. Tabi bu güzel yükselişin istikrarlı bir şekilde olması şarttır. Çünkü lig lideri ile açılan puan farkı Beşiktaş’ın daha istikrarlı olması gerektiğinin bir göstergesidir.
Sezon başında takımın başına getirilen teknik direktör Schuster son zamanlarda basına verdiği demeçlerle tüm dikkatleri üzerine çekmeyi başarmaktadır. Lige iyi bir başlangıç yaptığı için her şey güzel gidiyordu. Tabi ardı ardına gelen puan kayıpları ile eleştirilere maruz kalan Schuster basın yolu ile verdiği demeçlerle kimi zaman gazetecilerle kimi zaman da Türkiye de futbolun içerisinde olan kişilere hakaret edercesine açıklamaları ile aklımıza kazındı.
Son olarak Konya maçından sonra verdiği o çok ilginç demeç ise; Türkiye de hala 1960’ların futbolu oynanıyor, sözü ile birçok kişi tarafından eleştirilmişti. Acaba Schuster bu sözü ile gerçekten haklımıydı, yoksa her zaman ki gibi kaybetme psikolojisi ile söylediği saçma bir cümlemiydi.
Türkiye de oynanan futbola şöyle bir baktığımızda çok kaliteli bir ligimizin olduğu söylenemez ama bu 1960’ların futbolu oynanıyor anlamına da hiç gelmez. Beş aydan beridir ülkemizde çalıştığı halde hala Anadolu takımlarının büyük takımlara karşı nasıl oynadığını çözemediyse eğer iğneyi önce kendine batırması gerektiğini düşünüyorum. Tabi olaya birde şu yönden bakarsak eğer karşımıza çok daha vahim sonuçlar çıkacaktır. Schuster’e sormak isterim acaba Beşiktaş’ın oynadığı futbol hangi yılın futboludur çok merak ediyorum. Bir guti’nin oyundan atılması ile tüm oyun düzeni bozulan bir takım acaba hangi yüzyılın futbolunu oynuyordur. Ya da bir takımda 10’dan daha fazla oyuncunun sakat olması acaba hangi yüzyılın antrenmanlarını yaptırdığından dolayı olmaktadır.
Ülkemiz artık ikinci bir katar olmuş durumda. Gelen çantasını eurolarla doldurup ülkesinin yolunu tutuyor. Türk futboluna hiçbir katkı yapmadan ülkesine giden insanlardan bıkmış durumdayız. Birde mikrofonu alıp ülkemizde oynanan futbola veya yenildiği rakip hakkında yaptığı seviyesiz eleştiriler ile hem suçlu hem güçlü durumunda olması ayrı bir vaka.
Bu hoca ile Beşiktaş beklediği ve hak ettiği yerlere ulaşması çok zor. Şimdilik Avrupa maçlarının ona sağladığı kontur ile konuşmaya devam etmektedir. Yakında o sarı saçlarının yanında beyazların daha da artacağını görmek ümidiyle.
Bu yazı 656 kere okundu.
|