|
Spor da en önemli unsurlardan biridir antrenör. Yıllardır takıma katkısı yüzdelik dilimlerle hesaplanmaya çalışılan antrenörün katkısı yüzde yüzdür aslında. Neden mi? Çünkü yanlış yaptırdığı çalışmalar ile oyuncuları sakatlayabilir, yanlış sistemle oynatarak takımı mağlup edebilir, kötü karakteri ile sporcuları zehirleyebilir. Yanlış bilgilendirme ile bir sporcunun spor hayatını bitirebilir. Bu bahsettiklerim sadece küçük birkaç örnek. Bu örnekleri çoğaltmak mümkündür.
Başlığımda kullandığım mikrop kelimesi kimimize göre ağır gelebilir ama bu konuyu şu şekilde açıklayacağım. Öncelikle bir sporcunun spora başlama yaşı 8 veya 10 diyelim. Bu her spor branşına göre farklılık gösterir ama biz ortalama bir yaş söyleyelim. 8 yaşında bir çocuğunuzu bir kulübün alt yapısına teslim ediyorsunuz. Sizin çocuğunuza eğitim verecek antrenör ise sigara içen, ağzında küfürlü kelimelerin eksik olmadığı, dış görünüşü paspal ve diksiyonu çok kötü olan birinin çocuğunuzun antrenörü olduğunu bir hayal edin. Hayal etmesi bile çok kötü. Ne yazık ki çevremizde bu tarz antrenörlerin sayısı pek de az değil.
Bu antrenörler genç sporcularla toplantı yapar ve toplantıda sigaranın zararlarından bahseder ama antrenmanın sonunda ilk yaptığı iş ise cebinden çıkardığı sigarayı yakmak ve yanından geçen genç sporculara iyi günler diye seslenmek olur. Bu antrenör çocuğunuza diş fırçalamaktan bahseder ama kendi dişleri sap sarıdır. 8 – 10 yaşında olan çocuğunuz bu yaşına kadar duymadığı küfürü o antrenörden duyar ve bunu kendi hayatında kullanmaya başlar.
Böyle bir antrenörün yetiştirdiği çocukların ne olacağını tahmin etmek çok da zor değil bence. Kendini yetiştirememiş bir insan nasıl oluyor da geleceğimiz olan gençlerimize hayat hakkında ders verebiliyor.
Hiç unutmuyorum Soma da genç takımlarda oynadığım dönemlerde antrenörümüz bizimle toplantı yapardı ve gözlerimizin içine bakarak sigara içmeyin alkol kullanmayın diye öğütler verirdi. Antrenman biter bitmez sigarasını yakar ve odasına geçerdi, daha sonra bizimle bir konu konuşacak ise odasına çağırır ve dumanla kaplanmış odasında bize bir şeyler anlatırdı. Daha da kötüsü bazı antrenman günlerinde ağzı alkol kokardı ama yinede yere düşmemek için olağan üstü çaba gösterirdi. Kaç yaşına geldim ama hala o kötü günleri unutmuyorum. Onun sayesinde birçok arkadaşım alkol ve sigaraya heves sardı ve o kötü alışkanlığa genç yaşta başladı.
Siz siz olun antrenör kılığına girmiş mikroplardan uzak durmaya çalışın ve geleceğimiz olan gençlerimize buluşmaması için gerekli önlemleri alın.
Bu yazı 988 kere okundu.
|