|
Türk futbolunda her sezon sonu yaklaşıldığında en çok duyduğumuz kelimedir teşvik primi sözcüğü. Özellikle şu sıralar Trabzon spor ve Fenerbahçe arasında süper ligimiz de amansız bir yarış vardır. Bu yarış öyle bir hal aldı ki artık taraflar her türlü iftiraya uğrar oldu.
Teşvik primini şöyle anlaşılır bir dille anlatmak gerekirse şu şekilde söylemek bana göre en mantıklısıdır. A takımı ile b takımı arasında oynanan maçtan önce bir c takımının, mesela b takımı futbolcularına bu maçta a takımına karşı daha iyi oynamaları için para ya da benzeri şeyler vermesine teşvik primi denir.
Şu sıralar en çok teşvik priminin konuşulduğu maçlardan bir tanesi Eskişehir spor ile Trabzon spor arasında oynanan maçtır. Birçok kişi bu maçta Eskişehir sporun bu zamana kadar göstermediği bir performans sergilediğini ve bunu da teşvik primiyle alakalı olduğunu düşünenlerin sayısı hiç de az değil. Birkaç medya organında İstanbullu bir iş adamı maçtan hemen sonra Eskişehir spor takımına kişi başına 50 bin tl verdiği iddia edilmişti. Bu tür olaylar sezon sonu olduğundan dolayı iyiden iyiye yayılmaktadır. Son olarak da Fenerbahçe nin, Buca spor ile oynadığı maç ile ilgili birkaç haberin yapılmasıydı. Bu sefer de Trabzon spor, Fenerbahçe nin rakibi olan Buca spora para göndermiş deniliyordu. Bu olayların arkası kesilmez diye düşünüyorum. Sezonun en kritik haftalarına girdik, kim bilir daha neler duyacağız.
Yıllardan beridir teşvik primi iyi mi, kötü mü diye tartıştık ve son olarak federasyon bununla ilgili girişimlerde bulundu ve suç olması sağlandı. Artık teşvik primi suç oldu. Acaba suç olduktan sonra teşvik primi sorununu kökten çözebildik mi? Bana sorarsanız hayır.
Bana göre her şey eskisi gibi gitmeye devam ediyor. Ülkemizde teşvik primini ispatlayabilmek neredeyse imkânsız diye düşünüyorum. İspatlanamadığı için de bütün söylenenler hava da asılı kalıyor. Ama şunu çok iyi biliyorum, o da ülkemiz de sadece futbol sahasında başarılı olmak yetmiyor.
Bu yazı 847 kere okundu.
|