|
HAFTANIN SÖZÜ
Ahlaka dair bildiğim ne varsa futboldan öğrendim. Çünkü top hiçbir zaman beklediğim köşeden gelmedi Albert Camus’
Değerli okurlarım bu hafta sizlere şike ile ilgili yazı yazmak istemiyorum. Çünkü kaç haftadır bu konu ile ilgili kayda değer bir gelişme olmadığı için biraz daha beklemeye karar verdim. Bu yüzden son zamanlarda karşılaştığım ve görüştüğüm futbol yöneticilerinden sizlere bahsetmek istiyorum. Futbolun en önemli yapı taşlarındandır yönetici. Futbolcuyu bir araba olarak düşünürsek, antrenörü bu arabanın motoru, yöneticiyi ise bu arabanın benzini olarak düşünebiliriz. Biri olmadan diğerleri hiçbir işe yaramaz.
Özellikle transfer dönemlerinde bol bol medyaya çıkıp, kaliteli antrenör istiyoruz veya daha önce başarıları olan tecrübeli antrenör ile anlaşmak istiyoruz diyen yöneticileri hepimiz çok yakından görüyor ve duyuyoruzdur. Bu tarz konuşmaları o kadar çok sık duydum ki bu yöneticilerin sayısı saymakla bitmez diye düşünüyorum. Türk futbolu bana göre bu yönetici sıfatı taşıyan arkadaşlar ile karanlığa doğru hızla sürükleniyor.
Türkiye’nin 5 büyük bölgesinde antrenörlük yaptım. Birçok kulübü gezme ve tanıma fırsatı buldum ve her türden insan tanıyarak Türk futbolunun içerisinde olan yöneticilerin profillerini iyi etüt ettim. Hangi takıma gidersem gideyim, o kulüpte mutlaka futboldan anlayan insanların sayısı 3 veya 4’ü geçmezdi. Takım ile ilgili önemli kararları ise futbolun içinden gelmeyen ve bu işin inceliğini bilmeyen kişilerin karar veriyor olması ise bu konunun ne kadar da vahim bir durum olduğunu bize çok net göstermektedir.
Futbol televizyondan göründüğü gibi basit bir şey değil, bu işin içine girdikçe bu işin çok yönlü bir zekâ, akıl, sağlam karakter ve adanmışlık istediği karşımıza çıkıyor. O yüzden Türk yöneticisi takımlarını bu olgulardan uzak bir şekilde, sahip olduğu şirket gibi ya da patronu olduğu iş yeri gibi yönetmeye kalkıyor. Sonunda ise hep hüsran oluyor ve kaybeden sadece ama sadece Türk futbolu oluyor.
Avrupa da yönetici okulları var, bu konuda eğitimin mutlaka gerekli olduğunu düşünerek işi bilen profesyonel insan yetiştiriyorlar. Bu yetiştirdikleri insanlar ise çalıştıkları kulüplerde söz sahibi oluyorlar. Yani çok zengin iş adamı olmasalar da kulüplerde görev yapıyorlar. Bende artık bu işi bilen yöneticileri bu işin içinde görmeyi çok istiyorum. Hani onlar bizlere diyorlar ya, kaliteli hoca veya kaliteli futbolcu istiyoruz. Artık biz futbol adamları da kaliteli ve karakterli yönetici istiyoruz diyorum.
Bu yazı 619 kere okundu.
|