|
HAFTANIN SÖZÜ
Ben yaşayan bir sanatçıyım, sanat eserim de yaşamım. SUZUKİ
Bu tarihi artık unutmamızın imkânı yok. Kiminin evlilik yıldönümü olacak, kiminin doğum tarihi olacak, kiminin Türk futbolunu katlettiği gün olarak hafızalarda yer alacak. Daha önceki yazılarımı takip edenler iyi bilirler ki, buralara kadar gelmemizde şans faktörünün her zaman yanımızda olduğundan bahsetmişimdir. Takke düştü ve kel göründü.
Şöyle üzücü olayların peş peşe geldiği günlerde o kadar çok ihtiyacımız vardı ki bizi sevindirecek bir olaya ama ne yazık ki olmadı. Olağan üstü kötü oynadığımız bir maçı daha geride bıraktık, kadro hatasından bahsetmek istemiyorum artık. Çünkü bu takım formda olan oyuncuların oynadığı bir takım değil, birkaç kişinin egosuyla hazırlanan bir takım. Şuanda Tolga gibi hazır bir oyuncun varken neden tercih edilmiyor anlamış değilim. Neden Giray daha önce ilk 18’e bile giremezken, şimdi böyle önemli bir maçta direk 11 de başlıyor bunu hiç anlamıyorum. Böyle uzun boylu oyuncuların bulunduğu bir rakibe karşı neden havadan oynuyoruz bunu ise hiç ama hiç anlayamıyorum.
2008 de elediğimiz Hırvatistan ile tekrar karşılaşıyoruz ve bir bakıyoruz ki adamlar bu 3 senelik süre içinde belli bir yol kat ettikleri çok açık ortada. Ya biz ne yaptık bu 3 sene içerisinde, sistemimiz mi oldu, ya da çok iyi oyuncular mı yetiştirdik, neyi keşfettik arkadaşlar. Bu denli büyük paralar harcanıyor ama boşuna, biz bu başarıların çok daha büyüklerini Türk antrenörlerle kazandık. Lütfen biran önce özümüze ve ruhumuza dönmemiz gerekiyor.
Gelelim yenilgimizden daha üzücü olaylara. Öncelikle futbolcuların taraftarlar ile girdiği küfürlü tartışmalara. Bu küfür olayı bundan 10 sene öncede vardı, 20 sene öncede vardı, şimdi de var ve gelecekte de olacaktır. Eğer ki o formayı taşıyorsan ne küfür duyacaksın, ne de taraftara küfür edeceksin kardeşim. Kendilerini vazgeçilmez sanan futbolculardan biran önce kurtulmamız gerekiyor. Diğer üzücü bir olay ise, maç 3–0 olduktan sonra görmüş olduğumuz sarı kartları iyice bir inceleyin. Bazı arkadaşlar Hırvatistan’a gitmeye gerek bile görmedi.
Sıra geldi faturanın kesilmesine. Arkadaşlar Hiddink kesin gidiyor ama bana göre sadece onun gitmesi yetmez. Bu kadroyu seçen diğer arkadaşlar kimse, onlara da teşekkür etmek gerekiyor artık. Kulislerde bir şeyler söyleniyor ama kimse isim yazamıyor. Ben dayanamıyorum ve yazıyorum, yeni hocamız Abdullah Avcı olursa kimse şaşırmasın.
Bu yazı 438 kere okundu.
|