|
Kartallar çok önemli bir deplasman maçına gittiklerinin farkındaydılar. Trabzonspor maçından alınan 3 puan ile morallerini de üst düzeye çıkararak Tel Aviv maçı öncesi iyi olduklarını gösterdiler. Rakip takımın iddiası yoktu ama son dakikaya kadar mücadele edecekleri çok belliydi. Her iki ülke vatandaşları birbirinden nefret ettiği için de aynı zamanda farklı duyguları yaşadığımız bir maçtı.
İlk yarısı berabere bitecek diye beklerken, bu sezonun suskun ve bir o kadar asi olan futbolcusu Quaresma öyle bir gol attı ki İsrailli bazı taraftarlar bile alkışlamamak için kendilerini zor tuttular. İkinci yarının başlaması ile Beşiktaş ikinci golü buldu ve klasik Türk takımı gibi rahatlama durumuna erken girdi. Rakibin ne kadar iddiası olmasa da sonuç da bir Türk takımı ile oynuyorlardı bu bile onların maçı bırakmaması için en büyük etkendi.
İki farklı üstünlüğü yakalayan kartallar, mücadele etmek yerine, kısa paslarla al gülüm ver gülüm hesabı yapmak istediler ama rakibin istekli mücadelesi evdeki hesabı çarşı ya uydurmadı. Hiç tahmin etmediğimiz iki pozisyonda maç birden 2–2 beraberliğe geldi. Maçı izleyen herkes eminim ki sinirden patlıyordu. Carvalhal’ın da bu şok karşısında Holosko gibi bir oyuncuyu 90. dakika da sahaya sürmesi ile yine beni şaşırtmayı başardı diyebilirim.
Son dakikalarda Almeida gibi bir oyuncunun kaçırmakta zorlanacağı iki pozisyon var ki, ekran başındaki herkesi sinirden iyice gerdi. Tam maç böyle bitecek derken, Quaresma topu aldı ve bir, iki, üç kişiyi bakkala gönderdikten sonra güzel bir vuruş ile hem kendi kariyeri hem de Beşiktaş da ki kariyeri açısından unutulmaz bir gol attı ve hayat öpücüğünü kondurdu.
Bu yazı 484 kere okundu.
|