|
HAFTANIN SÖZÜ
Hiçbir zaman hayattan bembeyaz bir sayfa bekleme! Çünkü ikinci sayfa bile, birincinin izlerini taşır. Robın Sharma
Değerli sporseverler, yine bir dünya derbisini daha geride bırakmış bulunuyoruz. Bir yanda tam 1319 gündür rakibini yenememiş Galatasaray, diğer yanda ise 104 yıllık tarihinin en zor günlerini geçiren, buna rağmen tek yürek olmuş, kaybettiği önemli oyuncularına rağmen ligin zirvesinde olan Fenerbahçe.
Son zamanlarda bu kadar tempolu bir maç izlediğimi hatırlamıyorum. Maç başladı ve kim kazanabilir diye kendi içimde düşündüğüm sırada, maçın 5. dakikası gelmişti ve ben maçı Galatasaray’ın kazanacağını anlamıştım. Galatasaray o kadar baskılı ve istekli bir futbol oynuyordu ki, maçın 15. dakikasında neredeyse maç kopacaktı. Yağmura rağmen sahada ki mücadele gerçekten görülmeye değerdi.
Fenerbahçe’yi uzun zamandan beri bu kadar isteksiz ve aciz durumda görmemiştim. Sahaya çıktıkları dizilişleri ile bu maça pek de iyi hazırlanmadıkları çok açık ortadaydı. Ne olursa olsun her şeye rağmen mücadele etmeleri gerekiyordu ama ne yazık ki Galatasaray’ın temposunun altında çaresiz kaldılar.
Maçın sonucundan daha önemli konular vardı benim için. Maçın başında, maç esnasında ve sonrasında yaşanan tablolar beni umutlandırdı açıkçası. Maç öncesinde Alex ve Fatih Terim arasında geçen hoş karşılaşma, Aykut Kocaman ve Fatih Terim in maç öncesine sığdırdıkları uzun sohbet; uzun zamandan beri görmeyi özlediğimiz görüntülerdi. Maç içersinde futbolcuların birbirleriyle diyalogları da bu güzelliklere artı oldu. Stresi bu kadar yüksek bir maçta aslında olması gereken, ama uzun zamandır hasret kaldığımız bu görüntülerin hepsini bir arada görmek beni ayrıca memnun etti. Geçtiğimiz yıllarda agresif demeçleri ile de öne çıkan Fatih Terim in maç sonrasında rakibe saygı duyan ve alınan galibiyeti abartmayan sağduyulu açıklamaları bu güzel geceye final oldu.
Bundan sonraki maçlarda da aynı güzellikleri görmek ümidiyle hoşça kalın.
Bu yazı 408 kere okundu.
|