|
Anki, oturum başkanı olmuştu. Dedki ve Romki de sahnedeki masadaydı. Salondaki tüm koltuklar kitaplarla dolmuştu. Çocuk kitapları mırıl mırıl konuşuyorlardı. Anki onlara dönüp:
- Arkadaşlar! Diye seslendi.
Çocuk kitapları toparlandı. Sessizliğin oluşmasıyla istediği sükûneti sağlayan Anki konuşmasına devam etti:
- Değerli kitap kardeşlerim. Biliyorsunuz ki bıçak kemiğe dayandı. Bu zorunluluk bizi bir araya getirdi.
Sağki yanındaki kitaba:
- Bazen lafı çok uzatıyor, sanki niye toplandığımızı bilmiyorduk, dedi.
Yanındaki kitap, sayfalarını salladı.
- Lütfen dedi Anki, kendi aramızda konuşmayalım. Ben öncelikle Piski ve Bilki’yi konuk kitap olarak buraya davet ediyorum. Bilki bize sanal âlem, Piski ise insanlar konusunda bilgi verecek.
Piski ve Bilki sahneye doğru yürürken kitaplar sayfalarını birbirlerine vuruyorlardı. Bu kadar ilgi beklemeyen kitaplar biraz da utanarak Anki’nin gösterdiği yere oturdular.
Anki, ilk sözü Bilki’ye verdi. Bilki koltuklara göz gezdirip söze başladı:
- Öncelikle bana böyle bir fırsat verdiği için Anki’ye teşekkür ederim. Tabii ki ben de kitabım. Tabii ki benim de okunmaya ihtiyacım var. Ancak ben burada sizlere kısaca sanal dünyadan söz edeceğim.
- Bize ne sanal dünyadan, diye bağırdı bir kitap.
- Arkadaşlar çok ayıp, diye araya girdi Anki.
Bilki rahatsız olmadan:
- Bize ne diyorsun; fakat birkaç zamana kadar kendini bilgisayarda bulacaksın. Ayrıca yalnız sen değil tüm kitaplar...
Bu söz üzerine salonda bir sessizlik oldu. Bunun nasıl bir şey olduğunu hayal etmeye çalıştılar. Aradan seslenen bir kitap:
- Bir bilgisayara kaç kitap sığacak ki diye söze girdi.
- Tüm bir kütüphane…
- Neee...
- Evet, doğru duydunuz. Hem insanlar gün geçtikçe bilgisayarın belleğini de genişletiyorlar.
Kalabalıktan homurtular yükseldi. Bir kitap ayağa fırladı:
- Bu çok kötü, insanlar bizi raflarda bile görmezken bellek mi kellek mi onun içinde nasıl görecek?
Anki yine araya girdi:
- Arkadaşlar sakin olun! Bilki’yi konuşturmuyorsunuz. Bunu çözmek için burada toplandık ve mutlaka bir çözüm bulacağız.
- Çözüm mü? Diye sesler geldi.
Bu kez Dedki:
- Arkadaşlar lütfen ama... Araya girmeyin.
Anki, hem ortamın havasını dağıtmak hem de Bilki’yi rahatlatmak için sözü Piski’ye verdi.
Piski sakin bir halde:
- Değerli kitap arkadaşlarım. Beni ilk kez görenleriniz olabilir. Ben Piski, psikoloji kitabı. Ben sizin okurlarınızı çok iyi tanıyorum. Onların yazarımla görüşmelerine çok tanık oldum. Bakın arkadaşlar, dışarıda çok büyük ve hızlı bir değişim yaşanıyor. Çocukların çoğu apartmanlara sıkışmış durumda. Anne babalar zaten işten güçten çocuklarına vakit ayıramıyorlar. Çoğu anne baba kitap, gazete okumuyor. Çocukların TV tutkusu onların da işine geliyor. Şehirler ışıl ışıl. Hayat sel gibi akıyor. İnsanlar bu renkli hayattan sıyrılıp kitaplara dönemiyorlar. Onlar artık okuduğu kadar değil tükettiği kadar değerli.
Kitaplar arasında sesler yükseldi:
- Çok haklı, çok haklı...
- İşte, eğer başarırsak bizler yine insanlara okudukları kadar değerli olduklarını göstermeye çalışacağız. Hem sözü edilen bilgisayar dünyası da insanlar için çok yeni. Bazı ülkelerde internet bağımlılığı tedavi merkezleri kurulmaya başlandı bile. Yine de kanunlar ve yönetmelikler yeterli değil. Narkotik var, hırsızlık masası var ancak bilgotik yok. Bence bilgotik biriminin bir an önce kurulması lazım.
Bu sırada salondan yine çıkıntı sesler duyulmaya başlandı:
- Bize ne bilgotikten. Biz okunmak istiyoruz, okunmak!
Bir grup tempo tutarak:
- Okunmak istiyoruz! Okunmak istiyoruz, diye bağırmaya başladı.
Taşkınlık çıkacağından şüphelenen Anki araya girdi:
- Sevgili kitap dostlarım, sizi çok iyi anlıyorum. Siz de şunu anlayın ne olur! Siz okunmak istiyorsunuz da biz ne istiyoruz? Burada neden söz ediyoruz?
Bir kitap kalkıp:
- Bilgotik milgotik bu ne böyle? Bu mu sizin okunmak dediğiniz?
- Arkadaşlar bu konular birbirine bağlı.
Bir kitap ayağa fırladı:
- Yeter be! Okumazlarsa okumasınlar. Bu işi amma da kafaya taktınız!
Kalabalıktan biri son konuşan kitabı göstererek:
- Hain, yazarında utan, diye bağırdı.
Romki araya girdi:
- Arkadaşlar yeter! Dünya zaten kan revan içinde, bir de kitaplar birbirine girerse... Sizi böyle gördükçe nerdeyse sizi okumayan insanlara hak veresim geliyor. Öyle şeyler söylüyorsunuz ki kitaplığımdan utanıyorum. Ben Piksi’ye güveniyorum. Onu sonuna kadar dinleyin ne olur!
Piski:
- Teşekkür ederim Romki. Görüyorum ki arkadaşlar okunmamak yüzünden strese girmişler. Ancak kabul etseler de etmeseler de bilgisayarlarla işbirliği yapmak zorundayız.
- Ne? Sen de bir hainsin! diye bağırdı bir kitap.
Anki, araya girdi. Polisiye kitaplara çıkıntılık yapan kitapları dışarı attırdı.
Piski devam etti:
- Hem aramızdaki birçok kitap bilgisayarla yazılmadı mı? Bilgisayar düşman değil ki. Sadece insanların onu kullanma sorunları var. İşte tam bu aşamada ben sözü yeniden Bilki’ye veriyorum. Son olarak söylemek istiyorum. Çözüm var. O çözüm bilgisayardan geçiyor. İstesek de istemesek de. Bunu böylece kabul etmek, çözüme bunun üzerinden gitmek zorundayız.
On Dokuzuncu Bölümün Sonu
Bu yazı 374 kere okundu.
|