Duyuru | Foto Galeri | Video | Sitene Ekle | Arsiv | Iletisim | Anasayfam Yap | Sık Kullanilanlara Ekle
22 Mayıs 2012 Salı

Haber Ara

Canlı Yayın

Soma'yı Canlı Yayında İzleyin

Gazeteler

Genel Editör

..Hafit UYAR.
Mehmet dedeyi düşünüyorum!

Yazarlarımız

İsmail ERGÜN
KÖMÜRÜN (LİNYİT'İN) GELECEĞİ HAKKINDA ÖNERİLER
Oktay ÇABUK
AKHİSAR SÜPER LİG DE, SOMA…
Şeref ÖKSÜM
BİZ BÜYÜDÜK VE KİRLENDİ DÜNYA !
Recep GÖLÜKCÜ
Arkadaşlarınıza hayır demeyi bilin
M.Ali ÖZTÜRK
SOMA ÇAĞRI FM’LE 29. PROGRAM
Mustafa Küçükkayapalı
BAZEN ÖZELEŞTİRİ GEREKİR –II /2 (SİYASET)

Gölet

Özlem YILDIZ
         Gölet
Dalgın bakışlarımın önündeki gölet yakamozlanıp duruyordu. Nereden geldiğini anlamadığım onlarca kırlangıç birden göledin üzerinde uçmaya başladı. Kim daha alçaktan uçabilecek diye oyun oynar gibiydiler. Önce olabildiğince alçalıp bir yudum su içiyorlar, sonra hızlı bir şekilde yükseliyorlardı.
   Gölet sakindi. Küçüktü. Büyük dalgaları oluşturacak kadar geniş değildi. Onun bir adam boyunu aşmayan suları ancak şıpırdı çıkarabiliyordu. Hemen ön tarafındaki kapaklara bağlıydı göletliği. Bir de Konurca dan gelen kaynak suyuna. Bir acayip denge vardı. Gelen su, giden su; ortada gölet. Onu hiçbir zaman boş göremezdiniz. Ben onu hep dolu görmüştüm. Yıl içerisinde doluluğundan çok rengi değişirdi. Bazen yosun yeşili, bazen gümüşi, bazen de çamur rengindeydi. Sel suları geldi mi ne rengi kalırdı ne eski uysallığı. Kapakları bile tanımazdı o anlarda. Taşıyamadığı suları setin üzerinden aşırırdı.
     Ben en çok göledin yosun kokan halini severdim. Kasaba çocukları onun yosun kokulu sularına bırakırlardı kendilerini. Onlar da kırlangıçlar gibi kayıp giderlerdi suyun üzerinde. Çoğunlukla kurbağalama yüzerlerdi. Öyle ayak çırparlardı ki göledin yarı suyu dışarı taşardı. Coşkuyla yüzen çocukların bir yanında  suya bırakılmış pamuk tohumu çuvalları dururdu. Toprağa ekilmeden önce yumuşasın da daha rahat uyansın diye bırakılmıştı. Diğer yanda da bir veya birkaç at göledin kapaklarına bağlı halde dururdu. Atlar karınlarına kadar değen suyun içinde öylece dururlardı. Göledin suyunun ayaklanıra iyi geldiği söylenirdi.
     Nereden geldiği anlaşılmayan onlarca kırlangıç göledin üzerinde bir süre oynaştıktan sonra işe koyulurdu. Çaybaşı Kahvesi nin göledi gören saçağı onlarındı. Orası boydan boya kırlangıç yuvalarıyla doluydu. Baharda geldiklerinde onlarca yuvayı elden geçirirler, aralarına yenilerini yaparlardı. İlk işleri yuvaları işgal eden serçeleri çıkarmak olurdu. Haylaz serçeler beleş yuvayı bulup kurulurlardı. Oh ne güzel memleket! Kırlangıçlar gagalarıyla taşıyabildikleri kadar çamur getirip küçültürlerdi yuvaların girişlerini. Semirmiş serçeler böylece yuvaların kapısı açık da olsa içeri giremezlerdi. Günler ne çabuk geçerdi. Bir bakardım ki yuvalardan  kırlangıç yavruları başını uzatırdı. Bu yavrular göledi izler, onun üzerinde süzülecekleri günü beklerlerdi. Sonra anneleri gelirdi.
     Feryat, figan yemek paylaşımı?
    Gölette yüzen çocuklara kızardı Topal Kazım.
-Anacığını sattığım veletleri, pamuk tohumlarımı dağıtacaksınız!
-Kaçın, Topal geliyor.
    Çocuklar bu öfkeli, aksi adamı gördüklerinde göledin ortasına doğru yüzerlerdi. Topal çok sinirlenmişse bir iki taş savururdu arkalarından. Öfkesini alamazsa çocukların gölet kıyısındaki kıyafetlerini kucaklar aksayarak ilerlerdi. Yarı çıplak çocuklar yalvar yakar peşine düşerlerdi. Bin  bir güçlükle alırlardı kıyafetlerini. Ardından tekrar gölede.
    Günler çabuk geçti. O yıl gelen kırlangıçlar hiç fark ettirmeden gittiler. Bu devir daim kaç yıl sürdü, kırlangıçlar göledin üzerinde uçmaya doydu mu, kasabalı Çaybaşı Kahvesi nde gölede karşı çay içmeye kandı mı, yosun kukulu suda yüzen çocuklar büyüdü mü, gölet suyunda yumuşayan pamuk çekirdekleri yeşerdi mi, yeşerse bile uygun fiyata satıldı mı? Bunların hiçbirini bilmiyorum. Tıpkı aradan kaç yıl geçtiğini bilmediğim gibi. Tek bildiğim kırlangıçların artık öbek öbek gelmediği.
    Her bahar onlarcası gelirdi oysa. Göledin üzerinde oynaşmaları daha dün gibi. Şimdi ancak bir çift gelmiş. Saçaktaki yuvaların çoğu duruyor. Antik kent evleri gibi. Serçeler hepsinin kapısını genişletip içlerine kurulmuşlar. Yuvaları çalı çırpıyla doldurmuşlar. Daha da semirmişler. Bu yıl gelen bir çift kırlangıç uğraşamamış serçelerle. Kahvenin içinde göledi görmeyen bir köşeye yapmışlar yuvalarını. Yakında yavruları kanatlanıp uçacaktı.
     Göledi besleyemeyen kuru çayın üzerindeki korkuluklara iyice yaslandım. Yaşlı ayaklarım beni taşımaktan çok uzaktı. Arkamdan belediye sondajından yayılan su sesi geliyordu. Kasabalı bu suyu tankerlere doldurup zeytin ağaçlarını suluyordu. Kuraklık aman vermiyordu yeşile. Herkes Konurca nın nasıl olup da kuruduğunu anlamaya çalışıyordu. Kasabalıda bir hüzün, bir suçluluk. Binlerce yıl akan su, Akhisar ın, Mecidiye nin değeri bilinmemiş Konurca sı nasıl kurur? İşi düzgün olanlar yüz elli iki yüz metrelik sondajla geçiriyor yaz mevsimini. Yer altı sularıyla köşe kapmaca oynayarak. Sular her sene daha derine çekiliyor. Gücü olan suyun peşinde. Ya gücü olmayan? 
    Ben, sondajdan yayılan su sesiyle dalıp gittim. Bir süre sonra bu sese yosun kokusu da eklendi. Bu kokunun etkisiyle çok eskilere gittim. Gölet daha kurmamış, bahar gelmiş, kurbağalar çıldırmış, Topal Kazım ölmemiş; gölette yüzen çocuklar büyümemiş, hepsi de yosun kokulu suyun içinde yüzüyor. Üzerlerinden bir öbek kırlangıç sürüsü geçiyor.
    Tozlu bir rüzgâr uyandırdı beni bu düşümden. İçi kum dolu gözlerimi tekrar yumdum. Hayalim orada değildi. Açtım gözlerimi. Çaybaşı Kahvesi nden havalanan iki kırlangıç, çocuksu coşkularıyla kuru göledin üzerinden süzüldüler. Tıpkı eski bir masalın içindeymiş gibi.

Bu yazı 1003 kere okundu.

YORUMLAR

Özlem YILDIZ 2008-03-25
Tesekkur
Merhaba Hasan Hocam,
Öykü serüvenimde beni yalnız bırakmadığınız için teşekkur ederim. Yeni değerlendirmenizi ve mail adresinizi bekliyorum.
Hasan BAHAR 2008-03-06
harika....
Sayın hocam, yazınıza hayran kaldım. Tekrar tekrar okudum. ne de güzel ifade etmişsiniz içimizdekileri... Saygılar

SON YAZILARI

Zamane Yağmurları Şehirdeki Çapa Sesi Paraşütsüz Atlayışlar Zeytin Ağaçları Ne Söyler Bir Kayıp Denizci Naciye Evren'de Söyleşi Darkale Bisiklet Turu Bölüm-IV Darkale’de Kahvaltı Darkale Bisiklet Turu III Bölüm- Köy İzlenimleri Darkale Bisiklet Turu Bölüm-II Yolculuk Darkale Bisiklet Turu Bölüm-I Toplanma Yeri

Canlı İletişim

Gazetemizle Canlı Görüş

Üye Girişi

Yeni Uyelik        Şifre Unuttum ?

e-Gazete

ANKET

Sizce Soma İl olmalı mı?
Evet
Hayır
Kararsızım
Sonuçlar

Çok Okunanlar

Çıkar Amaçlı Suç Örgütüne Darbe Dev İhalenin Tarihi 28 Ağustos CHP'li Kadınlar Genel Başkan Kılıçdaroğlu İle Buluştu Coşku Meydana Sığmadı Önce Çarptı Sonra Kaçtı Demir Exsport-Fernas'tan Eğitime Tam Destek Yavru Yılan, kediye Yem Oldu Yunuslar Soma Sokaklarına Çıkmayı Bekliyor Emniyet Müdürü Kara Manisa'ya Tayin Oldu Atatürk Stadyumu Işıklandırıldı

HABER YORUMLARI

chp den 1 mayıs'a büyük destek CHP'li Ören, İşçi Bayramını İşçilerle Birlikte Kutladı
KAYSU-AAYSU Soma Belediyesinden Zam Yağmuru
hayırlı olsun Fen Lisesine Müdür ataması yapıldı
başarıların devamını dileriz Ekol'de KPSS hazırlıkları başladı
Tebrik Turgutalp İlköğretim okulu resim sergisi açılışı
Tamer Hedef 12 bin üye
NİCE 166. YIL DÖNÜMLERİNE Polis Teşkilatı 166 yaşında
TAZİYE Kaymakam Abdülkadir Karataş’ın annesi vefat etti
yakışmıyor En çok Kitap okuyan öğrenciler ödüllendirildi
BAŞARILAR Huzurevispor Kaymakamlık kupasına hazırlanıyor

YAZAR YORUMLARI

teşekkür BAYRAMOĞLU BAYRAMI YA SABIR..... BU NASIL BİR SİGARA YASAĞI ZİHNİYETİDİR Başkan sizin oyunuzun rengide hayır sanırım BOZACININ ŞAHİDİ ŞIRACI! oofff ooffffffff ASİYE (SPOR) NASIL KURTULUR? Teşekkür genç adam Pencereden Bakmak gerçekten büyük insansın Pencereden Bakmak teşekkürler BİR BÜYÜK BAŞARIM, BİR BÜYÜK GİRİŞİM! büyüksün şeref abi HER EVİN ÖNÜNE BİR TAS SU LÜTFEN ! ELİNE SAĞLIK M.ALİ ABİ 10 HAYAT DERSİ teşekkürler MERALARIMIZI TARLAYA ÇEVİREREK YOK EDİYORUZ!

Nöbetçi Eczaneler

Hava Durumu