Duyuru | Foto Galeri | Video | Sitene Ekle | Arsiv | Iletisim | Anasayfam Yap | Sık Kullanilanlara Ekle
22 Mayıs 2012 Salı

Haber Ara

Canlı Yayın

Soma'yı Canlı Yayında İzleyin

Gazeteler

Genel Editör

..Hafit UYAR.
Mehmet dedeyi düşünüyorum!

Yazarlarımız

İsmail ERGÜN
KÖMÜRÜN (LİNYİT'İN) GELECEĞİ HAKKINDA ÖNERİLER
Oktay ÇABUK
AKHİSAR SÜPER LİG DE, SOMA…
Şeref ÖKSÜM
BİZ BÜYÜDÜK VE KİRLENDİ DÜNYA !
Recep GÖLÜKCÜ
Arkadaşlarınıza hayır demeyi bilin
M.Ali ÖZTÜRK
SOMA ÇAĞRI FM’LE 29. PROGRAM
Mustafa Küçükkayapalı
BAZEN ÖZELEŞTİRİ GEREKİR –II /2 (SİYASET)

Balık Kültürü-2

Özlem YILDIZ
         Balık Kültürü-2
Yüz metre kadar yanlarında, yaktıkları ateşin ışığında balık yakalayan insanlar vardı. Erhan malzemeleri çıkarmadan yan tarafta balık yakalayanların yanına gidip bir şeyler soracağını söyledi. Erhan, karanlıkta kaybolur kaybolmaz bir köpeğin öfkeli havlamaları işitildi. ?Hav hav hav!? ardından Erhan ın korku dolu sesi: ?Hoşt, hoşt?? Neyse ki balıkçılar yetişip kurtardılar Erhan ı. Değilse balık keyfimiz başlamadan bitecekti.
   Bir süre sonra Erhan geri döndü. Arabadan bir el feneri çıkardı. Bu fener kendi elektriğini kendisi üretiyordu. Üzerindeki yaylı kolu sıkıp bırakmak yeterliydi. Tek sıkıntı gırç gırç diye çıkardığı sesti.
   Erhan malzemeleri çıkarıyor, Şener el fenerinin tutuyor, Erkin de:
   -Ben de yapçam, ben de yapçam!? diyerek el fenerine uzanıyordu.
   -Oğlum dur!
   -Baba!
   -Al o zaman, biraz yap da görelim.
Küçük Erkin in gücü el fenerini çalıştırmaya yetmiyordu. Bu arada Erhan dan bir ses:
   -Ah!
   -Ne oldu?
   -Abi şu lambayı sen çalıştır Allah aşkına! Bak elime saplandı olta!
Gırç gırç?
   Şener, gırç sesine daha fazla dayanamayıp topladığı çalı çırpılarla bir ateş yaktı. Hem, Erkin e de eğlence çıkmış oldu. Çünkü Erkin başlı başına bir gündemdi. Her saniye ağzından farklı bir istek çıkıyordu.
   -Arabaya bincem, suya taş atçam, ateşi karıştırcam, baba çişim var?
   - Oğlum dur, oraya değil. Ateşi zor yaktık zaten.
   -Baba!
Şener, ?Ya sabır!? deyip çocuğu kolundan tuttuğu gibi karanlığa doğru gitti. Geldiklerinde Erhan iki oltayı suya savurmuş, ateşin odunlarını düzeltiyordu. Bu arada oltalardan birinin zili gümbürtüyle çaldı. Oltaya sırtı dönük haldeki Erhan ok gibi fırladı. Meğer oltaydı sallayan balık değil de Erkin miş.
   -Oğlum gel buraya!
   -Tamam baba.
Uzun bir süre oltalardan ses çıkmadı. Erhan moralini bozmuyor balıkçılıkla ilgili bir sürü hikâye anlatıyordu.
   -Abi bu işler böyledir. Balığın oltaya ne zaman vuracağı belli olmaz.
   -Baba, balıklar karanlıkta yemi nasıl görecek?
   -Erhan amcana sor oğlum.
   -Erhan amca?
   -Balıklar görür Erkin sen anlamazsın.
Geleli iki saat olmuştu. Yan tarafta balık tutanlar on bir buçukta gitmişlerdi. Bir saatte öyle geçmiş saat on iki buçuk olmuştu. Oraya buraya bulaşmaktan, zilleri boş yere çalıp Erhan amcasının yüreğini hoplatmaktan yorgun düşen Erkin, arabanın arka koltuğunda mışıl mışıl uyuyordu. Erhan şu zamana kadar birkaç ağaç kökü dışında bir şey yakalayamamıştı. Hâlâ alttan almıyor, konuşuyordu:
   -Sular çekilmiş abi. Ben hayatım boyunca bu kadar olta kaptırmadım.
   -Ya!
   -Ne diyorsun, Kaptırdıklarımı da balıklar kapmıştı. Şu küresel ısınma yok mu?
Hava iyice serinlemişti. Şener hafiften titriyordu. Bu yüzden ateşe birkaç odun daha attı. Erhan a döndüğünde onun oltaları sinirli bir şekilde sudan çektiğini gördü.
   -Ne oldu Erhan, hayırdır?
   -Abi bu uğursuz yeri değiştirelim. Burada çok ağaç kökü var. Biraz yukarı gidelim.
   -Vallahi bu balık avı sana kök söktürdü Erhan.
   -Gece vakti yaptığın espriye bak. Sen biraz sonra görürüsün.
Kısa sürede otuz metre kadar ileri yerleştiler. Saat sabahın dört buçuğu olmuştu. İkisinin de gözlerinden uyku akıyordu. Az ilerdeki ateşleri baygın baygın yanıyor, rüzgâr etrafa kıvılcım saçıyordu. Erhan uykulu gözlerle eski bir balık macerasını anlatırken zillerden biri çaldı. Erhan yerinden fırladı. Olta o kadar eğilmişti ki neredeyse kırılacaktı. Erhan, usta bir balıkçı edasıyla misinayı birden çekmiyor, bir gevşetip bir topluyordu. ?Şaşkın gözlerle kendisine bakan Şener e de ?Balığı yoruyorum.? demekten geri durmuyordu. Şener de ?Bizi yorduğun yeter, biraz da onları yor; sen bu işi iyi yapıyorsun.? diye takıldı. Ardından arabanın bagajındaki kovayı alıp geldi.
   Erhan, karanlıkta derya kuzusunu eliyle yokladı. Gerçekten de büyük bir balıktı. Balığı içi su dolu kovaya attı. Oltasına yem takıp tekrar savurdu. Keyfi yerine gelmişti. Daha oltasını yeni savurmuştu ki diğer oltadan ses geldi. Şener: ?Rast gelmeye başladı galiba!? deyince oltalardan birindeki balığı çıkaran Erhan:
   -Hey yavrum be, nerede öğrendin balık tutmayı? diye kendi kendini övüyordu.
Şener:
   -Bu işin öğrenmesi mi var, bak ben bile yakalayabiliyorum işte.
   -Hazır balığı herkes çeker ağabeyciğim. Sende balık kültürü yok balık kültürü. Önemli olan hazır balığı çekmek değil. Mesele suyu koklayabilmekte!
   -Sen şu balıklara dua et Erhan. Yoksa ağaç köklerini koklayıp duracaktın.
Erhan iyice coşmuştu. Keyfine diyecek yoktu. Bu arada saat epey ilerlemiş, gün doğmaya başlamıştı. Balıklar kovaya sığmaz olmuştu.
   Gece, yerini aydınlığa bırakırken gölet yavaş yavaş ortaya çıkmaya başladı. Önce dubalar, sonra beyaz şeritler, sonra da küçük bir kulübe? Burası baraj gölünün kıyısına kurulmuş küçük bir balık çiftliğiydi. Bu kadar balığın kısa sürede yakalanması boşuna değildi. Bunu ilk Şener fark etti.
   -Oğlum baksana burası balık çiftliğiymiş!
Erhan pişkin pişkin,
   -Balık değil mi abi?
   -Hadi hadi olan oldu, adımız balık hırsızına çıkmadan gidelim buradan.
Eve geldiklerinde herkes uyuyordu. Onlar da balıkları dolaba koyup uykuya daldılar. Öğleye doğru kalktılar. Sıkı bir kahvaltıdan sonra dışarı çıktılar. Akşam yemeğinde yine herkes bir aradaydı. 
   Yemekte balık vardı. Kadınların tüm ısrarlarına rağmen hiç kimse balık avından söz etmiyordu. Şener in eşi bir ara: ?Bunlar kültür balığına benziyor.? deyince Erhan yutkundu. Şener araya girip arkadaşını kurtardı: ?Ha kültür balığı, ha balık kültürü ne fark eder ki!?

Bu yazı 1046 kere okundu.

YORUMLAR

SON YAZILARI

Zamane Yağmurları Şehirdeki Çapa Sesi Paraşütsüz Atlayışlar Zeytin Ağaçları Ne Söyler Bir Kayıp Denizci Naciye Evren'de Söyleşi Darkale Bisiklet Turu Bölüm-IV Darkale’de Kahvaltı Darkale Bisiklet Turu III Bölüm- Köy İzlenimleri Darkale Bisiklet Turu Bölüm-II Yolculuk Darkale Bisiklet Turu Bölüm-I Toplanma Yeri

Canlı İletişim

Gazetemizle Canlı Görüş

Üye Girişi

Yeni Uyelik        Şifre Unuttum ?

e-Gazete

ANKET

Sizce Soma İl olmalı mı?
Evet
Hayır
Kararsızım
Sonuçlar

Çok Okunanlar

Çıkar Amaçlı Suç Örgütüne Darbe Dev İhalenin Tarihi 28 Ağustos CHP'li Kadınlar Genel Başkan Kılıçdaroğlu İle Buluştu Coşku Meydana Sığmadı Önce Çarptı Sonra Kaçtı Demir Exsport-Fernas'tan Eğitime Tam Destek Yavru Yılan, kediye Yem Oldu Yunuslar Soma Sokaklarına Çıkmayı Bekliyor Emniyet Müdürü Kara Manisa'ya Tayin Oldu Atatürk Stadyumu Işıklandırıldı

HABER YORUMLARI

chp den 1 mayıs'a büyük destek CHP'li Ören, İşçi Bayramını İşçilerle Birlikte Kutladı
KAYSU-AAYSU Soma Belediyesinden Zam Yağmuru
hayırlı olsun Fen Lisesine Müdür ataması yapıldı
başarıların devamını dileriz Ekol'de KPSS hazırlıkları başladı
Tebrik Turgutalp İlköğretim okulu resim sergisi açılışı
Tamer Hedef 12 bin üye
NİCE 166. YIL DÖNÜMLERİNE Polis Teşkilatı 166 yaşında
TAZİYE Kaymakam Abdülkadir Karataş’ın annesi vefat etti
yakışmıyor En çok Kitap okuyan öğrenciler ödüllendirildi
BAŞARILAR Huzurevispor Kaymakamlık kupasına hazırlanıyor

YAZAR YORUMLARI

teşekkür BAYRAMOĞLU BAYRAMI YA SABIR..... BU NASIL BİR SİGARA YASAĞI ZİHNİYETİDİR Başkan sizin oyunuzun rengide hayır sanırım BOZACININ ŞAHİDİ ŞIRACI! oofff ooffffffff ASİYE (SPOR) NASIL KURTULUR? Teşekkür genç adam Pencereden Bakmak gerçekten büyük insansın Pencereden Bakmak teşekkürler BİR BÜYÜK BAŞARIM, BİR BÜYÜK GİRİŞİM! büyüksün şeref abi HER EVİN ÖNÜNE BİR TAS SU LÜTFEN ! ELİNE SAĞLIK M.ALİ ABİ 10 HAYAT DERSİ teşekkürler MERALARIMIZI TARLAYA ÇEVİREREK YOK EDİYORUZ!

Nöbetçi Eczaneler

Hava Durumu