Behiye, memur emeklisiydi. Vakti geldiğinde emekli olmak istememiş, elden ayaktan düşünce emekli olmuştu. Yalnızdı. Hiç evlenmemişti. Hani ?pimpirik, evhamlı? derler ya Behiye Hanım, bu sözcüklerin karesiydi. Emekli olup da evine kapandıktan sonra bu titizlenme halleri iyice artmış, çevresinden kopmuştu. Arkadaşları onun anormal halini sineye çekip yanında olmak için çareler arıyorlardı. ?Behiye, kendine yazık ettiğin yeter, hiç olmazsa biraz kendini zorla da ayda bir toplanıp dertleşelim.? Behiye de koca evde yalnız oturmaktan sıkılmıştı, arkadaşlarına: ?Tamam, ayda bir gün toplanalım; ancak bir şartla.? ?Neymiş o şart?? ?Sizi evimde ağırlayamam, ancak dairenin girişinde ağırlayabilirim.? Arkadaşları: ?Tövbe tövbe?? deseler de bunu kabul ettiler. Bu kabul günlerinde apartman merdivenleri misafir odası gibi sabah erkenden yıkanır, sandalyeler ayaklarına geçirilmiş poşetlerle duvar dibine dizilirdi. Konuklar kalabalıksa içlerinden bazıları merdiven basamaklarına otururdu. Merdivenlere oturanları gören Behiye Hanım, iğrenç bir şey görmüş gibi irkilirdi. Kısa sürede bu konukluk durumuna herkes alıştı. Böyle günlerde apartman sakinleri kendi dairelerine çıkarken bir oturma odasının ortasından geçiyor hissine kapılırlardı. Apartmana ilk defa girenlerse durumu kavrayamaz: ?Abla, dışarıda mı kaldınız, tanıdık çilingir var, çağırayım mı?? diye sorarlardı. ?Yok evladım yok.? derdi konuklar. ?Aman!? derdi Behiye Hanım ?Aman!? İşte bugün de onlardan biriydi. Behiye Hanım, sabahtan beri bildik hazırlıklarla uğraşmış, şimdi de konuklarını birer ikişer sandalyelere yerleştirmişti. Bu kez yeni bir konuk da vardı: Behiye Hanım ın arkadaşlarından Eda nın komşusu Ayfer Hanım. Ayfer, ne zaman Eda ile konuşsa Behiye Hanım ın yeni bir olayını duymaktan bıkmıştı. O kadar abartılı şeyler duyuyordu ki artık arkadaşından bile şüphelenmeye başlamıştı. Sırf bu şüphesini gidermek için bugün o da buradaydı. Konuklar tamamlandıktan sonra Behiye Hanım bir tepsi çayla çıktı içerden. Ayfer, Behiye Hanım ı gözlerken: ?Bu kadının hareketleri bile titiz.? diye geçirdi içinden. Konuklar tepsiye dokunmadan çaylarını alıyordu. Ayfer, tez canlılıkla tepsiyi alıp uzaktaki konuklara uzatmak istedi. Behiye Hanım, tepsiyi kendine doğru çekerek: ?Aman!? diye bağırdı. Konuklar ?aman? sözcüğünün ?dokunma, ilişme? anlamına geldiğini biliyordu. Durumun farkında olmayan Ayfer, yeniden tepsiye uzanınca Behiye Hanım: ?Aman!? diye daha kuvvetli bir çığlık kopardı. Konuklar: ?Dokunma!? diye bağırdılar. Bu telaştan sonra her şey yoluna girdi. Behiye Hanım da boş bir sandalye bularak oturdu. Ardından Ayfer e dönerek: ?Hoş geldin, kızım!? ?Hoş bulduk, Behiye Teyze!? ?Nasılsın bakalım?? ?İyiyim, ya siz?? ?Biliyorum, beni merak ediyorsun, değil mi? ?Eh biraz!? ?Boşa merak etmişsin kızım.? dedi Behiye Hanım. ?Benimki de böyle bir dert işte. Âlem pislikte yüzer de umru olmaz, bende varsa yoksa temizlik.? Tüm konuklar yazıklanarak başlarını sallıyorlardı. Behiye Hanım: ?Hatır için çiğ tavuk yenir derler. Benim hatır için yapacağım şey temizlikle ilgili olmaz. Baksana kaç yıllık dostlarımı nerede ağırlıyorum?? ?Sıkmayın canınızı, sizi sevmeseler gelmezler.? Dedi Ayfer. ?Sıksam ne olur kızım, dert işte.? Tam bu sırada Behiye Hanım ın aklına bulaşık makinesindeki tavuk geldi: ?Arkadaşlar müsaade edin de makinedeki tavuğu çıkarayım.? ?Ne makinesi?? dedi Ayfer. ?Bulaşık makinesi.? ?Aaa,? dedi Ayfer. ?Kızım şaşırdın; ama ben tavuğu bulaşık makinesinde yıkamadan fırına atamam.? ?Üstüme iyilik sağlık. ? ?Yalnız tavuk mu? Meyveler sebzeler, marullar?? Ayfer önce ?Aaa? sonra da ?Üstüme iyilik sağlık? diyerek şaşırma sözcüklerini bitirince boş boş baktı Behiye Hanım a. Behiye Hanım, onun boş bakışlarını görünce: ?Ah kızım ah!? diyerek elinde çay tepsisiyle içeri girmek için hareketlendi. Kapıyı açmakta zorlanınca Ayfer yardım etmek istedi: ?Aman!? diye bir çığlık kopardı Behiye Hanım. Ayfer, ses çıkarmadan yerine oturdu. Behiye Hanım içeri girdi. Ayfer: ?Kız Eda, sen tavuktan söz etmemiştin!? ?Kızım görüyorsun işte, hangi birinden söz edeyim?? ?Desene, daha duymadığım neler var?? ?İstersen hemen duyurayım. Mesela kıymayı da tülbende sarıp bulaşık makinesinde yıkıyor.? ?Aaaa!? ?Bir gün sular kesilmiş, Behiye Hanım bütün gün tuvalette mahsur kalmış, neden sonra sular gelmiş de çıkabilmiş.? ?Kız desene bulaşık makinesine sığsak bizi yıkayacak bu kadın!? Kadınlar Ayfer in kilolu haline bakıp bastılar kahkahayı. Bu sırada Behiye Hanım, çıktı içeriden. Konuklar da ayrılmak için toparlandılar. Ayfer, yine boş bulunup Behiye Hanım ın elini öpmek için uzandı. Behiye Hanım: ?Amannnn!? dedi, ardından ekledi. ?Kızım çok ilgilenemedim, kusura bakma, yine beklerim.? Ayfer merdivenlerden inerken: ?Aman!? diye bağırdı.
Bu yazı 471 kere okundu.
|