Haber Ara
Canlı Yayın
Gazeteler
Genel Editör
Yazarlarımız
Apartman Çocukları
Özlem YILDIZ
|
|
Apartman Çocukları |
Evde yemek pişiyordu, soğan kokusunu bahane ederek dışarı çıktım. Her zaman gittiğim kahvehaneye gittim. Boş masa yoktu. Ben yaşlarda, tek başına oturan bir adamın yanına izin isteyip oturdum. Kalemimi, not defterimi, dergimi çıkardım. Masada oturan adam, beni tam teçhizatlı görünce kendini tutamayıp sordu: ?Abi, sen yazar mısın?? ?Pek sayılmaz.? dedim. ?Peki, ya kâğıt kalem?? ?Yarın katılacağım bir seminer için öykü yazacağım da?? ?Konusu ne abi?? ?Apartmanda yetişen çocuklarla ilgili.? Adam birden gerildi: ?Çocuk deme abi.? ?Hayırdır, çocuklarla ilgili bir sorununuz mu var yoksa?? ?Var abi, var. Hem de iki tane. Ellerinizden öper demek adet olmuş, benimkiler ellerinizden ısırır.? Gülümsedim, adama dönüp: ?Dertlisin galiba.? ?Hem de nasıl!? dedi ve devam etti. ?Şu saçlarıma bak, hâlâ diken diken. Az önce yine tepemin tasını attırdılar da kapıyı çarpıp evden çıktım.? Bir öykü malzemesi bulmuş gibiydim. Adamı ürkütmemeye dikkat ederek: ?İstersen biraz anlat, belki sana yardımcı olurum.? dedim. ?Ben sorunlarımı çözdüm sayılır.?dedi. ?Peki, nasıl başardın?? ?Bir koli asma kilit aldım. Çocuklar neresini kurcalarsa orasını kilitliyorum. O kadar rahatladım ki?? ?Gelişimleri?? ?Maşallah iyi gelişiyorlar, ikisi de tosun gibi.? ?Ya davranışları?? ?Sormayın gitsin! İnan evimiz bazen ateşli bir cephe oluyor, bazen bitpazarı, bazen de marangoz atölyesi?? ?Daha sakin anlatın da yazayım.? ?Yaz abi, yaz da? Hani yazar değildin?? ?Olacağım.? ?Ol abi, ol da yaz.? ?Sizi çileden çıkaran davranışlara bir iki örnek verir misiniz?? ?Ah ağabeycim ah, hangi birini?? ?Ne bileyim, ilk aklına geleni söyle işte.? ?Geçen, hanıma bir arkadaşı Yunanistan dan Türk kahvesi getirmiş. Hanım da kasılıyor. Anlamadığım kahve buradan Yunanistan a gidip de gelince ne oluyor! Adı bile aynı, gemi yolculuğu kahvenin tadını mı değiştiriyor? Neyse uzatmayalım, ben mutfakta salata yapıyordum, hanım ütü ile uğraşıyordu. Ortalığı kahve kokusu sardı. Bizim ufaklık bir paket Yunanistan dan gelme Türk kahvesini halının üzerine sermiş.? ?Olur, böyle şeyler, çocuk onlar.? ?Peki, abi; olamayan bir şey anlatayım o zaman. Geçen gün yine ufaklık, çocuk bezlerini klozete doldurup sifonu çekmiş. Bezler gitmeyince ağabeyi kovayla su dökmüş. ?Bezler gitmiş mi bari?? ?Gitmiş, gitmiş de apartman girişinde kalmış. İnan bir gün boyunca umumi helâya taşındık.? ?Anlatacaklarınız bitti herhalde?? ?Ne bitmesi abi, daha başlamadım bile. Geçen akşam bebekleri olan bir arkadaşımız geldi. Yavrucak pişik olmuş, altına zeytinyağı sürdüler. Bizimki bir fırsatını bulup bardaktaki yağı kafaya dikmiş.? ?Peki disiplin uygulamıyor musunuz?? ?Ben sıkıştırsam annelerine, anneleri sıkıştırsa babaannelerine sığınıyorlar.? ?Böyle olmaz, disiplin şart. Çocuk, duracağı yeri bilecek.? ?Bilecek abi, bilecek. Yoksa çıldıracağım.? ?Bugün niye evden kaçtınız?? ?Boş verin abi.? ?Çocuklarla ilgiliyse söyleyin lütfen.? ?Yazacağım dedin ya, ayıp olur abi.? ?Ne olacak canım, çocuk bunlar.? ?Madem ısrar ettiniz anlatayım. Bizim ufaklık resme meraklı. Bu akşam sulu boya ver diye tutturdu, ben de sağa sola su döküyor diye vermek istemedim. O ara tuvalete girdi. Çıkınca baktım ısrarından vazgeçmiş. Kendi kendime, Demek ki kararlı olunca oluyormuş. dedim. O ara hanım Rüstem yetiş! diye bağırdı.? ?Eee?? ?Eesi bizimki tuvaletin duvarlarına resim yapmış. Anlarsın ya...? ?Anladım, kardeşim anladım.? ?Sağ ol abi, beni bir anlayan çıktı sonunda.? ?Sen merak etme, ben bunları yazacağım. Belki seminerde bu sorunlara çözüm de bulunur. İstersen sen de gel.? ?Yok, abi yok. Sen bunları yaz da git, haftaya yine buluşalım, bana çözümü anlatırsın, hem o zamana kadar sana yeni konular da çıkar.? Adam biraz rahatlamış bir şekilde masadan kalktı. Az önce kirpi gibi olan saçları düzelmiş miydi, bana mı öyle geldi anlamadım. Masada yalnız kalınca kafamda uçuşmaya başlayan cümleleri kâğıda aktardım. İşim bitince de evin yolunu tuttum. Eve geldiğimde çocuklar uyumuştu. Eşim, elinde bir bez, söylene söylene tuvaletin duvarlarını siliyordu. * Patika, Kültür Sanat Edebiyat Dergisi nin 65. Sayısında Yayımlanmıştır. (Nisan-Mayıs-Haziran 2009)
Bu yazı 627 kere okundu.
|
 |
 |
|
YORUMLAR
nadire 2009-05-26
yazık çok yazık
merhaba
oysa modern hayat günümüz çocuklarına çok farklı imkanlar sunuyor.ama onlar yinede mutsuz, problemli,tatminsiz ve steresli..şüphesiz bunun pek çok sebebi var. en baştada ailelelerin yoğun iş temposu ve çocuklarına yeteri kadar zaman
ayıramaması gelmektedir.bana göre birde yaşanan yerlerin doğallığını kaybetmesi.
ne elleri çamurda,
ne kan ter içinde sokaklarda,
nede ağaç tepelerinde,
komşu bahçelerinde,
oynamamış çocuklar.
ne olmadan dökülen incirle,
ne elinde ağaç dalı kılıçla,
nede yarış adı altında,
komşu mahallenin çocuklarıyla,
savaşmamış çocuklar.
ne hanımelinin içindeki balla,
ne kuzukulağı ekşi otla,
nede yasak bahçede diye,
baştan aşağı dökülen soğuk suyla,
tanışmamış çocuklar.
Özlem YILDIZ 2009-05-14
Merhaba ve Teşekkür
Merhaba Boran Bey,
İnce yorumunuz için teşekkür ederim. Apartman çocuklarından fırsat bulabilirsem Madenciler Kahvesine çıktığım oluyor. Umarım denk geliriz. Sizin de yazılacak çok şeyiniz olduğu anlaşılıyor… Bir yerden başlamak lazım…
Boran 2009-05-14
Tatlı yaramazlar..
Sayın yazar,biz de o kahvede idik!Konuşulanları dinliyorduk!Bizim de,söyliyeceklerimiz vardı bu konularda!Ama,bize söz vermediniz!Konuşmalar ikili oluyordu..Olsun,sonra biz de konuşuruz!Teşekkürler,elinize sağlık.Hoşça kalın,sevgiyle kalın..
|
|
SON YAZILARI
|
|
Zamane Yağmurları
Şehirdeki Çapa Sesi
Paraşütsüz Atlayışlar
Zeytin Ağaçları Ne Söyler
Bir Kayıp Denizci
Naciye Evren'de Söyleşi
Darkale Bisiklet Turu Bölüm-IV Darkale’de Kahvaltı
Darkale Bisiklet Turu III Bölüm- Köy İzlenimleri
Darkale Bisiklet Turu Bölüm-II Yolculuk
Darkale Bisiklet Turu Bölüm-I Toplanma Yeri
|
Hava Durumu
|