|
Rehabilitasyon ve araç-gereç gereksiniminin yeterince karşılanamaması da engellilerin toplumla bütünleştirilmesinin önündeki en büyük engellerden birisidir. Bilindiği gibi rehabilitasyon çok genel olarak yitirilen bir yeteneğin yeniden kazandırılması yerine başka bir yeteneğin ‘ikame edilmesi” demektir. Bu da yoğun bir eğitim sürecini gerektirir. Her hangi bir sebeple engelli hale gelen birey önceden var olan işini artık yapamıyorsa ya o işi yapabilmek için “yeniden yeteneklendirilmesi = rehabilite edilmesi” gerekmektedir ya da bu İşi yapmak artık olanaklı değilse yapabileceği yeni bir iş için beceri kazanması (eğitilmesi) gerekmektedir. Böyle bir rehabilitasyon sürecinden geçmemiş olan birey topluma ve içinde yaşadığı aileye yük olmaktan kurtulamayacaktır. Engelli olsun ya da olmasın herkesin engellilerin rehabilitasyonu sürecine katkıda bulunması toplum için bir gerekliliktir. Engellilerin engelleriyle bağlantılı bir eğitim ve rehabilitasyon olanağından yararlanması onları toplumsal yaşamla bütünleştiren en önemli etkendir. Oysa bu gün ülkelerin gelişmişlik düzeylerine göre az çok fark etse de engellilerin ezici bir çoğunluğu bu olanaklardan yararlanamamaktadır. Asıl engellilik, engelliliği yaşam mücadelesinin önünde engel olarak görmek ve bir şekilde engellilerin bu negatif farklılığını kendisi adına çıkar aracı olarak kullanmayı mubah gören zihniyettir. Bu zihniyet ne kadar yaygın olursa engellinin rehabilitasyonu da o kadar zorlaşacaktır. Bu gün engelli olmayan ya da ailesinde engelli birey bulunmayan hiç kimse yarın kendisinin ya da ailesinden birinin engelli olmayacağını garanti edemez. Belki de engellilerin rehabilitasyonundan önce, engelliliği yaşam mücadelesinin önünde engel olarak gören zihniyetin rehabilite edilmesi gerekmektedir.
Her engel kümesinde yer alan bireylerin hayata tutunabilmeleri ve sosyal yaşamın içinde aktif olarak yerlerini almaları, gereksinim duydukları kimi araç gereçlere sahip olabilmeleriyle doğru orantılıdır. Bu araç gereçler engelliler için son derece önemlidir yaşamlarının adeta bir parçası gibidir. Bu araç gereçler engellinin hareket yeteneğini artırıcı özelliklere sahiptir. Bu da toplumla daha çok bütünleşme demektir. Yoksulluk ve işsizliğin en yaygın olduğu toplumsal kesimin engelliler olduğu düşünülürse özellikle sosyal güvenlik ve sosyal refah hizmetlerinin yetersiz olduğu ülkelerde engellinin bu tip araç gereçlere kolaylıkla ulaşması beklenemez. Belirli oranda görme engeli olan bir insanın bir gözlük desteği ile bu sorununu çözülecekse ya da yürüme güçlüğü çeken bir insana sağladığınız bir araçla (bir koltuk değneği veya tekerlekli sandalye ile) onun hayatı önemli ölçüde kolaylaşacaksa böylece engelli karşı karşıya olduğu sınırlanmanın kısıtlılığın dışına çıkabilecekse bu onun İçin vazgeçilmez bir şeydir. Bu sağlanamadığında engellinin topluma katılmasının önünde ciddi bir engel oluşmuş demektir.
Engellilerin onurlu bir yaşam sürebilmeleri için kendi kendilerine yeten bireyler olmalarının önemine değinilmişti. Bu bağlamda kamusal yardımlardan yararlanmak konusunda tam bir eşitlik olmalıdır. Engellilere gereksinim duydukları araçlar ücretsiz ya da çok ucuza verilmelidir. Engellilerin gereksinim duydukları özel araçların geliştirilip modernize edilmeleri konusunda yapılan AR-GE araştırmalarının desteklenmesi araçların üretimi ve ithalinde kolaylıklar sağlanması gerekir. En önemlisi engellilerin bu araçlara kolaylıkla ulaşabilir olması sağlanmalıdır. Bu araçların üretimi ve dağıtımında tüm engel kümelerinin ve her engelli bireyin gereksinimleri özel olarak dikkate alınmalıdır. Engellilerin yaşamlarını kolaylaştırmak üzere tasarlanmış bu araçlar onların toplumsal yaşama katılmalarını maksimize edecektir.
Bu yazı 395 kere okundu.
|