|
11 Nisan Pazar günü yapılan YGS nin sonuçları 30 Nisan Cuma günü açıklandı. Heyecanlı bekleyiş ve stres yerini sevinç ya da hüzne bıraktı. Sınav sonucu beklediği gibi ya da beklediğine yakın gelen öğrencileri kutluyorum. Beklediğinden az puanı gelen ama bir şekilde LYS ye girme hakkını elde etmiş olan öğrencilere de ikinci aşama olan LYS için biraz daha çok çalışırlarsa açığı tam değilse bile büyük oranda kapatabileceklerini, dolayısıyla morallerini bozmamaları gerektiğini söylemek istiyorum. YGS sonucuna göre LYS ye girebilecek kadar puan alamayan öğrencilere de bu yıl yakalayamadıkları başarıyı çalışırlarsa bir sonraki yılda yani 2011 de yakalayabileceklerini hatırlatmak ve üzülerek zaman harcamak yerine, kendilerine;
1.Nerede hata yaptım?
2.Eksiklerim nelerdi?
3.Başarmam için neler yapmalıyım? Sorularını sorarak şimdiden 2011 de girecekleri
YGS ve LYS de başarılı olabilmek için planlama yapmaları gerektiğini hatırlatmak istiyorum. Çünkü bu yılki başarısızlıklarının yasını tutmak onlara bir şey kazandırmayacak.
LYS ye girme hakkı elde eden öğrencilerin ise zafer sarhoşluğuna kapılmadan planlı bir şekilde önlerindeki kısa süreyi değerlendirmeleri gerekmektedir. Sınavın asıl zor kısmı geride kaldı bence. Çünkü YGS de tüm alanlarda çıkan soruları cevaplamaya çalışmalarına rağmen LYS de ise sadece 3 yıldır ağırlıklı olarak eğitimini aldıkları alandaki soruları cevaplamak durumunda olacaklar. Yani MF alanında eğitim alan bir öğrenci sadece matematik, geometri ve fen bilimleri alanlarındaki soruları, TM alanında eğitim almış olan bir öğrenci Türk Dili ve Edebiyatı ile matematik-geometri alanlarındaki soruları cevaplayacaklardır. TS alanında eğitim almış olan bir öğrenci, Türk Dili ve Edebiyatı alanı ile sosyal bilimler alanlarındaki soruları cevaplarken dil bölümü öğrencileri de sadece yabancı dil sorularını cevaplayacaklardır.
Alanları dışındaki sorularla karşı karşıya gelmeyecek olmalarının özellikle alanlarında başarılı olan öğrencilerin başarı şanslarını arttıracağını düşünüyorum.
LYS ye girecek olan öğrencilerin önlerindeki kısa zaman dilimini daha iyi değerlendirmeleri için iyi bir planlama ve bu planlamaya uyma konularına kendilerini odaklamaları gerekmektedir. Bunun için okulundaki ve dershanesindeki rehber öğretmeni ile işbirliği yapması gerekecektir.
Genelde öğrencilere rehberlik yaparken üzerinde titizlikle durduğumuz zaman yönetimi konusuna değinmeden geçemeyeceğim. İnsanın yapmak zorunda oldukları ve yapmak istedikleri bir birinden farklı eylemler olabilir. Zaman yönetimi dediğimiz olgu bu birbirinden farklı eylemleri sıralamayı becererek sonuca ulaşmayı kolaylaştıracaktır. Daha sonra da yapılabilecek olanlar ile şimdi yapılması gerekenleri birbirinden ayırarak zamanı ona göre kullanabildiklerinde öğrencilerin başarı yolunda ciddi bir atmış olacaklarını hatırlatmak istiyorum.
Başarıya giden her yolda bir takım engeller olduğu gibi LYS hazırlığı içinde olan öğrencilerin başarılarının önünde de bir takım engeller vardır. Bu konuda öğrencilerin daha uyanık olacakları ve akıllıca davranacakları kanaatindeyim. Bu bir çeşit iyimser düşünce değil, onlara olan güvenimin neticesinde söylediğim bir cümledir. Son olarak öğrencilere bazı ipuçları vererek yazımı sonlandırmak istiyorum:
1. Mutlaka bir çalışma planınız olsun.
2. Bu çalışma planını;
a)Sizin YGS puanınızı,
b)Hedeflerinizi,
c)Sizin kapasitenizi (yeterlilik ve sınırlarınızı),
d)Sizi motive edebilecek unsurların neler olduğunu bilebilecek bir rehber öğretmen (okulunuzun ya da dershanenizin rehber öğretmeni) ile birlikte yapın.
3. Arkadaşlarınızla bir arada olma isteklerinizi karşılıklı olarak sınav sonuna kadar erteleyin.
4. Eksik olduğunuz konular varsa onların tamamlanması konusunda okulunuzdaki ya da dershanenizdeki öğretmenlerinizden yardım alın.
5. Baharın gelmesiyle öğrencilerde oluşan rehavetin yani çalışmaya karşı isteksizliğin mümkün olduğunca etkisinde kalmayın. Çünkü zamanınız gerçekten kısıtlı. Bu gerçeği hiçbir zaman dikkatinizden kaçırmayın.
Bu yazı 334 kere okundu.
|