|
Daha öncede denildiği gibi,kekemeliğin nedenleri konusunda birlik yoktur. Çeşitli varsayımlar olmasına karşın, bozukluğun oluş nedeni bilinmemektedir. Psikojenik, organik, genetik ya da çevresel bir kaç etkenli bozukluk olduğu kabul edilmektedir
Bu bakımdan, ortaya atılmış görüşleri olabildiği kadar birleştirerek açıklama yoluna gidilecektir.
1-Kekemelik yapısal nedenli bir özürdür:
Bu nedeni öne sürenler kekemeliği bedensel fizyolojik ya da nörolojik bir nedene bağlamaya çalışırlar. Örnek verecek olursak;
ARİSTOTLE kekemeliği dildeki bir özre, yapısal bir bozukluğa bağlamaya çalışmıştır.
COLOMBAT a göre kekemelik beyin sinirleriyle,ses çıkarma organlarını devindiren sinir ve kaslar arasında yeterli uygunluk ve beraberlik olmayışından ileri gelmektedir.
SCHULTES kekemeliğin hançeredeki ses bantlarında oluşan bozukluktan ileri geldiği görüşündeydi. Bu görüşü savunanlara göre kekeme olan insanlar aslında kekemeliğe uygundurlar. Eğer çevre koşulları kekemeliği önleyecek durumdaysa önemli değildir. Fakat çevre koşulları çocuğun bünyesiyle bağdaşırsa kekemelik gelişir. Bu gruptakiler kekemeliği soylada bağdaştırırlar. Bunlara göre kekeme kişinin soyunda kekeme vardır. Solaklık kekemeler arasında daha çoktur. İkizler arasında kekemelik daha çok görülür.
2-Kekemelik öğrenilmiş bir davranıştır:
Bu görüşü savunanlara göre; kekemelerle kekeme olmayanlar arasında kalıtım,fizik gelişimi,sağlık,zeka yönünden hiç bir ayrıcalık yoktur. Kekemelik öğrenilen bir davranıştır. Konuşmanın kendisi öğrenilen bir süreçtir.
Kekemeler konuşmanın akıcılığındaki tutukluğun yanlış değerlendirilmesi sonucu,bu özrün zorla kazandırıldığı bireylerdir. Konuşma gelişimindeki bu kritik dönemde,ana-baba, öğretmen ve diğer yetişkinler tutulma ve duraklamaya karşı aşırı duyarlılık gösterir,endişelenir ve telaşlanırlar. Bunu çocuğa da aktarırlar. Çocuk kekemelik belirtilerini benimser ve bilinçli hale getirir. Sonrada kekeme olur çıkar.
3-Kekemelik bir kişilik bozukluğudur:
Bu kümede, çoğunlukla ruh bilimciler ve ruhsal sağaltımcılar toplanmaktadır. Bunlara göre kekemelik kişilik bozukluğunun belirtisidir. Kekemelik konuşma bozukluğu değildir. Kekemelik benlik ve rol çatışmasıdır. Birey kekeleyerek konuşmakla düzgün biçimde konuştuğunda doyuramadığı bir takım ruhsal gereksinimlerini doyurmaktadır. Kekemelerde belirli bazı kişilik özellikleri vardır. Bebeksi, zorlayıcı,çekingen, endişeli, güvensiz, bağımlı, yalnız, utangaçtırlar.
Kekemelerin aileleri aşrı titiz kuralcı olmakta ve kekemelikte ruhsal etkenlerin payı büyük ölçüde görülmektedir. Eğer bir çocuğu kekeme yapmak istiyorsanız, onu çok kesin kurallara göre hiç yanılgısız ve yalanışsız davranması için zorlayın.
Konuşma öğrenilmiş olan işlevlerden biridir. Şayet öğrenilme döneminde,işlev iyice pekişmeden,güçlenmeden bir baskıyla karşılaşırsa konuşma bozuk olur. Bu birinci dön. kekemeliği biçiminde görülür. Konuşma kazanıldıktan sonra herhangi bir baskı karşısında çözülür ,bozulursa bu ikinci dön. kekemeliği biçiminde görülür.
Bu yazı 407 kere okundu.
|