Çocukların zihinsel ve kişilik gelişiminin %70 i 06 yaş arasında tamamlanmaktadır. Bu süre içeri kazanılan davranış biçimleri, tüm yaşam boyunca devam etmektedir. 36 yaş arası anaokuluna başlamak için uygun yaştır. Çocuk üç yaşından itibaren anaokuluna başlayabilecek olgunluğa ulaşır. Anaokulu çocuğun hayatında önemli bir rol oynar. Çünkü çocuğun zihinsel ve kişilik gelişimine olumlu katkı sağlar. Çocuk, anaokulunda birçok beceriyi ağırlıklı olarak oyun oynayarak geliştirir. Anasınıfına giden öğrenci ile gitmeyen öğrenci ilköğretime başladıklarında bir takım farklılıklar yaşayacaklardır. Bu farklılıkların bilinebilmesi için anasınıfına devam eden öğrencinin kazanımlarının neler olduğunu bilmek yararlı olacaktır. Anaokuluna giden çocuk; -Öğrenmeye ilgi duyar. Öğrenmeye ilgi duyması okul yaşamında kendisine verilmek istenilen bilgileri almasını kolaylaştıracaktır. -Kendini tanımayı öğrenir. Kendini tanıması kişinin ilerleyen yaşlarda yapacağı tercihler açısından önemlidir. Çünkü yeterlilik ve sınırlılıklarını tanıması kişinin kendisinden daha realist bir beklenti içinde olmasını sağlayacaktır. -Yeteneklerinden haberdar olur. -Farklı bir birey olduğunu öğrenir. -Yaşıtlarıyla ilişki kurar. Bu da çocuğun daha çabuk sosyalleşmesini sağlayacağından sosyal gelişimine olumlu katkı yapacaktır. -İşbirliği yapma alışkanlığı kazanır. Grup içinde çalışma ve işbirliği becerilerinin gelişmesi çocuğun eğitsel anlamda ve yetişkinlik döneminde iş yaşamında başarılı olmasını kolaylaştıracaktır. -Hakkını korumayı ve başkalarının hakkına saygılı olmayı öğrenir. Bu da ayakları üzerinde durabilmesini ve topluma adaptasyonunu hızlandırır. -Bencillikten sıyrılır, paylaşmayı öğrenir. Paylaşma duygularının yeterince gelişmemiş olması özellikle ailesinde tek çocuk olan yani kardeşi olmayan çocuklarda ciddi bir sorun olarak karşımıza çıkmaktadır. -Anne-babadan ayrı kalmaya alışır. Anne babanın gölgesinden kurtulup kendi başına kalabilmek onu daha sağlam kişilik geliştirmesi yolunda motive edecek ve bu süreci hızlandıracaktır. -Özgür davranma olanağı bulur, bağımsızlık duygusu gelişir. Kendisini ilgilendiren konularda özgürce kararlar verebilmesi ve özgürce davranabilmesi kolaylaşacaktır. -Dil gelişimi hızlanır, sözcük dağarcığı zenginleşir. Konuşmanın en etkisi iletişim aracı olduğu düşünülürse dil gelişiminin önemi daha iyi anlaşılacaktır. -Zihin gelişimi hızlanır. ?işlenen demir? deyiminde olduğu gibi zihinsel faaliyetlere erken başlamasının zihinsel gelişimi açısından oldukça önemlidir. -Girişkenliği artar. -Var olan yetenekleri gelişir. -Kendi ihtiyaçlarını karşılama alışkanlığı edinir. Kendi ihtiyaçlarını kendi kendine karşılamayı öğrenmesi başkalarına bağımlı olmaktan bir an önce kurtulmasını sağlayacaktır. -Sorumluluk duygusu gelişir. -Karar verme yeteneği gelişir. -Sosyal kuralları öğrenir. Kurallara uymayı 0-6 yaş grubundayken öğrenen birey yaşamının değişik aşamalarında karşılaşacağı kurallara uyma konusunda zorluk yaşamayacaktır. Yaşamımızın her döneminde değişik kuralların yer alacağını düşünürsek bunun önemi daha iyi anlaşılacaktır. -Vücudunu etkin bir biçimde kullanmayı öğrenir. -Bir üst öğrenim için gerekli olgunluğa ulaşır. Sanırım en önemli yararlarından birisi de budur. Yani anasınıfına devam eden öğrenci ilköğretime başladığında öğrenmeye hazır hale gelecektir.
Bu yazı 1792 kere okundu.
|