|
Her gece altını ıslatma, hem de bazı geceler birden fazla bu durumun yaşanması çocuk ile anne arasındaki ilişkiyi bozabilir.”Ne biçim çocuksun, bıktım artık senin ıslattıklarını yıkamaktan, biliyorum bana eziyet olsun diye yapıyorsun “ şeklinde sürekli kızan,aşağılayan, sinirli bir annenin karşısında çocuğun da çok olumlu davranışlar göstermesi kolay değildir. Gerçekten de annenin yaşadıkları kolay değildir. Ancak bu tür söylenmeler davranışı çözmek yerine durumu iyice zorlaştırır.
Bizim toplumumuzda altını ıslatan çocuğu hemen doktora götürmek alışkanlığı pek yoktur. Bununla ilgili, “Çocuğu doktora götürürsem erkekliği gider, verdikleri ilaçlar kısırlığa neden oluyor.” gibi pek çok yanlış ve batıl inançlar vardır. Yine altını ıslatmanın erkeklerde sünnet olunca, kızlarda regl olunca son bulacağı düşüncesi doğru değildir.
Gece boyunca ıslak kalan çocuk böbreklerini üşütebilir. Mikropların ve bakterilerin üremesine idrar yollarının iltihaplanmasına yol açabilir. Çocuk kendini mutsuz ve güvensiz hissedebilir. Oysa altını ıslatma tedavi edilebilen bir problemdir, çocuğun kaderi değildir.
Altını ıslatan bir çocuğun en büyük isteği yetişkinlerin bu konuda anlayışlı ve sabırlı olmasıdır. Bu durumun çocuğu üzdüğü, utandırdığı bilinmelidir. Bazı çocuklar altını ıslatmamak için geceleri saatlerce uyumaz.
1.Çocuğa fiziksel bir ceza kesinlikle verilmemelidir. Her çocuğun farklı özellikleri olduğu unutulmamalı, çocuk kimseyle kıyaslanmamalıdır.
Çocukla bu problemini ortadan kaldırmak için, iş birliği yapılmalı, bu rahatsızlığın nedenleri ve tedavi yolları ile ilgili konuşulmalıdır.
2. Yeterli sevgi ve ilgi göstererek, ihtiyaçları zamanında karşılanarak çocuğa güven duygusu kazandırılmalıdır.
3. Tuvalet eğitimine çok erken başlanmamalı, anne bu konuda aşırı titiz ve aşırı baskıcı katı bir tutum içinde olmamalıdır.
4. Çocuğun yatağı, çarşafları ve çamaşırları temiz olmalı, “Nasıl olsa bu gece de yatağını ıslatır” düşüncesiyle, altına naylon sermekten, bezlemekten vazgeçilmelidir.
5. Çocuğu, “Bak bir daha yatağını ıslatırsan pipini keserim.”ya da “Böyle devam
edersen seni bırakıp gideceğim” gibi sözlerle korkutmak, tehdit etmek, problemi çözmeyeceği gibi çocukta panik, endişe v.b. olumsuzluklara neden olur.
6. İdrar kesesinin kapasitesinin artırılması için, çocuğa çişi geldiği zaman bir süre tutması öğretilir
7. Çocukla birlikte ıslak ve kuru kalktığı günleri işaretleyebilmesi için bir çizelge hazırlanır. Çocuk, her gün uyanınca durumuna göre işaret koyar ve sorumluluk kazanır.
8. Sonunda istenilen duruma gelince, ödüllendirme yöntemi de kullanılabilir.
9. Çocuk uzman birinden yardım almalı ve bu yardım düzenli olmalıdır. Bazı durumlarda doktor kontrolünde ilaç kullanımı da olabilir
Bu yazı 813 kere okundu.
|