|
Geçtiğimiz Cuma günü tüm ilköğretim ve orta öğretim kurumlarındaki öğrenciler karnelerini aldılar. Karne öğrenci açısından önemlidir. Çünkü bir yıllık çalışmasının sonucunu görmüştür. Hedeflerine ne kadar ulaştığını, nerelerde hata yaptığını görme fırsatı yakalamıştır. Özellikle ilköğretim birinci kademedeki öğrencilerin ellerinde karne ile eve gidişlerini gözlemleme fırsatı bulursanız; kiminin seke seke koşar adımlarla yürüdüklerini, kimisinin de oldukça ağır adımlarla adeta ayakları geri gidiyormuşçasına isteksiz başları öne eğik bir şekilde evlerine gittiklerini görürsünüz. Gördükleriniz o çocuğun karnesi hakkında bir fikir verir zaten.
Ergenlik dönemindeki öğrenciler küçükler kadar önemsemezler karnelerini. Ya da önemsemez görünürler. Aslında hayatları için koydukları hedefe küçüklerden daha yakın olduklarını unuturlar. Yani zaman yönetiminin kendileri açısından önemini gözden kaçırırlar. Her insan gibi bu öğrencilerin de haklı(!) birer mazeretleri vardır. Asıl önemli olanın YGS ve LYS denemeleri olduğunu, okul başarısının bir şekilde halledilebileceğini kendilerine telkin ederek kendilerini inandırmaya çalışırlar. Oysa gözden kaçırdıkları bir gerçek vardır. YGS ve LYS başarısı için asıl olan bilgi birikimidir. Bilgi olmazsa test tekniğini bilse ya da bilmese neye yarar? Bilgi ise okulda öğrenilecektir. Öğrenilen bilgi ise karneye yansıyacaktır.
Özellikle küçük yaşlardaki öğrencilerin yaşamda kendileri için gerekli bir takım alışkanlıkları ne derece kazandıklarının ortaya konması bakımından davranış notlarının da önemli olduğu kanaatindeyim. Ama davranış notlarının öğrenci kadar veliyi de ilgilendirdiği gözden kaçırılmamalıdır. Yani bir takım beceri ve alışkanlıkları çocuklarına ne derece kazandırabildiklerini görmeleri açısından veliler çocuklarının davranış notlarını iyi incelemelidirler.
Davranış notlarının öneminin ortaya çıkabilmesi biraz da sınıf öğretmenlerinin gösterecekleri titizlikle doğru orantılı olduğunu söylemeden edemeyeceğim. Genelde öğretmen arkadaşlarımız davranış notlarını akademik başarıyı ortaya koyan ders notlarına endeksleme gibi bir yanlışın içine de düşebiliyorlar. Yani tüm derlerinden 5 (pekiyi) olan bir öğrencinin grup içinde uyumunun 3 (orta) yazılması ayıp olur şeklinde algılanabildiğinden doğrudan pekiyi verilebiliyor. Öğrencisini iyi gözlemleyen bir öğretmen ders notlarının tamamı 5 (pekiyi) olan bir öğrencinin davranış notlarından herhangi birini vermekten çekinmeyecektir. Öyle de olmalı aslında. Öğrenci ya da veli eksiği görmezse eksiği gidermesi yolunda bir çalışma yapması beklenemez.
Çocuklarımızın aldıkları karne kadar velilerin o karneye verecekleri tepkiler de önemlidir. Genellikle çocuklarının yeterlilik ve sınırlılıkları konusunda eksik bilgi sahibi olan yani yeterince çocuklarını tanıyamamış olan velilerin düştükleri bir takım yanlışlar vardır ki bunlardan kesinlikle kaçınılmalıdır.
Her çocuğun kendine özgü olduğu unutulmamalıdır. Çünkü her çocuğun fiziksel, psikolojik ve zihinsel ve sosyal gelişimi birbirinden farklı olacağı biri zeki diye adlandırılan çocukların da farklı zekâ türlerinde birbirlerinden farklı performanslar sergileyebilecekleri unutulmamalıdır.
21. yüzyılın eğitim anlayışında tek tip zekâdan bahsedilmediği, çoklu zeka denilen bir kavramın eğitim literatüründe sıkça sözü edilen bir kavram olduğu gerçeği de unutulmamalıdır.
Sevgili anne ve babalar lütfen çocuklarınızın karne notlarına bakarak onları diğer çocuklarınızla ya da komşunuzun veya bir yakınınızın çocuğu ile karşılaştırmayın. Çocuklarınızı kendi içinde değerlendirmeniz gerektiği gerçeğini bir an olsun aklınızdan çıkarmayın.
Bu yazı 362 kere okundu.
|