|
Yeni bir bebek doğumundan itibaren şuna ya da buna benzetilir. Aslında her birey kendine özgüdür. Fiziksel farklılıkların yanı sıra sergiledikleri davranışlar da farklıdır. Olaylara tepki verişleri farklı olabilir. Ancak çoğu insanlar benzer durumlarda benzer davranışlar sergilerken, benzer olaylara benzer tepkiler verirken bazılarının tepkileri toplum geneline ters düşer. İşte tam bu noktada uyum ya da uyumsuzluk sorunu başlar.
Bazı çocuklar, elinde olmayan sebeplerle başkalarıyla anlaşmakta zorlanır, uyuşmazlığa düşer, onlardan farklı davranır, problem çıkarır ve mutsuz olur. Çevreyi de olumlu veya olumsuz etkiler. Toplumun ve bireyin mutluluğu uyumla örtüştüğü için bu durum toplum içinde birey için de mutsuzluğa yol açar.
Uyumsuzluk; biyolojik, psikolojik, sosyo-ekonomik, fiziksel, bedensel, kalıtımsal ve eğitimsel kaynaklı olabilir. Problemli davranış ilerlemeden evvel alınacak tedbirlerle uyumsuzluk önlenebilir.
Sınıf yönetimini etkili kılmak için öğretmenin, uyumlu öğrencilerle dersi götürüp uyumsuz olanları yok saymak ya da onları dışlamak yerine uyumsuz çocuklarla özellikle ilgilenmesi gerekir. Bunun için öğretmenin öncelikle uyum sorunu yaşayan öğrencinin hangi konuda uyum güçlüğü yaşadığı konusunda bilgi sahibi olması gerekmektedir. Yani uyumsuz çocukların hepsini bir kategoride toplamak mümkün değildir. Çünkü uyumsuz bireyler kendi aralarında bir bütünlük oluşturmazlar. Uyumsuz çocuk diye adlandırılan tüm çocukları bir bütün kabul etme imkânı olsaydı kendi içinde uyumlu bir grup elde ederdik ki belki sorun şimdiki boyutta olmazdı.
UYUMLU VE UYUMSUZ ÇOCUKLARIN TANIMI
Gidişe ayak uyduranlar uyumlu, uyduramayanlar uyumsuz...
“Bütünün parçaları arasındaki ahenk” uyumun sözlük anlamına yakın bir tanımlamadır. İnsan organizmasının uyumunu ele aldığımızda onun biyolojik uyumlu konumuzu pek fazla ilgilendirmez. Bizi ve konumuzu bağlayan onun sosyal uyumu yani çevresindeki insanların isteklerine uygun davranıp davranamadığıdır.
Sonuç olarak uyum; bireyin sahip olduğu özelliklerinin kendi benliği ve içinde bulunduğu çevre arasında dengeli bir ilişki kurabilmesi ve sürdürebilmesidir (Çağlar, 1981, Sayfa: 12). Yani birey hem kendisiyle hem de çevresiyle uyumlu bir ilişki içinde olmalıdır. Bu vasıflara sahip kendisiyle ve çevresiyle ahenkli ilişkiler kurabilen çocuklar içinde “uyumlu çocuklar” diyebiliriz.
Uyumsuz çocuklar (Prof. Dr. Doğan ÇAĞLAR’a göre) Kendi benliği ile ve çevresiyle dengeli ve etkili ilişki kurma, geliştirme ve sürdürmede güçlük çeken, bu yüzden gelişimleri sekteye uğrayan ve çevresindekilerin olağan ilişkileriyle düzeltilemeyen davranış kalıplarına sahip olan çocuklardır.
UYUMSUZ ÇOCUKLARIN ÖZELLİKLERİ
Uyumsuz çocuklar için, antisosyal, anormal, davranış bozukluğu olan çocuklar gibi çeşitli kavramlar kullanılmaktadır. Bunlar daha ziyade bütün uyumsuzluğu anlatan kavramlardır. Bazen de hepimizin kullandığı serseri, kavgacı, dengesiz, ters gibi belirgin bir uyumsuzluğu temsil eden kavramlar kullanılır. Yani problemli çocuklar uyumsuz davranışlarını temsil eden kavramlarla etiketlenir.
Problemli çocuklar, fazla asabiyet, huzursuzluk, rahatsızlık, okula ilgisizlik, akademik çalışmalarda başarısızlık, aşırı kıskançlık, aşırı hırslılık, dikkatsizlik, öfkelilik, utangaçlık, korkaklık, güvensizlik, duygusallık, hassaslık gibi davranışlar gösterebilirler. Elbette bu davranışları normal insanlarda da gözlemlemek mümkündür. Sorun bu davranışların ciddi anlamda süreklilik göstermesidir. Uyumsuz çocuklarda bu davranışların bazıları ya da çoğu süreklidir.
Bu yazı 401 kere okundu.
|