|
Çocuğumuzda var olan özel bir durumun ne olduğunu çoğu kez belirtilerinden yola çıkarak ne olduğunu anlamaya çalışırız. Çocuğumuzda ortaya çıkan belirtileri gözden kaçırmamak için is iyi bir gözlemci olmak zorundayız. Özellikle bu satırları okuduktan sonra birçoğunuzun çocuğunu yeniden gözlemlemeye başlayacağını biliyorum.
Bir çok durumda olduğu gibi otizmi de belirtilerden yola çıkarak tanımaya çalışalım. Yani çocuğunuzu dikkatli bir şekilde gözlemlediğinizde:
Çocuğunuzla iletişim kurmakta zorluk mu çekiyorsunuz?
Çocuğunuz, tehlikeler karşı duyarsız mı?
Çocuğunuz, uygunsuz yere gülüyor ya da ağlıyor mu?
Çocuğunuz, acıya karşı duyarsız mı?
Çocuğunuz, yalnız kalmayı mı tercih ediyor?
Çocuğunuz, sizinle ve çevresindeki kişilerle göz teması kurmaktan kaçınıyor mu?
Çocuğunuz, objeleri kendi etrafında döndürüyor mu?
Çocuğunuz, akranlarıyla iletişim kurmaktan kaçınıyor mu?
Çocuğunuz, objelere gereksiz yere bağlanıyor mu?
Çocuğunuz, aşırı hareketli veya aşırı hareketsiz mi?
Çocuğunuz, sorulara cevap vermek yerine söylediğinizi tekrarlıyor mu?
Çocuğunuz, seslere karşı aşırı duyarlı mı?
Bu soruların tamamına ya da bir kısmına evet cevabını veriyorsanız eğer. Sizde büyük ihtimalle özel bir çocuğa sahipsiniz demektir. Öncelikle yapmanız gereken çocuğunuzun uzman kişiler tarafından değerlendirilmesini sağlamak ve çocuğunuzun otistik olup olmadığını tespit ettirmeniz gerekmektedir. Eğer çocuğunuz otistik ise, otizmin hastalık olmadığını bilmeniz ve eğitimle üstesinden gelinebilecek bir davranış bozukluğu olduğunun farkında olmanız gerekmektedir.
Otizm gerçeği toplum tarafından yeni yeni duyulan bir olgu olmasına karşılık ne olduğu tam olarak bilinmemektedir. Otistik çocuklar, otizmin ne olduğunu bilmeyen kişiler tarafından deli diye tanımlanmaktadır. Bu çok yanlış bir algılama şeklidir. Şunu herkes bilmelidir ki otistik çocuklar deli değillerdir.
Otizm, sosyal ve iletişim becerilerinin oluşmasını etkileyen bir genel gelişim bozukluğudur. Otizm genellikle 2 yaşından itibaren ortaya çıkar. Otistik çocuklar genelde öğrenme ve algılama bozukluğu çekerler. Otistik çocukların büyük bir bölümünde farklı seviyelerde zihinsel gelişim geriliği görülse de zeka seviyeleri normal olan otistik çocuklar da vardır. Ancak, genel zeka seviyeleri ne olursa olsun, otistik çocuklar çevrelerindeki dünyayı algılamakta zorluk çekerler. Otizm, erkek çocuklarda kız çocuklara oranla 4 kat daha fazla görünmektedir.
Şu da bilinmelidir ki; bu çocuklarda var olan otizmin tamamen giderilmesi için herhangi bir ilaç yoktur. Yalnız bilimsel çalışmaları takip ettiğimiz kadarıyla bu yönde çalışmalar son yıllarda hız kazanmıştır. Ama kesin bir veri yoktur. Şuan itibari ile yapılması gereken en uygun davranış şekli, çocuklarımızın eğitim süreci içerisine çekilerek otizmle mücadele edilmesi gerekmektedir.
Otistik çocuklar durumlarına göre normal sınıflarda kaynaştırma öğrencisi olarak eğitim alabilecekleri gibi ÖÇEM (Otistik Çocuklar Eğitim Merkezi) gibi özel eğitim kurumlarında da eğitim alabilmektedirler. Çocukların eğitimlerine hangi ortamda devam edecekleri ise otizmin derecesine bağlıdır. Otizmi atipik (daha hafif düzeyde) olan çocuklar kaynaştırma öğrencisi olarak eğitimlerini sürdürebiliyorken, daha ağır düzede otizmi olan öğrencilerle iletişim güçlüğü yaşandığı için bu çocuklar sadece otistik çocuklar eğitim merkezlerinde eğitimlerini sürdürebilmektedirler.
Bu yazı 223 kere okundu.
|