|
3. Aşırı uyarılma tepkileri
Anılar (görüntüler sesler kokular) kaçınma tepkileri gibi travmatik bir olaydan sonra ortaya çıkan belirtilerin çok güçlü bir fizyolojik temeli vardır. Travmatik olaylar insan bedeni ve zihni açısından korkunç bir şoktur ve aşırı bir fizyolojik uyarılmaya yol açabilir. Bu aşırı uyarılma hızlı kalp atışı avuç içlerinin terlemesi konsantrasyon sorunları ve uyku güçlükleri gibi belirtiler ortaya çıkarır. Travma sonrasında olay anını hatırlatan her hangi bir uyarıcı ile karşılaşıldığında kişiler yeniden travmatik olay oluyormuş gibi hiddebilir ya da belli bir yer onlara yaşadıkları travmayı hatırlatabilir ve beden otomatik olarak tekrar aşırı bir fizyolojik uyarılma durumuna geçer. Bu fizyolojik tepkiler kas ağrıları sırt ağrısı veya karın ağrısı gibi belirtilere de neden olabilirler.
Hatırlatıcılar travmaya ilişkin anıları tetikleyen ipuçlarıdır ve travma sonrası ortaya çıkan belirtilerin anlaşılması bakımından Önem taşırlar. Örneğin deprem sırasında bulunulan binanın görüntüsü yaşanmış bir trafik kazasını hatırlatan bir ses koku veya tacizi hatırlatan herhangi bir düşünce veya duygu hatırlatıcı olabilir Travma tepkilerinin ortaya çıkmasında hatırlatıcıların etkilerinin bilinmesi hem çocuklar hem de yetişkinler açısından önem taşır ve onların travma tepkileriyle daha kolay başa çıkmalarına yardımcı olur.
Yukarıda sözü edilen tüm bu tepkiler büyük afetlere ve travmatik olaylara karşı verilen normal tepkilerdir. 1999 depremleri gibi büyük afetlerden sonra çocuk ve yetişkinlerin büyük bir kısmının bir kaç ay boyunca bu tip tepkiler sergilemesi normal kabul edilmelidir. Eğer bu tepkiler daha uzun sürerse ve günlük yaşamda uyku bozuklukları aile ve okul yaşamında güçlükler gibi sorunlara yol açarsa profesyonel yardım alınması gerekir.
Kaygı tepkileri
Travma sonrası stres tepkisi temelde bir kaygı tepkisidir. Bu tepki sırasında bireyin bedeni ve zihni sanki bir tehlikeye maruz kalmış gibi tepki verir. Çocuklar travmatik bir olaydan sonra aşağıda belirtilenler gibi belirgin olmayan kaygılar geliştirebilirler:
• Okul sosyal yaşam ve gelecek gibi alanlarda ortaya çıkan sürekli bir kaygı hali
• Avuçların terlemesi titreme mide sorunları baş ağrıları kas gerginliği gibi fiziksel uyarılmıştık belirtileri
• Karanlıktan belirli hayvanlardan ve başkalarının önünde konuşmadan aşırı korkma (Bu korkuların bir kısmı 7-10 yaş arasındaki çocuklarda yaşa bağlı olarak ortaya çıkan normal gelişimsel korkulardır ve hiç bir müdahalede bulunulmasa bile kendiliklerinden ortadan kalkarlar.
• Travma sonrası kaygı tepkisi olarak nitelendirilmeleri için bu korkuların aşırı boyutlarda olması gerekir)
• Sevilen birisinden ayrılma korkusu - özellikle küçük çocuklar ayrılık kaygısı belirtileri gösterebilirler.
Şiddetli üzüntü ve depresyon
Hepimiz zaman zaman kendimizi kederli ve üzgün hisseder hatta bazen ağlarız. Kayıplardan sonra şiddetli üzüntü tepkileri vermek ve kaybedileni özlemek normaldir. Bunlar kişiye rahatlama duygusu veren ve diğer kişilerin desteğini almak için harekete geçmesine yol açan sağlıklı tepkilerdir. Ancak depresif belirtiler olarak adlandırılan bu tepkiler uzun süre devam ederse ve ödev yapmak yemek yemek uyumak ve arkadaşlarla oynamak gibi günlük işlevlerde bozulmaya yol açarsa bir ruh sağlığı uzmanından yardım istemek gerekebilir. Travmatik yaşantı sonrasında normal kabul edilen bazı depresif tepkiler şunlardır:
1. Depresif ya da sinirli bir ruh hali.
2. Tüm etkinliklere duyulan ilginin azalması ve bunlardan haz alamama
3. Diyet yapılmadığı halde bariz şekilde kilo kaybı veya artışı
4. Kaybedilen kişiyi özleme.
5. Sevilen birinin kaybını kabullenmeme .
6. Uykusuzluk ya da aşırı uyuma.
7. Aşın huzursuzluk.
8. Aşırı yavaşlık.
9. Enerji kaybı/azalması ve derin bir yorgunluk hissi.
10. Değersizlik duygusu.
11. Aşın ya da duruma uymayan suçluluk duyguları.
12. Konsantre olmada ya da karar vermede zorluk.
13. Tekrarlayan ölüm düşünceleri.
14. Hayatın yaşamaya değmediğine dair tekrarlayan düşünceler.
Bu yazı 187 kere okundu.
|