Okul fobisi, çocuğun okuldan, sosyal faaliyetlerden ve öğrenme yaşantısından uzaklaşmasına neden olduğundan, akademik ve sosyal gelişmeyi ciddi bir şekilde etkilemektedir. Okul fobisi, özellikle kronik olduğu taktirde, ergenlik döneminde gençliğin diğer nörotik belirtilerinden daha zorlu bir takım psikolojik sorunların oluşumuna yol açar. Okul fobisi yaşadığı kesin olan çocuğun bu durumdan kurtulabilmesi için ciddi anlamda aile desteğine ihtiyaç vardır. Aile bir dizi önlemler almalıdır. Bu önlemlerden bazılarını şu şekilde sıralamamız mümkün olabilir: 1.Bedensel rahatsızlıkları hususunda fobili çocuğun şikayetlerine ölçülü ilgi göstermek gerekir. Endişeli bir annenin yoğun sempatisi, belirtileri sadece arttırır. Halbu ki dostça kesin ve cesaretlendirici müsaadesiz ve merhametsiz bir tavır çocuğa yardım edebilir. Samimi bir konuşma gerekli görülebilir. 2.Her şeyden önce çocuğun okuldan uzak kalmamasına önem verilmelidir. Çocuk derse girmese bile okul bahçesinde bulunmalıdır. Evde kalış uzadıkça okula dönüş o ölçüde güçleşir. 3.Çocuğa soğukkanlı bir tutum ile yaklaşılmalıdır. Korkutmalar, dayaklar, geri tepmeler, alttan almalar da etkisiz kalır. 4.Çocuğun sıkıntıları ilk günleri artar gibi olsa da sonraları yatışır. Her türlü öğretim de olduğu gibi çocuğa neden burada olduğunun uygun bir dille anlatılması gerekir. Çocuk okula gidiş sebebini öğrenmelidir. 5.Önce hata yapmasına müsaade etmek daha sonra bunun için onu cezalandırmaktan ziyade davranışlarının sonuçlarından çocuğu haberdar etmek tercih edilir. Çocuğun hatasını önlemek onu bu yüzden cezalandırmaktan daha olumlu sonuçlar verir. 6.Çocuğa okulu yeniden tanıtma ve özendirme girişimleri yaralı olacaktır. Öğretmenin sıcak ilgisi, eğlenip oynayacak ortamın varlığı çocuğun kısa bir süre içinde gevşeyip rahatlamasına yardım eder. Bu çocukların girdikleri bu yeni ortama uyabilmeleri ve kendilerini güvenlik içinde hissedebilmeleri için kendilerine güven sağlayıcı birine ihtiyaçları vardır. Küçük çocuklara okulda bu güveni en iyi verebilecek kimse öğretmenleridir. Öğretmen onun gözünde güçlü ve önemlidir. Eğer öğretmen ulaşılmaz bir otorite ise hemen her çocuk için bîr tehlike oluşturur. Yukarıda belirtilen çalışmalar yapıldığı takdirde öğrencinin durumunda düzelme olacağı düşünülmektedir. Bütün alınan tedbirlere rağmen durumunda halen bir düzelme görülmediği takdirde bir uzman kuruluşa götürülmesinde fayda vardır. Okul fobisinin en çok yaygın olduğu 5-8 yaşlarında bıraktığı olumsuz iz, ikinci yoğun olan yaş grubu 11-14 yaşlarına oranla daha azdır Okuldan uzak kalmanın getireceği sorunlar nedeniyle okul fobisi olan çocukların elden geldiğince bir an önce okula dönmeleri amaçlanır. Uzmanların çoğu, çocuğun okula dönmesinden önce sorunun nedenlerini anlamasına yardımcı olmak ve endişelerini azaltmak amacıyla bir süre için psikoterapi yapılmasını öngörmektedirler. 6-12 ay gibi bir tedavi sürecinden sonra çocukların okula dönmelerinin başarılı sonuçlar verdiği görülmüştür. Kronik okul fobisinde çocuğun okula dönmesinde psikoterapi olumlu sonuçlar verir, böyle bir tedavi yöntemine girişmeden çocuğun okula dönmesi onun okulda giderek daha çok mutsuz olmasına ve gerek sosyal gerekse akademik başarı açısından arkadaşları arasındaki statüsünü kaybetmesine neden olur. Akut okul fobisi olan çocukları okula bağlayabilmek ancak uzman terapistlerin yoğun çabalarıyla olasıdır. Sağlıklı bir gelişim ancak etkili bir davranış terapisi ve aile yönlendirme yöntemiyle gerçekleşebilir. Bu çocukların sınıfta daha az endişe duymalarını, daha huzurlu olmalarını sağlamak üzere yapılacak özel eğitim egzersizleriyle, okulu çocuğa yeniden tanıtma ve özendirme girişimleriyle, gerekirse önce 1 saat, sonra yarım gün, sonunda tam gün okula gitmelerini sağlamakla, gerektiğinde annelerinin de okula gelmelerini ve çocuk kendini rahat hissedinceye kadar kısa bir süre sınıfta oturmalarını sağlamakla, nihayet anne ve babaları eğiterek, okulda yeterli bakım ve eğitim olmadığı yolundaki onların aşırı koruyucu tavırlarından kurtulmalarını sağlamakla mümkündür. Tedavi edici programlar, çocuğun okul hakkındaki şüphe ve endişelerini aydınlığa kavuşturma açısından yararlı olmaktadır Bu tür çalışmalar okul fobisi olan çocukların o70 ının birkaç gün ya da birkaç ay içinde okula dönmesini sağlamıştır. Bu konuda yaşında önemli rol oynadığı dikkati çeker. Okul fobisi olan 10 yaş çocuklarının %90 ı çeşitli tedavi çalışmalarından olumlu sonuç alırken, aynı sorunu olan 11 yaş çocuklarında başarı oranı %50 yi geçmemiştir. .Okul korkusu kuvvetli bir endişe nedeniyle çocuğun okula gitmeyi reddetmesi yada bu konuda isteksiz görünmesidir. Okul korkusu olan çocuklar okula olan isteksizliklerini bedensel yakınmaları ile dite getirmeye çalışırlar. Bu çocukların mide bulantısı, karın yada baş ağrısı şeklindeki bedensel şikayetleri genellikle sabahları uyanır uyanmaz başlar, okula gitmelerine karar verilir verilmezde kaybolur. Acı çeken çocuk ya okuldan önce yada okuldan sonra doktora götürülmelidir. Onu okul saatlerinde götürmek okuldan kaçıp evde kalmak için cesaretlendirebilir. Okul korkusu olan çocukların aileleri birbirlerine çok bağımlı ve biri ötekine , kendisine bir şeyler olacak korkusunu yaşayan bireylerdir. Çocuk evden uzaklaşıp okula geldiğinde annesine babasına veya kardeşlerine bir şey olacak kaygısını taşır. Çocuklar için düşünülebilecek en büyük korku ana babadan ayrı düşmek, yalnız kalma korkusudur. Eğer anne veya baba beni üzersen annesiz, babasız kalırsın yada benzeri sözler kullanırsa, her tehlikede sığındığı ailesinin kendisini bırakıp gitmesi olasılığı çocuğu sınırsız biçimde tedirgin eder. Bunun yanında oyun ve arkadaşlıktan uzak tutulmuş, dış etkenlerden etkilenmiş ( hırsızlık, kaza gibi olaylara şahit olma ), çocuğun ailesinin aşın koruyucu olması, ailenin beklentisinin yüksek olması gibi nedenler çocuk için okul korkusuna neden olan etmenlerdir.
Bu yazı 847 kere okundu.
|