|
Sevgili Gönül dostlarım,Hepinize merhaba demeden önce Pazar günü kutlamış olduğumuz Anneler günü nedeniyle yazımı tüm annelere sevgi ve saygılarımı sunmadan geçemeyeceğim.
Ayrı bir parantez açarak özellikle ve özellikle şehit analarının ellerinden hürmetle öpüyorum. Bir anneler gününde oğluna vatana şehit veren bir anne, en mutlu olacağı günde maalesef iğnelerle ayakta durabiliyor ve ağzından çıkan tek cümle “Vatan sağ olsun” Bu anaların elleri öpülmez mi ? Bizler de sizin evlatlarınızız, yüreğinizdeki acıya belki merhem olamayız ama, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin neferleri ve evlatları olarak sizin önünüzde her zaman saygı ve minnetle eğileceğiz, her anneler gününde ellerinizi öpmeye devam edeceğiz.
Değerli gönül dostlarım, havaların ısınması ile birlikte benimde Kozanlı köyündeki küçücük beyaz evime uğramalarım artmaya başladı. Ne de olsa beş kilometrelik bir yol, üstelik havası ve suyunun güzelliği ile belki abartma olacak ama inanın deniz kenarını aratmayacak güzellikte bir köyümüz. Somaya yakınlığı nedeni ile de hafta sonları ve akşam mesai çıkışlarında ailelerin kafa dinlemeleri ve günün yorgunluğunu atmaları için deyim yerinde ise” biçilmiş bir kaftan” yukarıya çamlığa doğru çıktığınızda Soma’nın bazı köyleri de sanki ayaklar altında gibi seyir ediliyor.Hele Köyün içine doğru ilerledikçe akşam Bölcek, Göçbeyli ve Bergama’nın ışıkları ayrı bir güzellikte kıvrılarak süzülüyor ay’a doğru .Çoğu akşam Kozanlıda kalırken televizyon ,radyo bile açmadan o güzelliğin esiri olurum adeta.Ben gittiğim zaman bülbüllerin ve sakaların sesleri, ötüşleri bile akşam yankılanmaya devam eder durur.Bazen bu güzel kuş seslerine çocuklar,Yahu bu hayvancıklar ne kadar akıllı, bizi temelli bu köye göç ettirmek için nameler yapıyorlar diyerek böyle giderse kanacağız ve şehrin gürültüsünden, korna seslerinden, davul zurna seslerinden kaçıp geleceğiz diye hayal dünyalarına dalıp gidiyoruz.Bu civarda yapılacak Hastane tam yerine ve konuma o kadar güzel uymuş ki, kim düşünde ve akıl ettiyse, kimin aklına geldi ise Allah razı olsun diye haykırmak geliyor içimden.Düne kadar on haneye kadar düşen köye bu günlerde yer arayan insanlardan geçilmez oldu.Bu Kozanlı köyü aynı zamanda E.L.İ azot lojmanlarında oturan dostlarımız içinde güzel bir yürüyüş yolu olarak da kullanılıyor.Akşam mesaisi sona eren değerli dostlarımız, süt,yoğurt,yumurta bahanesi ile yaklaşık gidiş geliş iki kilometre yol kat ederek aynı zamanda güzel bir spor yapmakta ve günün yorgunluğunu atmaktadırlar.Bizler dostlarımızı her zaman bu küçük ama şipşirin köyümüze çay içmeye bekliyoruz. İnanın bizleri memnun etmiş olursunuz. Yazımıza Kozanlı köyünden bahsetmişken, tabii ki azot çamlığına da burada birkaç satırda olsa değinmek istiyorum.Bu piknik yerimiz sayılı mesire alanlarından birisidir.Soma’da mesire yeri olarak piknik yapılan yer düşünmeye kalsak sanırım beşi geçmez. (Su çıktı,Sevişler barajı,Azot çamlığı,Aksu, Çam vs.) Bu piknik yerimiz bildiğim kadar ile Turgutalp Belediye sınırlarına dahildir.Turgutalp Belediye başkanı Sayın Ali TULUP’da değerli bir dostumdur. Geçen yıl 5 Haziran çevre günü dolayısı ile öğrencilerin ve halkın katılımı ile buralara çeşitli afişler bırakılarak güzel mesajlar verdiler. Sayın Ali TULUP’un aynı zamanda iyi bir çevreci ve çevreye karşı duyarlı olduğunu da biliyorum. Hafta sonu bir işim nedeni ile Soma’ya giderken piknik alanı yakınlarında bir dostuma rastladım. Biraz sitemkar davranarak yazılarımın birinde piknik alanlarındaki eksiklikler ile gündeme getirdiğim konunun, geçmişten bugüne ne değiştirdiğini sordu.Burada yeterli çöp varili var mı ? dön bir bak dedi baktım haklıydı. Tuvalet ihtiyacı olan bir insan bunu nasıl giderebilir dedi, yakınlarda ücretli WC bile yoktu. Ormanda 1 Mayıstan itibaren yangın harekatı başlamış durumdadır. , bununla ilgili hiçbir uyarı levhası var mı maalesef yok,Oturacak piknik masası istemiyorum, sadece bir WC ve çöp bidonu söylüyorum dedi.Konuyu Sayın Ali Bey’e ileteceğimi söyleyerek yanından ayrıldım.Başkanımız konu üzerinde gerekli hassasiyeti göstereceğini ve gerekeni yapacağı hatta buraya küçük de olsa vatandaşlarımızın ibadetlerini yapmaları için küçük bir oda bile kurdurabilir. Gerçekten böyle yerlerde en büyük ihtiyaç tuvalettir.Hatta buralara dışarıda ateş yakılmaması için birkaç tane ocaklık yapılırsa aynı zamanda mangaldan dökülen közler nedeni ile yangınlarında önüne geçilmiş olur.
Gelecek haftaki yazımızda buluşuncaya dek sağlık ve neşe ile kalmanız dileği ile sevgiler sunuyorum.
Hoşça kalın.
Bu yazı 920 kere okundu.
|