|
Tüm gönül dostlarıma ve sevgili okurlarıma Merhabalar!.. Güzel ve yağışlı geçen bir haftanın arkasından yaza doğru yaklaşan sıcaklılıkların hissettirmeye başladığı bu günlerde yer altı sularının kuraklığa gitmeden güzel bir yaz mevsimini geçirebilmek adına sevinçliyim.
Geçen haftaki yazımda değindiğim bazı konular hakkında okurlarımdan güzel cevaplar aldım.Demek ki mesajlar yerlerine oturmuş gibi gözüküyor.Hoş, bu yazım her ne kadar mesaj gibi gözükse de aslında bir serzeniş olduğunu anlayan çevreci dostlarımda nasibini almış gibi gözükmediler.
Sevgili dostlar, Çevre ile ilgili yazılan tüm yazılarımızın ana konusu ; Çevresel sorunlar, sadece bir kesimin, zümrenin,derneğin,Belediyelerin,Yerel Yönetimlerin sorunu değil, o yerleşim yerinde yaşayan tüm insanların, kurum ve kuruluşların, iş yerlerinin ve işletmelerin üzerine düşen sorumluluklarını hassasiyetle gelecek nesillere sağlıklı bir şekilde aktarabilmek için yapması gereken yurttaşlık görevidir. Yaşadığımız ilçenin havasıyla, suyuyla, yeşil alanıyla, katı atık ve atık su problemi olmayan örnek bir çevre olarak , asıl olan sorumluluğumuz olduğunu kesinlikle idrak etmek zorunda olduğumuzu bilmenizi istiyorum.
Bazen basın dünyamızda özde çevreci olan çok değerli insanların çevre için yaptıklarını okuma fırsatını yakalıyor ve çok mutlu oluyorum.Bunlardan tek başına yüzlerce ağaç dikerek büyüyünceye kadar suyunu bakımını yapan, zamanı geldiğinde budayan ve ona çocuk gibi ilgi gösteren insanlardan tutunda mahalle mahalle dolaşarak naylon ambalajları, pil atıklarını ayrıştıran yüzlerce insan hayatı ile yüzleşmek bazen bende derin yaralar açıyor.Kendimi çocukluğumdan beri çevre ve hayvan sevgisine adamış birisi olarak , eksik kalan yanlarımdan gerçekten öğrenememişlik adına esef duyuyorum.
Çocuklarımızdan ödünç aldığımız diye atıp tutuğumuz çevrecilik kavramına kendimiz acaba ne kadar temel olabiliyoruz önce bunu düşünelim.Çevre adına çocuklarımıza ne öğretebiliyoruz, veya nasıl örnek oluyoruz bunları irdeleyelim.Her zaman yazdığımız anlatmaya çalıştığımız “çevre bilinci temelde başlar” mantığını kabul etmeseniz yarın sizin çocuklarımız, bugün siz ne yaptıysanız onları geliştirip tekrarlayarak çevre felaketine etken olan bir canavar gibi yeryüzünde çevre düşmanı olarak yaşamaya devam eder.
Geçenlerde katıldığım bir radyo programında spiker Soma’da çevre sorunları nedir diye bir soru yöneltti.Aynen şunu ifade ettim.Soma bir endüstri ve sanayi kentidir.Tabiî ki insanın yaşadığı yerde sorunun olmaması mümkün değildir, yalnız gerek Belediyemiz, gerek yerel yönetimler, gerekse Mahalli idarelerimizin değerli yöneticileri bu sorunları aşmak için var gücü ile çalışarak çözüm üretebilmekte ve yaşanabilir bir Soma için çaba sarf etmektedirler.Asıl olan insanların sorunu çözmedeki gayret ve mücadeleleri , insanın eğitimini, kalitesini ve çevreye verdiği önemin değerini gösterir diyerek yanıtladım.
Bu yazı 774 kere okundu.
|