|
Tüm gönül dostlarıma en içten dileklerimle sevgiler sunuyorum. Öncelikle geçtiğimiz hafta kutladığımız 24 Temmuz basından sansürün kaldırılışının 102 yıl dönümü nedeni ile basın çalışanlarımızı tebrik eder, bu zorlu görevlerinde başarılar dilerim. Sevgili dostlarım bu sene ramazanı şerif ayının ağustos ayına denk gelmesi ve tatilin bölünecek olması nedeni ile düğün ve sünnet cemiyetlerinde sıkışık dönemler başlamış oldu. Herkes ramazan ayı başlamadan cemiyetlerini bitirmek istiyor çünkü bayramdan sonrada okullar açılıyor. Tabii ki bu cemiyetler nedeni ile bir çok eş dost tatilini ertelemek zorunda kalıyor, çünkü atalarımızın dediği gibi “ Düğün elle harman yelle dövülürmüş” Rabbim tüm cemiyet sahiplerinin yardımcısı olsun inşallah. Sevgili dostlar ilçemizde bir çok yerlerde olmayan çok güzel bir cemiyet yemek geleneğine sahiptir. Ben bu yemekleri hakikaten kış aylarında özlüyorum, sadece ben değil konusu geçtiğinde tüm insanlarımızın da aynı duygulara haiz olduğunu görüyorum. Çok güzel adet ve geleneğimiz olduğundan asla şüphemiz yoktur . Geçtiğimiz hafta sonu altı düğüne iştirak ettim maalesef üzülerek belirteyim ki, hepsinde de gördüğüm manzara birbirinden farklı değildi. Ne kadar yemek artığı, ekmek parçası, varsa hepsi çöpe atılmıştı. Sevgili dostlar bu insani olarak ta kabul edilemez dinimizce de kabul edilemez , bakınız bu konuda ki bir hadisi aktarmak istiyorum. “ Nimetler içerisinde değerinin en çok bilinmesi ve hürmet edilmesi gerekeni ekmektir. Peygamber efendimiz tarafından en hayırlı olarak vasıflandırılan ekmeğin soframızın baş köşesinde bulunduğu şüphesizidir. Ekmeğe hürmet edin, çünkü yerin ve göğün bereketindendir, buyuran sevgili peygamberimiz , ekmeğe layık olduğu kıymeti vermeyenlerin açlıkla imtihan edileceğini söylemektedir” Bugün atılan ekmekleri toplasanız tonlarca aç insanı doyuracak niteliktedir. Bol bol yemek yapmakla , çeşit çeşit yemek yapmak ve çöpe dökmek zenginliğin değil,gelecekte oluşacak fakirliğin göstergesi olmaktadır. Bazen tabldot usulü 4 çeşit yemek dağıtan güzel cemiyetler de görmekteyim gerçekten kendilerine teşekkür ediyorum çünkü artan yemek komşulara dağıtılarak çöpe dökülmesi engellenmektedir. Bizim kuşak gayet iyi bilir evlerimizde en ufacık bir ekmek parçasını bile zayiat etmeden sıcak sudan geçirir ekmek makarnası diyerek çala kaşık yerdik ,inanın o lezzet hala damağımda durmaktadır. Ekmek parçasını dökmek sofra adabına aykırıdır. Babalarımız veya annelerimiz geçmiş acı günlerini, lastik çarık yediği günleri anlatırlar ve örnek olurlardı. Ekmeğe her zaman sonsuz bir hürmet vardı. Yolda giderken bir parça ekmek görsek alır onu öper, bir duvar kenarına karıncalar yesin diye bırakırdık. Hatta babaannem bir gün sofrada şu hikayeyi anlatmıştı ; Günün birinde çok zengin malı mülkünün hesabını bilmeyen bilge kişi “ Allah’ım başkalarına da ver” diyerek dua edermiş. Bir alim ulema ona, Ekmeğini sokakta tarlada bağda bahçede dolaşırken ye” diye tavsiyede bulunmuş, bu zengin zatta bu alimin sözüne uyarak ekmeğimi yemiş ancak, ekmek kırıntıları dökülmesin diye çenesinin altına mendilini bağlamış. Allah ona sahip olduğu malın iki katını ihsan etmiş. Sevgili dostlar sadece dinimiz değil yaşadığımız çevre üzerinde de büyük kirlilik ve kokular yaratmaktadır. Bu yemek ve yağ artıkları yol ortasında kadınlarımız tarafından gelişi güzel yıkanarak yağlı sular kanalizasyon borularının tıkanmasına da neden olmaktadır. Kenarlara dökülen kemik ve sakatat parçaları da zamanla sinek ve bakteriler üreterek çevremize de büyük zararlar vermektedir. Bugün çöpe dökülen o yemeklere binlerce kişinin ihtiyacı vardır. Geçenlerde düğün yemeklerinin arta kalan kısımlarının fakir bir mahalleye götürülerek dağıtılmasını istedim. Hatta bu konuda ısrarcı da oldum. Gittiğimiz mahalle de yemek dağıtılırken insanların yüzlerindeki ifadeyi görmenizi isterdim.Bugün ne pişireyim derken “Hızır gibi yetiştiniz diyen vatandaştan, bende çocuğu şimdi babasına gönderdim ekmek alsın gelsin “diyen çeşitli insan manzaraları ile karşılaştım. Çoğu vatandaşımız kalan yemekleri heba etmemek için zoraki komşulara dağıtıyor ama, komşularda o kadar yemeği buzdolabında bekletmemektense, birkaç gün sonra onlarda çöpe döküyor. Cemiyet sahibi yabana gitmedi derken, alanda maalesef istenmeyen veya arzu edilmeyen şekilde aksini yapmış oluyor.Bugün hangi cemiyete giderseniz gidin en az 8 çeşit yemek yapılmaktadır. Oysa bu yemek çeşidi beşe indirilmiş olsa herkes önüne geleni yemek zorunda kalacaktır.Çeşit bol olunca, keyfiyet ve artık fazlalaşıyor.Ne diyelim bizden söylemesi çok çeşit yemek yapmakla, çok fazla cemaate sahip olunmuyor. Az yapalım, öz yapalım.Gelecek haftaki yazımızda buluşuncaya dek sağlık ve neşe dolu günler diliyorum
Bu yazı 390 kere okundu.
|