|
Tüm Gönül dostlarıma en içten dileklerimle merhaba demenden önce; Vatan toprağımızın düşman işgalinden kurtuluşunun ve ulusumuzun bağımsızlığını müjdeleyen 30 Ağustos Zafer bayramını büyük bir gurur ve coşku ile kutlamanın sevinci içerisinde olduğumuzu siz değerli okurlarımla paylaşmak istiyorum. Yüce Türk Milletinin ebediyen bağımsızlılığını sürdürebilmesi için, bu toprakları kanları ile sulayan şehitlerimizi rahmet ve minnetle anıyor aziz hatıraları önünde saygı ile eğiliyorum. Ruhları şad olsun.
Sevgili dostlar, Büyük şehirlerdeki dostlarımız “Aldığımız nefes ortak, bir tas su, bir tas mama” gibi güzel sloganlar ile vatandaşları aydınlatabilmek ve onlara hayvanları sevdirebilmek, için geniş çaplı örnek olabilecek güzel mesajlar vermektedirler. Geçen haftaki yazımda da belirttiğim üzere Türkiye 130 yılın en sıcak yazını yaşamaktadır. Bu sıcaklarda bir çok insan bile nerede ise nefes alamaz duruma gelmiştir. Bizim sevgili dostlarımızdan istediğimiz çok bir şey, başarılamayacak imkansızlık değildir. Bizler sadece sokakta gezen, karnını doyurmaya çalışan zavallı hayvanları şikayet etmesini ve onlardan uzaklaşma yollarını arayı biliriz. Tabii ki bizler hayvan severler olarak kimseyi bu tür yardımları yapmaya zorlayamayız, bu bir sevgi dünyasıdır, bu bir aşk’tır ve bu aşkı herkes yaşamasını bilse, bunun güzelliğini içersinde hissedebilse zaten ortada sorun diye bir şey kalmaz. Sokaklarda, mahalle aralarında dolanan güzel gözleri ile bir yudum sevgi, biraz mama/su veya artık yemekleriniz için size yalvarırcasına gözlerinize bakan kediye, köpeğe hiç sahip çıktınız mı? Yaptıysanız harika insanlarsınız ve size gönül dolusu teşekkür ediyorum. Yapmadıysanız ne beklediğinizi kendinize bir sorup, bir kez daha düşünmenizi istiyorum. Atalarım bana çocukken “ Her bildiğin doğruyu her yerde söyleme, her zaman doğru olmaz” derlerdi ama ben burada her zaman doğru bildiğim ve inandığım bir şeyi tekrarlamak istiyorum. Bizler istediğimiz kadar Çevre elden gidiyor, Kürsel ısınma kapımızda, Her yönü ile tasarruf edelim,Sularımızı israf etmeyelim, Hayvanlara kötü davranmayalım diye ne kadar yazarsak yazalım anlaşılması zor olsa gerek, çünkü ; temelinde eğitim ve bilinçlenmenin olmadığı bir toplumda , ortak yaşamın zorlukları ve kaçınılmazlığı ile beraber getireceği sıkıntılardan mücadele etmekten kurtulamazsınız. Birileri, diğerlerine sen çevreye çöp at, poşetleri çöpe at, plastik şişeleri toprağa at demeden ebe beyinleri atmak istese bile çocuklar bunlara engel olabilmektedirler. Bu aynı zamanda duyarlılık ve saygında bir gereği olması gerektiğini bildiğimiz halde, kirletmek, batırmak ve öldürmek en kolayı oluyor.Yine önceki yıllarda yazmış olduğum bir yazı nedeni ile bazı arkadaşlarım bu konuda ciddi olup olmadığımı sormuşlardı.Evet bu konuyu bir kez daha burada belirtmek istiyorum ve haykırıyorum ,Benim için sessiz dünyanın sessiz çığlıkları maalesef insanlardan bile çok önemli ve değerlidir. Tabii ki dostlarımı tenzih ediyorum onların kırılması ve alınması için burada özellikle bunu tekrarlamıyorum ama, bana şimdiye kadar hiçbir hayvancık ne kötülük etti, ne yalan söyledi, nede yüzüme gülüp arkamdan kuyumu kazdı anlatabiliyor muyum sevgili dostlarım. Sizler sırf canı sıkıldığı için veya kendisinse korna çalındığı için bir insanı öldüren hayvanı duydunuz mu ? veya bir insana işkence eden, bir insanı rehin alan, bir insanın parasını gasp eden hayvan duydunuz mu eminim ki duymamışsınızdır. Bu saydıklarımı maalesef biz insanlara ait olan bir özelliktir. Sevgiyi, vefayı ve dostluğu bilen, zavallı yaratıklara sahip çıkarak onları öldürmeyen, evindeki bir tas yemek artığını bir kenara koyabilen, bir tas suyu onlardan esirgemeyen güzel insanlara selam olsun. İnanın bir kere bu duyguyu paylaşsanız bir daha bu güzellikten ve sevecenlikten kendinizi asla alamayacaksanız, öyleyse yarın çok geç olmadan sizlerde elinizde bulunan bir tas artık yemeği çöpe dökmeden, bir tas suyu onların önüne koyma fırsatımı kaybetmeden bu sevabın ve güzelliğin azimetinden istifade edin güzel dostlarım.
Lütfen bu dünyada hiçbir zaman yalnız yaşamadığımızı ve yaşamayacağımızı unutmadan önümüzdeki güzellikleri, beraberce yaşadığımız hayattan zevk alarak ortaklaşa yaşayalım.Bu dünya hiç kimseye baki değildir. Hayvancıkları hor görerek, onları kovalayarak, tekmeleyerek, kuyruklarına teneke bağlayarak, insanlık dışı hareketleri yapmaya hiç kimsenin hakkı yoktur. Aynı hareketlerin sizlerinde başına gelebileceğini ve ne ekersen onu biçersin atasözünü unutmamanızı bir kez daha hatırlatmak isterim. Lütfen anne babalar olarak küçük çocuklarımızı, bebeklerimizi korkutarak hayvanlardan soğutmayın, Bu dünyada sevmekten ve yardımlaşmadan güzel bir şey yoktur.
Gelecek haftaki yazımızda buluşuncaya dek hepinize sağlıklı ve huzurlu bir hafta dileklerimle sevgilerimi sunuyorum.Hoşça kalın
Bu yazı 645 kere okundu.
|