|
Selam sevgili dostlarım ve değerli okurlarım, güzel ve mutlu geçen bir ramazan bayramının ardından siz dostlarımla beraber olmanın mutluğunu gerçekten yaşıyorum, sizlere seslenebilmek ve sizinle olan paylaşımlarımı buraya aktarabilmek ve her hafta arzu ettiğimiz bir konuda duygularımızı ifade etmek benim için sen derece sevindirici olmaktadır. Bu paylaşımdan sizlerinde mutlu olduğunu bana gelen maillerden anladığım için sanıyorum sizlerde aynı güzellikleri beraberce paylaşıyorsunuzdur. İlçemizde sakin ve rahat bir bayram sevinci yaşadık.Herhangi bir üzücü durum meydana gelmediği için de ayrıca mutluyum.(Sel,yangın,vs.) Bende bu hafta sonunu uzun zamandan beri gitmediğim sevişler barajı ve piknik alanlarının yanı sıra bazı köyleri ziyaret ettim.Herkes kendine göre bayram havasını gönlünce yaşamaya çalışıyordu ama köy yerlerinde bayram hareketinin eş, dost ziyareti daha farklı ve daha bir ayrı güzellikte olduğunu hissettim.Köylerimizde uzun zamandan beri süregelen bayram geleneği ve göreneği çoğunlukla aynen yaşatılmaya çalışılıyor.Sevişler barajında değişen bir şey yok aynen eski arzu etmediğimiz görüntüsü devam ediyor.Yaz’dan kalma cam şişe atıkları, plastik poşetler, metal parçalar, piknik alanını doldurmuş olarak bizi karşıladı.Çok fazla söyleyecek bir lafımız yok,zaten yadırgamadım da çünkü o görüntüleri görmekten ve nefret etmekten dolayı gitmek istemediğim baraja gitmek zorunda kaldığım için aslında kendi kendimi suçladım.Yine Sevişler barajında balık avlarken daha henüz 2 ay önce salınan ve çapak diye tabir edilen aynalı ve Marmara sazan yavrularını olta ile tutmaktadırlar.Gerçekten bu durum beni çok üzmüştür.Barajda kendi kendimizin geleceğini yok ediyoruz. Bizler belki bugün o baraja gidebildiğimiz için şanslıyız ama yarın aynı şansı bizim çocuklarımız yakalayabilecekler mi acaba diye merak ediyorum.Zaten bu gidişle yakalanacak ne baraj nede doğa diye bir şey kalacak.Her zaman ifade ettiğimiz gibi bu işin eğitimini ailede başlatmadığımız sürece maalesef hızla süre gelen tehlikelere boyun eğmekten başka çaremiz kalmayacaktır.Bazen bu yazmış olduğum baraj konusu kendi arkadaşlarımla da paylaşıyorum ama onlar oltacılar barajı kirletmez, balıkları azaltmaz ve çevreyi temiz tutar gibi bir takım savunmalar yapıyorlar, peki o zaman buraları uzaydan gelen yaratıklar mı kirletiyor. İşimize gelmedi mi anında çevreci olmayı becerebiliyoruz. Barajın kenarında bir çok küflü olta parçası, ekmek atıkları, misina parçaları,bira kapakları, pet şişeler boydan boya kol geziyor, bunu kim yapar tabii ki piknik yapmaya gelenler ile balık avcıları yapar.Bu atık maddelerin çoğu petrol türevi olup, kastrojen madde salgılar, ve zaman içerisinde yavaş yavaş akarak o alanı bitirir ve yok eder.Tabii ki bu tükenişte sadece oltacıları suçlamıyorum, soruna sebep olan şey tek olmadığı gibi çözümü de tek bir kalemden ibaret olmayacaktır. Çevreyi kirletmeden sahip çıkabilirsek, doğanın ayrılmaz bir parçası olarak yaşamayı öğrenebilirsek, bununla ilgili yasaklara ve yasalara uyulmasını sağlayabilirsek, çarpık olmayan kentleşmeyi sağlayabilirsek, tarım ilaçlarını kullanırken yer ve zamanı ile miktarları konusunda hassas davranırsak,akarsu ve barajlarımıza kömür artıklarının sularını kanalizasyonlara salmaz arıtmaya önem verirsek,yarın çok geç olmadan eğitime gereken önemi verirsek ve bu yolda birbirimiz uyarırsak önümüzü görmüş olacağız.Benim attığım bir şişeden ne olur, benim attığım pet şişeden ne olur anlayışı ve boş vermişlik zihniyetini bir kenara bırakarak gittiğimiz yerde bir tane atık maddeyi çöpe atabilirsek inanın sizden bizden bahtiyar insan olmayacaktır. Gelin çok geç olmadan bu işe hep beraber yeter artık lütfen DUR
Diyelim. Bu haftaki yazımın son bölümünü Soma Belediyesin temizlik işleri elemanlarına teşekkür borcumu ödemeden geçmek onlara haksızlık olur. Bu mükemmel bir avuç insan ,yüz bin nüfuslu Soma ilçesinin tüm çöplerini ve atıklarını temizlerken hiçbir mazeret ve görüntü arkasına sığınmaksızın görevlerini layık ile yapıyorlar.Belli bir ücret karşılığında çalışan bu insanlar hallerinden hiç şikayet etmeden ve görevini savsaklama yapmadan mükemmel bir organizasyon ile istediğimiz ve arzu ettiğimiz Soma’ya doğru götürmekte olduklarını bizzat görmekteyim ve bundan da son derece memnun olmakla beraber halkımızın da bu insanlara yardımcı olması gerektiğinin altını bir kez daha çizmekteyim.
Gelecek haftaki yazımızda buluşuncaya dek hepinize neşeli, sağlıklı ve mutlu bir hafta diler, sevgiler sunarım.
Bu yazı 734 kere okundu.
|