|
Tüm gönül dostlarıma ve sevgili okurlarıma en içten dileklerimle selamların en güzelini sunuyorum. Sevgili dostlar ; sağ olsun yazılarımı takip eden arkadaşlarım zaman zaman eleştirseler de ortaya güzel konular çıkarmaktadırlar. Sevgili arkadaşım Ahmet Bey ayaküstü güzel bir konuya temas ederek konuya dikkat çekmemi istedi. Biz hayvan sever dostlarımızın ortak özelliği hiçbir hayvanı ayırt etmeksizin aynı duygu ve hisle tüm hayvanları sevebilmemizdir.Bu ister yılan olsun, ister akrep olsun fark etmez.Her ne kadar zararlı hayvanların dinimizce öldürülmesi mubah ise de biz yine de bu felsefeye sıcak bakmayız ,çünkü bizim ana düşüncemiz de bütün hayvanlar eşit doğarlar, ve türlerine uygun yaşama hakkına sahiptirler. Sevgili dostumun ifade ettiği ve sıkıldığı konu ‘ ellerinde zincirlerle dolaştırılan hayvan sahiplerinin sokaktaki diğer hayvanların hor görülerek tekmelenmesi veya kovalanması nasıl bir düşüncedir ?’ diye haklı bir serzeniş. Konu ile ilgili kendimce çok düşündüm eğer bir insan gerçekten hayvan sevgisinin vermiş olduğu sorumluluk duygusu ile bir hayvanın bakımını üstlenip ona sahip olabiliyorsa , sağlıklı bir yaşam verebiliyorsa o zaman diğer hayvanlara aksi bir davranışta bulunması asla söz konusu olamaz.. Fakat elinde gezdirmiş olduğu köpeği sırf çevredekilere gösteriş olsun amacı ile kendini farklı hissetime çabasında ise o zaman söylenecek bir söz yok.
Sevgili dostlar hayvan sevgisi çıkarsız bir sorumluluğun, dahası şefkatin bir göstergesi olduğuna inandığımıza göre her canlı Yüce rabbimin yaratıcılığının mükemmel bir göstergesi olduğunu kabul etmeliyiz .Geçenlerde bir mezar taşının üzerindeki bir yazıyı okuyunca gerçekten çok etkilendim. Yazı aynen şöyle; “Dünya yaşamında önce insanları, sonra hayvanları, sonra da toprağı çok seveceksin.” Bu düşünüldüğü zaman anlam ve içeriği çok geniş bir ve çok önemli konuyu kapsamaktadır.
Yeryüzündeki tüm canlılara aynı mesafede durmak merhametin,sevginin, hoşgörünün en güzel örneğidir. Gerek hayvan olsun gerek insan olsun her canlıya özen gösterilmesi, ayrım yapılmadan tüm canlılara sevgi ve saygı ile davranılabilen bir hayat yaşama umudunu her geçen gün içimden geçiriyor ve bu anı dört gözle bekliyorum.Yaşadığımız şu kısacık ömürde hayvancıkları kendi dünyamıza sığdıramıyoruz. Lütfen dünyamızı seviyorsak, çevremizi seviyorsak, ülkemizi seviyorsak hayvanları da sevmememiz için hiçbir neden yoktur.İnsan sevgisi doğa sevgisi ile bütünleşik bir şekilde hayatımızda vardır. Balıklar, çiçekler, böcekler, ormanlar, ağaçlar bizim gönlümüzü ve ruhumuzu dinlendiren en büyük varlıklardır.
Sevgili okurlarım dinimizde de belirtildiği üzere Allah ın yarattığı her şey güzeldir ve O nun engin sevgisiyle yaratılmıştır Bu gerçek Kur an-ı Kerim de şu şekilde ifadesini bulmuştur: O ki yarattığı her şeyi güzel yaratmıştır Hayvanları da o yaratmıştır. Yüce dinimizde her şeyin bir denge unsuru ile yaratıldığını bildirmektedir. Tüm varlıklarda görülen bu dengede Allahın varlığının ve birer işaret ve belgesi vardır. Öyleyse yeryüzünde yaşayan tüm varlıklar ve canlılar yüce rabbimin bir eseridir. Hayvanlara kötü davranmanın insanı cehenneme götüreceğini bildiren Hz Peygamber (s a v ): bir kadın, bağlayıp yemek vermediği ve yer haşerelerinin yemesi için serbest bırakmadığı kedi yüzünden cehenneme girdi buyurmuştur.
İslam dini, insana işkence yapmayı yasakladığı gibi hayvanlara da eziyet etmeyi ve işkence yapmayı yasaklamıştır Sevgili Peygamberimiz, Cenab-ı Hakkın haksız olarak bir serçeyi öldürenden kıyamet gününde hesap soracağını kuşların yuvalarının bozulmamasını, yumurta ve yavrularının alınmamasını emretmiştir. Öyleyse bizlerin hayvanları yok yere işkence çekerek öldürmeleri, aç bırakmamız , acı çektirmemiz kısacası her türlü kötülük yasaklanmıştır. Lütfen bu dünyanın sessiz canlılarına eziyet etme yerine onlara şefkatle yaklaşarak, çöp tenekelerine atacağımız ekmek ve yemek artıklarını bir canlının kursağına gitmesi için elimizden geleni yapalım.
Gelecek haftaki yazımızda buluşuncaya dek hepinize güzel ve mutlu bir hafta sonu dileklerimi iletiyorum.
Bu yazı 697 kere okundu.
|