|
Selam sevgili dostlar, mübarek kurban bayramına doğru yaklaşırken, yine o yıllardan beri görmeye alışkın olduğumuz boğa, dana kaçırma haberlerine şahit olmaya başladık. Bayram gelirken insanların içine bir huşu bir ürperti kaplar ama kurban bayramında ne yazık ki benim içimde hiçbir kıpırtı olmuyor. Yani rahmetli Barış Manço’nun bu gün bayram, erken kakın çocuklar şarkısı benim için kesinlikle hiçbir şey ifade etmiyor. Bunu yazarken bu inancın aksine bir düşüncem olduğunu düşünenler olabilir, ama kesinlikle bunun düşünce inanç ile bir ilgisi olmadığını belirtmek isterim. Sevgili okurlarım tabii ki kurban bayramları, Türk milleti için bir toplumsal dayanışma ve yardımlaşma bayramıdır.(Bu etleri sucuk,salam yapanlar ve 1/3’ünü dağıtmayıp dipfrizlerde saklayanlar hariç) Hayvanı kurban etmek köklü bir gelenektir, ancak bunları yerine getirirken bir takım kural ve kaideleri de unutmamak gerekir.
Henüz altı veya yedi yaşlarında iken komşu evin bahçesinde haince ve eziyet edilerek çocuğun eline verilen bıçakla kesilen kurbanlık bugün dahi gözümün önünden gitmemektedir. Onun için kurban bayramı bence, caddelerimizin kan gölüne dönmesini sağlayan, çocukların gözü önünde büyük bir zevk sefa ile kesilerek katliamı gerçekleştirdikten sonra ,açlıktan çıkmışçasına hayvanın ciğerlerinin kavrularak dinlendirmeye bile vakit bulamadan tıka basa yendiği ve üstüne iki vakit namaz kılındığı , gelen ikinci grup misafir kafilesi için üçüncü posta kebabı yaptıktan sonra tamamıyla pişmiş et kokmama sebep olmuş bayramdır. Avrupalıların barbar diye itham ettikleri ve insanlara gerçek anlamını yitirttikleri bayram… Göstermelik olarak bir birlerimize et takası yaptığımız, gelenlere kavurmanın adettendir yenilmesi kesinlikle farz olan göstermelik bir bayram.
Her bayramda söylüyoruz çocuklarımızın önünde kurban keserek, onların kalplerini ve gönüllerini yaralamayın, yaptığınız hareket yıllar geçse de çocukların içinden çıkmamakta ve psikolojilerini bozuyorsunuz diye yazsak da maalesef yine her yıl aynı görüntüler asla değişmemektedir. Yine işin diğer bir ilginç yönü her yıl Belediye gösterilen yerler dışında
Kurbanlarını cadde, sokak, park, meydan ve yol kenarlarında ve ilan edilen kesim yerleri dışında kesenlere Kabahatler Kanunu, Çevre Kanunu, Hayvan Sağlığı Zabıtası Kanunu ve Hayvanları Koruma Kanunu nun ilgili maddelerine göre para cezası uygulanacak diye günlerce önce belediye hoparlörlerinden ilan vererek halkı uyarsa da maalesef o bildik tanıdık görüntüler ile her zaman için yüzleşiriz. Çevre Kanunu na göre, her türlü atık ve artığı çevreye zarar verecek şekilde alıcı ortama vermek, depolamak, taşımak, uzaklaştırmak ve benzeri faaliyetlerde bulunan tüzel kişiler için de ceza uygulaması olduğu halde bakalım bu sene kaç kişiye cezai müeyyide uygulanacak görüp tekrar yazacağız.
Eski bayram kartlarının ayrı bir önemi ve güzelliği vardı. Bayrama günler kala kırtasiyelerin önünde çeşit çeşit, renk renk bayram kartları sıralanır, eş, dost ve arkadaşlara bir hafta önceden gönderilmeye başlanır ve postacı karşılığını getirecek diye günlerce yollarını gözlerdik. Oysa şimdi cep telefonlarına gelen ve bir yerlerden kopyalanmış hazır sahte içten olmayan yazılarla birbirimiz kandırıyoruz. Kesinlikle kendim cep telefonundan mesaj göndermediğim gibi, gelen mesajları da okumuyorum, çünkü bunları inandırıcı ve samimi bulmuyorum. Tabii bu benim görüşüm. Bizim zamanımızda li bayram kutlamaları şimdili gibi şiir gibi değil belki daha basitti ama daha içten ağdasız ve samimiyet göze çarpıyordu. Hele birde arabesk kokan mesajlar var ki Rabbim okurken çıldırmamak mümkün değil. Yüce Mevla bana bu mesajları göndermeleri nasip etmesin inşallah. Bayramda hiçbir et kokusunun, hayvanların bağırma seslerinin olmadığı yerlere kaçıp gitmek istiyorum, gerçekten bu samimiyetsizlikten ve sahte bayram kutlamalarından bıktım. Sen bugün beni ziyaret et, bir saat sonra iaden ziyaret edip ben sana geleyim, sahte gülücükler, orta kahve ve tatlı faslı ve arkasından gittikten sonra ; aman yaaaa, tamda zamanını buldu gelecek diye sözcüklerden hoşlanmıyorum. Zoraki yaptırımlardan asla hoşlanmıyorum. Senin hayvan çok güzelmiş diyerek, ama bana getirdiği ete bak diyen sahte dostlukları sevmiyorum. Günlerce uyanmadan uyumak için bir çare olsa yatıp uyumak istiyorum. Zoraki gülümsemeler ve göstermelik giyilen elbiseleri giyip dolaşmak istemiyorum. Ne diyeyim, Allah sonumuzu hayır etsin demekten başka bir şey gelmiyor. Ne diyeyim bu benim düşüncem yani ne a sosyalim, nede başka bir sosyalim. Geçenlerde bir mesaj gelmişti burada yorumu size bırakıyorum, minareden atlarım, bayramınızı kutlarım. Ne sen minareden atla nede benim bayramımı kutla eksik olsun.
Gelecek hafta buluşuncaya dek, hepinize sağlıklı,mutlu ve güzel günler temenni ediyorum. Hoşça kalın..
Bu yazı 642 kere okundu.
|