|
Sevgili dostlarım, Öncelikle geçmiş kurban bayramınızı tebrik eder, sağlık, sıhhat ve mutluluk içerisinde daha nice bayramlarda beraber olabilmeyi cenabı mevlamdan niyaz ederim. Son yazımı okuyan dostlarım hatırlarlalar ama hatırlamayanlar olursa da gazetemizin internet sayfasından bulabilirler. Hiçbir zaman kurban bayramı ile ilgili aksi bir görüşümüz olmadığını fakat arzu ettiğimiz bayramın kutlanması esnasında hayvanlara karşı şiddet ve baskı uygulanmamasını, çocukların gözü önünde kurban işleminin gerçekleştirilmemesini, sakatatların gelişigüzel dışarılara atılarak kirletilmemesini, kurban kesenlerin gösterilen yerler dışında cadde üzerlerinde hayvanlarını kesmemeleri gerektiğini istedik. Yazımızın başlığından da anlaşılacağı kendimiz çaldık, kendimiz dinledik maalesef geçmiş senelerden değişen hiçbir şey olmadı. Normalde kurban bayramının ilk üç günü televizyonda haberleri izlemeyi pek sevmem fakat belki yıllar yılları değiştirerek insanlar daha bilinçli hareket ederek, günler öncesi belirtilen uyarılara acaba kulak asmışlar mıdır, ikazlar farklı bir durum yaratmışımdır diyerek haberleri izlemeye karar verdim. İlk haber acemi kasapların elinden kurtulan hayvanlar, onu yakalamak için arkasından koşan ve zevk alarak onu oyun sanan çocuklar, belediye zabıta ekipleri, emniyet görevlileri, karayollarında trafiğin aksaması, yollarda kesilen kurbanlar, kötü görüntüleri izleyen çocuklar olumsuzluk adına ne varsa hepsi mevcuttu. Allahını severseniz hangi kitapta hayvanın çekici ile kaldırılarak kesileceğini, vinç ile çekileceğini yazıyor var mı bilen varsa söylesin ki bizlerde öğrenmiş olalım, maalesef böyle korkunç manzaralara da şahit olmuş olduk, insanoğlu olarak güya bu değerleri aklımızı kullanarak keşfettik değil mi ? Sevgili arkadaşlar bunu yazarken hayvan hakları savunucusu veya hayvan sever olduğumuz değil normal olarak hangi insan bu manzarayı görse doğası gereği tepki göstermesinden doğal bir şey olabileceğini düşünüyor musunuz? Kesinlikle cevabınızın hayır , yapılamaz olacağından kuşkum yoktur. Bakınız bayramların oluşturduğu sevgi, kardeşlik, dostluk, dayanışma duygusu dünya değerleri üzerinden kaybolduğunu ısrarla savunanlardan birisiyim, bunu yazarken sırf bu berbat görüntülere karşı olduğun için değil, samimiyetsizlik ve sadakat duygularının yoksunduğundan, bu görüşe inanmış durumda bir vatandaş olduğum için bu yazımı yazıyorum, maalesef böyle bir görüş benim felsefi dünya düşüncemin sınırları içerisinde yer almıyor. Bu çirkin görüntülerinin egemen olduğu bir memlekette kardeşlik ve dayanışma duygusundan elbette ki söz edilemez. Bir anket yapalım ve diyelim ki kaç kişi kurban bayramında huzur evlerini ziyaret etti, kaç kişi kimsesiz ve yaşlı insanları ziyaret ederek onların gönüllerini aldı, kaç kişi büyük şehirlerde yaşayan kimsesiz sığınma evlerini veya darülacezeleri ziyaret ederek onlarla vakit geçirdi maalesef bir elin parmaklarını geçirmeyecek kadar azdır, peki sizce tatil nasıl geçti diye bir soru yönetilse verilecek cevapların başında bolcaaaaa tatil yaptım, güneye indim, denize gittim,yurt dışına gittim, diyenlerin sayısının fazlalığı karşısında şaşırıp kalırsınız. İşte bizdeki bayram anlayışı zihniyeti budur.Bir cep telefonu mesajı ile kopyala yapıştır yöntemi ile sevdiklerimize, dostlarımıza hatta en yakınlarımıza bile atacağımız bir mesaj ile bayram görevimiz yerine getirmiş oluruz.Bunu yazarken bayramı bayram gibi kutlayan insanlarımız elbette vardır, onlara tabii ki müteşekkiriz, Rabbim onlardan razı olsun. Medya kanallarında her bayramda sorulan sorulardan bir tanesi her zaman olduğu gibi eski bayramlar mı güzeldi, yeni bayramlar mı daha güzel, bu yayınlar her zaman ve her bayram vazgeçilmez günden maddesi olarak ilk sırayı yer alır, hepsini tek tek dinlerim ve her zamanda eski dönme dolaplara binenler ile ayakkabılarını yastık altlarında saklayarak bayramları bekleyen zamanın yetiştirdiği insanlarımız ile, bilgisayar teknolojisi ile büyüyerek yetişmiş gençlerimizin söylediği ben şimdiki tatilleri ve bayramları daha çok seviyorum kelimelerinin arasında aslında çok fark yoktur.”Dün dündür, bugün bugündür” Yine de Yüce rabbim bizleri kardeşlik ve dostluk duyguları içerisinden hiçbir zaman asla ayırmasın.
Gelecek hafta buluşuncaya dek şen ve esen kalın, sağlıcakla kalın sevgili dostlarım.
Bu yazı 763 kere okundu.
|